Grup aşamasını 3 tane beraberlikle bitiren tüm takımlar bir üst tura çıktı. Buna karşın tek galibiyet alıp 3 puanla bir üst tura çıkabilen tek takım Senegal. Keşke kimseye bir şey ispatlamak zorunda olmadığımızın farkında olsaydık.
@arcacengiz Sağlam bir mentalle maça çıkmadığımızı işte Arda'nın bu sözlerinden anlıyoruz.
"Birinci dakikadan onlara üstün olduğumuzu gösterelim."
Bu tam da karşı takım hocasının çizdiği mental plana teslim olduğumuzu gösteriyor.
https://t.co/a4vfpnJzGV
İzlerken içim kıyıldı! Vicdansızlar! Bu nasıl bir hukuksuzluk? Nasıl bir kin? Doktor diyor ki "erlere su verilmiyor musluktan içip hastalanıyorlar", vakti geçmiş ilaçlar bile engelleniyor, antibiyotik yok diyor... 15-16 Günde bir yıkanmalarına izin var. Çoğu uyuz olmuş diyor.. İnsan hakları nerede ?
Allahsızlar!
@gergerliogluof@abakingurlek@drmemisoglu
X hesabımız @morcativakfi geçtiğimiz günlerde BTK kararıyla Türkiye’de erişime engellendi. Hukuki süreç sonuçlanana kadar açtığımız bu yeni hesabı kullanacağız.
Takip ederek ve paylaşarak destek olabilirsiniz.
A Milli Takım'ın Arizona'daki kamp merkezinin, TFF'nin savunduğu gibi FIFA tarafından zorunlu tutulmadığı ortaya çıktı.
Federasyonun, ek ücret ödememek için aşırı sıcak ve uzun yolculuklara rağmen kamp yerine itiraz etmediği belirtildi.
Almanya, Fransa, Avusturya, Japonya, Portekiz ve İspanya ise FIFA'nın sunduğu tesisleri kabul etmeyerek kendi kamp merkezlerini seçti.
Yılmaz Vural hoca dünya kupası hezimetinin arka planını tane tane anlatmış. İş oyuncu/hoca tartışmasının çok ötesinde.
"50 senedir bu sektörün içindeyim daha bir tane sportif yönetici ile çalışmadım. Ya siyasi ya ticari beklentisi var."
https://t.co/g1O862n2Ia
@arcacengiz Sağlam bir mentalle maça çıkmadığımızı işte Arda'nın bu sözlerinden anlıyoruz.
"Birinci dakikadan onlara üstün olduğumuzu gösterelim."
Bu tam da karşı takım hocasının çizdiği mental plana teslim olduğumuzu gösteriyor.
https://t.co/a4vfpnJzGV
My great-uncle served in the Italian 🇮🇹 expeditionary force that landed in Antalya in 1919. They supplied weapons and ammunition to Mustafa Kemal’s forces and trained his troops.
I doubt the Italian government ever intended to stay in Antalya long-term. It was furious with the British 🇬🇧 at the time.
Most Italians felt cheated by their allies after the First World War. Italy had entered the war in 1915 on the promise of substantial territorial gains, only to receive far less at the peace conferences. The phrase “vittoria mutilata” – “mutilated victory” – became common currency.
In that context, the Italian presence in southern Anatolia was a diplomatic and geopolitical move. By cultivating relations with Turkish nationalists, Rome undermined the Greek 🇬🇷 forces – strongly backed by David Lloyd George – while frustrating British plans in the eastern Mediterranean.
Unlike the Greeks, who pursued annexation of territories with large Greek populations, the Italians had neither a substantial settled population in the region nor a convincing long-term claim to Antalya.
The Allied Powers had thrown Antalya to the Italians like owners tossing a bone to a noisy dog. Italy sought Dalmatia to make the Adriatic an Italian lake, plus a share of the German colonial empire, instead.
The occupation became a bargaining chip rather than a genuine colonial project. Supporting Mustafa Kemal offered Italy a cheap way to weaken its rivals, gain influence with a rising power, and remind London and Paris of their betrayals.
In the end, Rome backed the winning side. As the Turkish National Movement strengthened, the Italians withdrew quietly, leaving their remaining supplies for the Kemalists – a legacy often forgotten today: among the Allied powers, Italy was arguably the most sympathetic to the Turkish nationalists and the first to recognise that Kemal’s movement would prevail.
Meslektaşımız ve hocamız Av. Doç. Dr. Öykü Didem Aydın için kan ihtiyacı 👇
Kardeşim Doç. Dr. Av. Öykü Didem Aydın’ın Pazartesi günü gerçekleştirilecek operasyonu için 0 ( RH )+ Aferez ( Trombosit) gereksinimimiz bulunmaktadır. 0 ( RH + trombosit bağışının ya Hacettepe Üniversitesi Hastanesi ‘nin kan merkezine ya da hastaneye gelmeye gerek kalmadan herhangi bir Kızılay kan bağış merkezine Öykü Didem Aydın adına yapılması yeterlidir. Bağışta bulunacak arkadaşlara şimdiden çok çok teşekkür ediyorum. Av. Öykü Didem Aydın adına kardeşi Av. İrem Aydın
TFF başkanı Hacıosmanoğlu Fatih Terim'e tepki göstermiş. Bence tepkisi daha çok kısa süre için koltuğunu Terim'e devredecek olduğunu fark etmesinden kaynaklanıyor.
@cem_baykal hatırladığım kadarıyla AİHM'nin işkence hakkında en temel kriteri tam da bu. "benim buradan çıkışım yok" dediğiniz anı işkencenin başladığı an olarak kabul ediyorlar.
"Burası hesap sorma, hesap verme yeri değil" ne demek? Senin yönetici pozisyondaki biri olarak hayattaki en önemli işin doğru ve yanlış kararlarının hesabını vermek. Ülkede o kadar toksik bir atmosfer var ki yöneticiler hesap vermek zorunda olmadıklarını düşünmeye başladı.
Önüme mıcır taşıyan bir kamyon çıktı. İnşaata dökümü yaptıktan sonra arkasına bakmadan yola koyuldu. Bir mıcır mağduru olarak duruma kayıtsız kalamadım. Asfalt üzerindeki mıcır, trafiği tehlikeye düşürebilir.... (Çankaya Ankara)
@Serdozturk Neresini düzeltmek lazım bilemedim.
İngiltere'de akran zorbalığı diye ayrı bir suç tanımı yok.
İşlediği suça göre gözaltı kararı alınabilir. Küçüklerin ifadesi vasi gözetiminde alınabildiği için annesi ya da babası ile birlikte ifadeye gidiyorlar.
YAZIK OLDU...
Onun adı Halil İbrahim..
Harran/ Urfalı Doktor ,
Anadolu lisesini bitirdikten sonra, üniversite sınavında derece yaparak Cerrahpaşa Tıp Fakültesine girdi.. Okudu.. Çalıştı.. Tıp Fakültesini birincilikle bitirdi.. Doktor oldu.. Sırada uzmanlık sınavı vardı.. Okudu.. Çalıştı.. Tıpta Uzmanlık Sınavında Türkiye üçüncüsü oldu.. Bugün bir videosunu izledim, birinci olamadığı için sevenlerinden özür diliyordu.. Çapa Tıp Fakültesine girmeye hak kazandı.. Okudu.. Çalıştı.. Radyoloji asistanıyken evlendi.. Biri henüz bir kaç aylık olan iki çocuk sahibi oldu.. Sonrasında uzmanlık sınavını da başarıyla verdi.. O artık bir radyologtu.. Her yeni uzman hekim gibi devlet hizmet yükümlülüğünü yapmak üzere atamasını bekliyordu.. Ta ki savcılığın onu aradığını öğrenene kadar..
"Benim ismim yaygın bir isim, muhtemelen bir yanlışlık vardır" dedi.. Adı Halil İbrahim idi.. Babasını da yanına alıp, mesai bitiminde savcılığa gitti.. "Beni arıyormuşsunuz" dedi..
Sonrası.. Sonrası.. Sonrası..
Hakkında ihbar varmış.. FETÖ üyesi olmakla suçlanmış.. Kendi ayağıyla gittiği savcılıktan, tutuklanarak çıkmış.. Silivri cezaevine konmuş..
Sonrası.. Sonrası.. Sonrası..
Sonrası ne biliyor musunuz? Cuma günü boynunda bir iple bulunmuş Halil İbrahim.. Boynuna ipi dolayıp canına kıymış.. İki gün boyunca Haseki'de yoğun bakımda kalmış.. Bugün öğrendim ki.. Dayanamamış.. Belki de ilk defa başaramamış.. Hakk'ın rahmetine kavuşmuş.. Onun öyküsü buraya kadarmış...
Onun adı Halil İbrahim.. Tıp fakültesi birincisi.. Uzmanlık sınavı üçüncüsü.. Urfalı.. Harranlı.. İki çocuk babası, gencecik bir eşin kocası.. Bir ihbar, bir tutuklanma, bir kıyım, bin yıkım..
Halil İbrahim artık yok.. Yarın Urfa'da kaldırılacak cenazesi.. Çocukları onsuz büyüyecek, eşi onsuz yaşayacak, babası oğlunun birinciliklerle dolu öyküsünü kim bilir nasıl hatırlayacak.. Onlar için bundan daha büyük bir acı yok.. Olamaz.. Ama insanlık için daha acı olan ne biliyor musunuz? Herkes, hiç bir şey söylemeden sadece susacak..
O'nun adı Halil İbrahim..
Uzm. Dr. Halil İbrahim.."
@forensicmedmd@dilan_kutluuuu Müdür emniyete yazmıyor emniyet müdüre yazıyor. Memurların taraf olduğu adli olaylar adli sürece ilave olarak idari işlemlerin yapılabilmesi için ayrıca kurumlarına bildirilir.
Bu sabah liseye giden oğlum okula gitmedi. Neden gitmiyorsun? dedim “sınavlar bitti, dersler boş geçiyor” dedi.
Dün akşam okul müdürü bir arkadaşım da “fiilen okullar bugün-yarın kapanır, yoklama alınmaz, çocuklar da gelmez” dedi.
Peki resmi olarak okullar ne zaman kapanıyor? 26 Haziran’da. Daha 2 haftadan çok var.
Peki o zaman neden 26 Haziranda kapanıyor? Madem öyle şimdiden kapansa, fiili durum ile hukuki durum örtüşse olmaz mı? Okul, gidilse de gidilmese de olacak bir yer midir?
Milli Eğitim Bakanının bu yaptığı sadece okula olan saygıyı azaltan bir durum değildir. Bu durum aynı zamanda çocukların/gençlerin hukuk kurallarına bakışını olumsuz etkileyen ve onları kurallara uymamanın normal bir şey olduğuna inandıran bir uygulamadır. Çok büyük bir hatadır. Okul süresi ile başlayan bu “kural tanımazlık” zamanla suç işemenin de, hak yemenin de normal olduğuna inanmanın tohumu olmaktadır.
Yani kısaca bu uygulama “adaletin köküne kibrit suyudur”! Lütfen bu saçmalık düzeltilsin.