Fatih Altaylı:
"Cumhuriyet Halk Partisi, darbe sonrası tarihinin en güçlü günlerini yaşıyor ve oy oranı yine darbe sonrası tarihin en yüksek noktasında ama ilginç bir şekilde hepimizi “CHP’nin başarısız olduğuna” inandırmaya çalışan bir grupla karşı karşıyayız.
İktidar ve iktidar kontrolündeki medyanın bunu yapmasını anlıyorum, itirazım yok.
Ama kendini muhalif olarak tanımlayan, hatta CHP’li olarak konumlayan gazeteci veya fikir adamlarının bunu yapıyor olmasına, bu fikri pompalamasına gerçekten inanamıyorum.
“CHP iyi yönetilmiyor” korosuna, CHP’yi desteklediği düşünülen tek tük kanal ve yayın organı da dahil.
Yahu şu basit mantığı dahi kuramıyor musunuz Allah aşkına “CHP güçsüz olsaydı ve kötü yönetiliyor olsa idi, iktidara alternatif sunamıyor olsa idi bu operasyonlar olur muydu, 20 küsur CHP’li belediye başkanı cezaevinde olur muydu, geri kalanları diken üstünde oturur muydu?”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı döneminde ne bileyim mesela Ataşehir Belediyesi’ne ya da Bakırköy Belediyesi’ne niye bir operasyon yapılmadı?
Bu belediyeler pürü pak olduğu için mi, yoksa iktidarın böyle bir gerilime ihtiyacı olmadığı için mi!
Ya da Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar 2018’de görevden alınmasına rağmen niye tutuklanmadı da, tutuksuz yargılandı.
Kusura bakmayın ama bugünkü CHP yönetimi hiç de başarısız değil.
Karşısındaki orantısız güce, devlet mekanizmasının fütursuzca kullanılmasına ve elindeki kısıtlı imkanlara rağmen son 46 yılın en yüksek oy oranına sahip döneminde.
Sol bir partinin en yüksek oya ulaştığı 1989 Yerel Seçimleri’nde SHP’nin “rekor” sayılan oy oranı yüzde 28’di ve bu oyla 1. parti olmuştu.
Son yerel seçimde ise CHP yüzde 38 aldı.
Bugün de yüzde 30 ila 35 arasında bir yerde.
Haklı veya haksız tüm isnatlara tüm tutuklamalara, tüm karalamalara rağmen.
Oy oranı bırakın, bugün CHP olmasa kimsenin “kişisel haklar ve özgürlüklerden, fikir özgürlüğünden, basın özgürlüğünden, yargı bağımsızlığından, adaletten, evrensel hukuktan, Avrupa Birliği’nden” söz ettiği yok.
Bu kavramları yüksek sesle ve bitip usanmadan savunan tek parti hâlâ CHP.
CHP’yi eleştirelim, eleştirmeyelim demiyorum.
Ama eleştirirken elimizi de vicdanımıza koyalım.
Karalama ile eleştiriyi de birbirine karıştırmayalım."
RADAR ÖZEL | Erdoğan'ın bugün Boğaziçi Üniversitesi'nde verdiği konferans için;
- Akademik kadronun, üniversite personelinin ve tüm öğrencilerin kampüse girmesi yasaklandı.
- Konferansa katılması için dışarıdan AK Gençlik üyeleri ve yöneticileri kampüse sokuldu.
- Dersler tüm gün iptal edildi.
- Okul içindeki ve çevresindeki tüm işletmeler bir günlüğüne kapatıldı.
- Yurtta kalan öğrenciler yurttan çıkarıldı ve odaları köpeklerle arandı.
- AK Gençlik üyelerinin Erdoğan'la birlikte çekildiği fotoğraf ve videolar “Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri” şeklinde servis edildi.
- Erdoğan'ı protesto etmek isteyen öğrenciler gözaltına alındı.
Dostlar, X'in algoritmaları ortaya çıkınca insanlar inceledi. Canınızı sıkan TROLLERE cevap vermeden, onları retweet etmeden, görselle bile paylaşmadan eğer onları engeller ya da sessize alırsanız algoritma o kişilerin cezasını veriyor. Lütfen engelleyin geçin. Yaymayın. Cevap vermeyin, tartışmayın. Sadece engelleyin.
Herkes bu haberi izleyip paylaşmalı
NOW TV spikeri Selçuk Tepeli:
"AKP Sakarya Milletvekili'nin kardeşi, 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismardan 26 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı, cezaevine atıldı. Yargıtay da cezayı onadı.
Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce üç kez reddettiği karar düzeltme talebini 4'üncü başvuruda kabul etti, kararın bozulması için olağanüstü kanun yoluna başvurdu.
Başsavcılık gerekçesinde, 'çocuğun rızası var' dedi."
🚨 URGENT: A Turkish-flagged cargo ship traveling from Ukraine to Turkey was hit by a kamikaze drone in international waters of the Black Sea. This is now the 4th Turkish vessel attacked by Russia.
Kamuoyunun dikkatine sunuyorum!
Yaptığımız araştırmalar neticesinde;
AKP dönemi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde;
‘Yeni Başkanlık’ isimli paralel bir belediye yapılanması tespit ettik.
Ayrıca, Vakıfların İktisadi İşletmeleri üzerinden ikinci bir paralel yapının daha oluşturulduğunu, bu yollarla, İBB’ye ait kamu kaynaklarının bu yapılara aktarıldığını belgeledik.
Vakıf yöneticileri, AKP ve İBB yetkilileri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkardık.
İBB’nin bu mekanizmalar tarafından nasıl soyulduğunu yarından itibaren belgeleriyle paylaşacağız!
Oyuncu Mert Fırat:
"Uyuşturucunun her türlüsüne karşıyız ama sırf konuşulması gerekenlerin üstünü örtmek için her gün başka bir suç icat etmeye de karşı olalım…
Uyuşturucu madde kullanımının araştırılması amacıyla Meclis'e verilen önerge, neden reddedildi mesela?"