Anton Çehov'un "Altıncı Koğuş" adlı öyküsünde, bir akıl hastanesinin başhekimi olan Doktor Andrey Yefimiç, koğuştaki sefalete, pisliğe ve bekçi Nikita'nın hastaları dövmesine yıllarca göz yumar. Hastaneyi düzeltmek için hiçbir adım atmaz. Bunun yerine, acının sadece zihinsel bir yanılgı olduğunu, insanın sıcak ve rahat bir odada da, kilitli bir zindanda da aynı huzuru bulabileceğini savunarak eylemsizliğini felsefi bir kılıfa sokar. Başkalarının çektiği gerçek acıları yıllarca entelektüel bir tartışma konusu gibi ele alan doktor, günün birinde kendisi de o koğuşa kapatılıp bekçi Nikita’dan yüzüne okkalı bir yumruk yediğinde dehşete düşer. Yıllarca arkasına saklandığı soğukkanlı felsefe, şiddet kendi bedenine temas ettiği ilk saniyede yerle bir olur.
İnsan, uzaktan izlediği acılara ve haksızlıklara karşı çok kolay felsefe yapar. Kendisine dokunmayan trajedileri soyut kavramlarla açıklamak veya "hayatın bir gerçeği" diyerek rasyonelleştirmek, kendi eylemsizliğini aklamaktan başka bir şey değildir. Başkalarının acılarına bakarak bilgelik taslamak son derece konforludur; çünkü ortada bedelini sizin ödediğiniz bir şey yoktur. Ancak uzaktan kurulan süslü cümleler ve tahammül tavsiyeleri, felaket gelip kendi kapınızı çaldığında anında hükmünü yitirir. Gerçek acı soyutlamalara izin vermez; konfor alanınız yıkılıp ateş bizzat size dokunduğunda, başkalarına satmaya çalıştığınız bütün entelektüel teselliler iflas eder.
Ay iyi ki ortamlarda satılacak bilgi podcastleri var . çevrenizdeki insanlardan öğrenemediğiniz çoğu seyi Merve’den öğreniyorsunuz ve Merve her yere sizinle gelebiliyo tesekkurler @OrtamlardaB
“Cambaza bak”eski bir yankesicilik yöntemiydi.
Eskiden kalabalık gösterilerde herkes cambaza bakarken, yankesiciler cepleri boşaltırdı.
Aradan yüzyıllar geçti, cambazlar değişti ama yöntem aynı kaldı
Birileri cambaza bakmanızı isterken, başka birileri cepleri boşaltıyor…
Teknik direktörlerin yıllardır söylediği o cümleyi şimdi daha iyi anlıyoruz:
“Kapalı savunmayı açmak, açık oynayan güçlü bir rakibe karşı oynamaktan daha zordur.”
#MilliTakım#Türkiye
Şefkat dediğimiz şeyin kökünde çok sade ama sarsıcı bir anlam var.
“Compassion” Latince com (birlikte) ve pati (acı çekmek) kelimelerinden gelir.
Yani kelimenin özü: birlikte acı çekmek.
Şefkat, yukarıdan uzatılan bir merhamet eli değildir.
Güçlü olanın zayıfa lütfu hiç değildir