💥12 vatandaşımızı yakarak öldüren terörist ‘Pişman değiliz’ dedi, Meclis karıştı!
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, sert açıklamalarda bulundu.Poyraz’ın sözlerinin ardından DEM Parti ile İYİ Parti arasında gerginlik çıktı.
İşte Poyraz’ın DEM Partililerin tepkisine sebep olan konuşması :
“Tarih 25 Aralık 1991. Yer Bakırköy, İstanbul. Sizlere isimler okumak istiyorum. İnsan hafızasının en büyük kusuru unutkanlığı olduğu için bu isimleri hatırlatıyor ve rahmetle anıyorum.
Ahmet Çetinkaya, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurucularından Sayın Necati Çetinkaya’nın yeğeni. Hasan Dervişoğlu. Merve Gül Bakkal, 2 yaşındaki bir evladımız. Sezar Bakkal, Merve Gül’ün annesi. Hatice Çelik, Habibe Çelik, Zübeyde, Nadir, Şadiye Nadir, Rezzan, Seda Kızılkırmızı, Süheyla Kızılkırmızı, Yaver, Ağabeyli, Şengül, Aras.
Bu saydığım isimlerin nereli oldukları, Türk mü Kürt mü oldukları, Alevi mi Sünni mi oldukları, yani ne oldukları gözetilmeden hepsi katledildi. Bu katliamın sorumlusu, PKK terör örgütü yöneticisi Çetin Arkaş, geçtiğimiz sene 2 Temmuz’da tahliye edildi. Önceki açılım sürecinde, şu an da faaliyetlerini sürdüren terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın sekretaryasında görevlendirildi. Bakınız, her şey dejavu gibi.
Ağır hasta olduğu iddiasıyla tahliyesi için çağrılar yapılan Çetin Arkaş isimli cani, hafta sonu düzenlenen Öcalan’a özgürlük mitinginde sahneye çıkıp konuştu. Dedi ki: ‘Dönüp dolaşıp pişmanlık yasasına gelecekseniz, dönüp bize bakın, meydandaki on binlere bakın. Bizde pişman olmuş bir hâl var mı?’ dedi. ‘Bu meydanda evladım pişman olarak gelsin, pişman olsun, onu evlat olarak kabul eden var mı?’ diye sordu.
Bir insan evladı çıkıp da bana cevap versin. Şehit kanıyla sulanmış bu aziz vatanda, bu topraklarda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak için kurulmuş PKK terör örgütünü kuran, yöneten, hâlâ yöneten ve infaz emirleri vermiş terör örgütü hükümlüsü için özgürlük mitingi nasıl yapılabilir? Birinci sorum bu. İkincisi, bir katil, bir cani, terör örgütü yöneticisi bu cümleleri nasıl sarf edebilir?”
Özet: Ben Galatasaray ile yalandan kavga edeceğim, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu da kayırmaya devam edecek.
TFF açık açık kollayarak şampiyon yapıyordu, şimdi ise, ‘ona buna rağmen şampiyon olduk’ algısı ile Galatasaray’ın bu pislik lobisinin üstü örtülüyor.
"Milli takım sabah namazına kalkan biz müslümanlara kaldı, biz sabah namazında dua ile birlikte maçları alırız Allah'ın izniyle!" demişti Abdurrahman...
Gol atamadan elendik! :)
Kadın kimliği üzerinden hadsizce fıkra anlatan rahmi koç’a jet hızıyla açılan soruşturmanın, milyonlarca yurttaşımıza pervasızca hakaret eden AKP’li rümeysa eker adındaki şahıs için de açılmasını bekliyoruz 2 gündür…
Playoff Yarı Final serisinde 1-0 öne geçiyoruz! 💪
Tebrikler Fenerbahçe Beko! 👏
Maç Sonucu | Fenerbahçe Beko 🆚 Anadolu Efes: 60-59
Skor dağılımımız: Melli 16, Biberovic 16, Horton-Tucker 14, Jantunen 5, Boston Jr 3, Hall 3, Colson 3. #YellowLegacy
FETÖCÜ Hakan Şükür:
“Fenerbahçe’ye kumpas yapılınca bazı takımlar güçlenip buralara geldi ama herkes melek, biz hain olduk.
Daha önce de söyledim.
Şampiyonlukların 8’inde direkt, 14’ünde endirekt katkımız oldu.”
-Hakan Şükür YouTube
Dün Atina’da sadece bir yarı final kaybetmedik; Avrupa basketbolunun en büyük organizasyonlarından birinin nasıl yönetilemediğine de hep birlikte şahit olduk.
Final Four dediğiniz yer, sadece parkede oynanan basketboldan ibaret değildir. O organizasyon; güvenliktir, adalettir, taraftar hakkıdır, bilet düzenidir, tribün planlamasıdır, misafir takıma gösterilen saygıdır.
Ama dün Atina’da biletini almış, parasını ödemiş, kilometrelerce yol gelmiş Fenerbahçe taraftarı salon kapılarında bekletildi. Aileler dağıldı, insanlar belirsizlik içinde bırakıldı, tribün planı karmakarışık hale geldi. Fenerbahçe taraftarı içeri girmeye çalışırken, kendi aile tribününde bile rakip takım taraftarı olduğu görüldü.
Bu kabul edilemez.
Kamuoyuna yansıyan ve taraftarlarımız tarafından dile getirilen, yaklaşık 5.000 biletsiz Olympiakos taraftarının salona alındığı yönündeki ciddi iddialar hakkında da EuroLeague’den ve organizasyon sorumlularından açık, somut ve tatmin edici bir açıklama bekliyoruz. Eğer biletli taraftarlarımız dışarıda bekletilirken biletsiz kişilerin salona alındığı doğruysa, bu artık basit bir organizasyon aksaklığı değil; doğrudan taraftar hakkının gaspı ve organizasyon güvenilirliğinin çöküşüdür.
EuroLeague gibi Avrupa basketbolunun zirvesi olduğunu iddia eden bir organizasyon, en temel işi yapmakta sınıfta kalamaz: Biletli taraftarı zamanında, güvenli ve hakkaniyetli şekilde salona almak.
Hakem kararları tartışılır, maç içindeki yönetim tartışılır, tribün atmosferi tartışılır. Ama hiçbir şey, organizasyonun bu kadar kontrolsüz, bu kadar hazırlıksız ve bu kadar duyarsız görünmesini açıklayamaz.
Fenerbahçe taraftarı dün takımının yanında olmak için oradaydı. Bu insanlar turist değildi; bu insanlar bu sezonun emeğini, inancını ve armasını taşımak için Atina’daydı.
Bir Final Four’da taraftarın hakkı kapıda bekletilemez.
Bir Final Four’da aileler mağdur edilemez.
Bir Final Four’da organizasyon “bakalım çözeriz” mantığıyla yönetilemez.
Bu süreçte yaşanan tüm mağduriyetlerin, güvenlik ve organizasyon zaaflarının, biletli taraftarlarımızın salona girişte karşılaştığı engellemelerin, tribün yerleşimindeki usulsüzlük iddialarının ve biletsiz seyirci girişine ilişkin tüm iddiaların sonuna kadar takipçisi olacağız. Gerekli tüm kayıtlar, tanıklıklar ve belgeler toplanarak sorumlular hakkında hukuki sürecin başlatılması için gereken adımlar atılacaktır.
Hiç kimse Fenerbahçe taraftarının hakkını, emeğini ve alın teriyle geldiği tribündeki yerini görmezden gelemez.
EuroLeague’in bu tabloya sadece “aksaklık” diyerek geçme lüksü yoktur. Açıklama yapmak, sorumluları belirlemek ve mağdur olan taraftarlara karşı somut bir telafi mekanizması oluşturmak zorundadır.
Çünkü dün yaşanan mesele sadece Fenerbahçe meselesi değildir.
Bu, Avrupa basketbolunun itibarı meselesidir.
Ve dün Atina’da o itibar ağır yara almıştır.
Fenerbahçe taraftarının hakkını gasp eden, buna göz yuman ve sonra susmayı tercih eden herkes için bu gece bir utanç belgesi olarak tarihe geçecektir.Bu rezalete sessiz kalan herkes bilsin: Dün Atina’da sadece bir organizasyon sınıfta kalmadı; Avrupa basketbolunun namusu kapıda bırakıldı.
TFF başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, bu röportajın silinmesi için bir çok medya kuruluşlarına baskı yapıyor.
"Anayasa Mahkemesi'nin başkanı ile görüştüm. Raporda çok atıflar var. Onlardan UEFA ve FIFA'nın haberi olursa bizi uzun süre askıya alırlar."
Kırmızı kart gördük algısı yapıldı.
Bahis yapılıp, cebler dolduruldu.
Samsunspor bizi yeniyor algısı yapıldı.
Hakemler bize karşı algısı yapıldı.
TFF bize karşı algısı yapıldı.
MHK bize karşı algısı yapıldı.
YİYENE AFİYET OLSUN
Ülkenin Spor Bakanı, sezonun en önemli maçından 3 gün evvel “Cimbom” diye slogan atıyorsa, Fenerbahçe başkanının buna söyleyecek bir çift kelamı olmalı.
Eğer söyleyemiyorsa da o koltuğu meşgul etmemeli..
Galatasaray bu maça "ekrana geldi mi?" skandalının iki aktöründen biri olan Halil Umut Meler'i ısmarlamıştı. Halil Umut Meler'in bu duruma düşmesi üzücü. Ülkenin en önemli hakemiyken ısmarlama hakem düzeyine düşmek, "ekrana geldi mi?" skandalının aktörü olması çok acı.
Bizim arkamızda iktidar, mafya, hakem, TFF, MHK yok.
Bizim arkamızda yasa dışı bahis sitesi yok.
Bizim transferlerimizde haram para yok.
Bizim ‘sakın ha’ diyen bir başkanımız yok.
BİZİM ARKAMIZDA FETÖ YOK.
BİZİM SADECE GURURUMUZ VE ŞEREFİMİZ VAR.