Hayatın her zaman bizim planladığımız gibi ilerlemediğini kabullenmek, teslim olmak değildir. Belki de asıl mesele, sonucu kontrol etmekten çok, yolculuk boyunca kendimizi kaybetmemektir.
Zihnin bu tür oyunları, insanın en büyük düşmanlarından biridir. Gerçekliği çarpıtarak sizi bulunduğunuz andan uzaklaştırır ve hayatı olduğu gibi görmenizi engeller.
Buraya kadar okuyan bireyleri öpüyorum.
Zihin oyunları
Hepimizin hayatında çeşitli eksiklikler vardır. Çoğu zaman bu eksiklikleri gidermeye çalışırken, farkında olmadan davranışlarımızın esiri oluruz. Örneğin,
+++
Geçmişe de özlem duyarken, çoğu zaman yaşadığımız kötü anıları değil, yalnızca güzel anları hatırlarız. Bu yüzden de geçmişin bugünden daha güzel olduğu yanılgısına kapılırız. Oysa geçmiş de kendi içinde zorluklar, hayal kırıklıkları ve mücadelelerle doluydu.
+++
Toplumda uyulması gereken her şeye uymayı, her görüşe saygı duymayı, insanları olduğu gibi kabul edip hiçbir şekilde yargılamamayı, gayrimeşru her şeyden kaçmayı, kötü alışkanlıklara bulaşmamayı ve iyi insan olmayı başardım ama en çok hayırlı evlat olmanın bedelini ödedim.
Birilerinin arzuları ve istekleri benimle alakalı ise ve de ben bunun kokusunu aldıysam geçmiş olsun. O andan itibaren her şey samimi olmayan bir döngüye giriyor. Ben bazen kendimi bile kandırıyorum. Anlık değişimler, ikilemler ve istekler. Ben tamamlanmamış varlıkların kraliyım.