TBMM Adalet Komisyonunda aynen kabul edilen 2/3793 sayılı Kanun Teklifini göre, PKK’nin Kandil’de bulunan bütün YÖNETİCİLERİ de haklarında hiçbir adli kontrol tedbiri uygulanmadan (m. 4, f. 1) tamamen serbest bırakılacaklardır (m. 3, f. 1).
PKK YÖNETİCİLERİ HAKKINDA DAHA ÖNCE VERİLM��Ş OLAN YAKALAMA, GÖZALTI VEYA TUTUKLAMA KARARLARI HEMEN KALDIRILACAKTIR (m. 4, f. 1).
Bu kişiler hiçbir hak yoksunluğuna maruz bırakılmadan, BELEDİYE MECLİSİ ÜYESİ, BELEDİYE BAŞKANI , MİLLETVEKİLİ ve hatta CUMHURBAŞKANI adayı olabilecek ve seçilebilecektir. Teklifin 7. maddesinin dördüncü fıkrasının a bendi hukuken hiçbir anlam ifade etmez.
Ayrıca belirtilmelidir ki, Teklif bu kişilerin serbest bırakılabilmek için BİZZAT başvurularını da bir koşul olarak aramamaktadır (m. 9).
Selimiye’nin kalem işleriyle ilgili gelişme, sanat tarihçilerin ve uzmanların yıllardır dile getirdiği bir sorunu görünür kıldı: Restorasyonlarda kalem işleri ve duvar resimlerine yapılan yanlış müdahaleler.
az önce aniden aile evinde olmadığım için ve artık kendi paramı kazandığım için istediğim zaman dışarıdan yemek söyleyebiliceğimi farkedip kahvaltıya hamburger söyledim İSTEDİĞİN ZAMAN DIŞARIDAN YEMEK SÖYLEYEBİLMEK WHAT A CONCEPT ABİ
Cumhuriyet düşmanları biraraya gelmek için her fırsatı değerlendirir.
Önemli olan; dost ile düşmanı ayırabilmek!
Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır.
Ahmet Minguzzi davası üzerinden ne yazık ki bazı meslektaşlarımızın da dahil olduğu inanılmaz bir linç kampanyası yürütülüyor.
Burada anlatmaya çalıştıklarım bağlamından koparıldığı için son defa tek tek yazayım:
▪️Ahmet’i bu hayattan koparanların en üst sınırdan ceza alması gerektiğini düşünüyorum. Etkileşim delisi insanların yazdığı gibi failler az ceza alsın, serbest kalsın diyen yok.
▪️Mevcut infaz yasası yetersiz olduğu için köklü değişiklikler getirilmeli.
▪️Ancak; çocukların yetişkin gibi yargılanması, idam cezası gibi durumlara ileride iktidar tarafından korkunç sonuçlar doğuracak şekilde uygulanacağını bildiğim için karşıyım.
▪️Yürürlükteki yasalar çerçevesinde yorum yapıyor olmamız bizi vicdansız yapmaz. Eğer mevcut yasalardan memnun değilseniz aşırı duyarlı ve vicdanlı insanlar olarak tepkinizi bize değil bu yasaları getirenlere gösterin lütfen.
▪️Son olarak bu davanın birilerinin mesleki kariyeri için şov malzemesi haline getirilmesine de karşıyım.
Siz kimsiniz diyorlar. Kim miyiz?
Hasan Tahsin
Sütçü İmam
Şahin Bey
Kara Fatma
Halime Çavuş
Nezahat Onbaşı
Gördesli Makbule
Erzurumlu Haşim Bey
Hacı Bedir Ağa
Adurrahman Kamil Efendi
Rifat Börekçi
Behiç Bey
Yüzbaşı Şerafettin
Tayyar Rahmiye
Fahrettin Altay
Dadaylı Deli Halit
Yörük Ali Efe
Gavur Mümin
Şerife Bacı
Ali Saip Bey
Diyap Ağa
Demirci Mehmet Efe
Mehmet Kazım Dirik
Sakallı Nurettin Paşa
Reşat Bey (Çiğiltepe)
Onbaşı Halide Edip (Adıvar)
Refet Bele
Ali Fuat (Cebesoy)
Kazım Karabekir
Fevzi Çakmak
İsmet İnönü
+++++
Mustafa Kemal’iz
İngilizler bu yiğitlerin hepsine tekmil Kemalistler dedi.
Onlar kendilerine vatan sevdalıları dediler.
Beden değişir ruh değişmez, hepsinin torunları aramızda ve ayaktadır. Türkün vatanına göz diken mezarını kazsın!
Avukatlığa başladığımızda hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına yemin ederek başlarız. Üzerine yemin ettiğimiz meslek kurallarının 1. maddesinde Türkiyeli değil, Türk avukatları yazar.
Fransıza Fransız deyip Türklere Türkiyeli diyemezsiniz. İstanbul Barosu Başkanına yakışmamıştır.
Bir deprem ülkesinde yaşayan ve deprem tehlikesi yüksek illerden Kahramanmaraş’ta yaşayan biri olarak bir gün burası da Elazığ’ın, İzmir’in kaderini yaşarsa benim için ailem için veya herhangi biri için melek oldu diye iyileştirmeler yapmayın. Hakkımızı arayın.
Kendisine hukukçuyum diyen hiç kimsenin haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı politik tavır takınma hakkı yoktur.
Kendi mahallesine dönük operasyonları demokrasi ve hukukun üstünlüğü nidalarıyla kınayanların, sıra Ümit Özdağ’a gelince mealen “oh olsun”cu tavır takınması hukukçuluk değildir.
Haksızlık her kime, nerden gelirse gelsin karşı duramayan, hukuken söz söyleyemeyenler hukukçuyum demesin kendisine.
Hukukçu olmak zor iştir. Politik pespayeliklerde kırılmadan, eğilmeden dik durabilmeyi ve tarafsız olmayı gerektirir. Yeri gelir Özgür Özel’i savunuruz, yeri gelir hukuksuzluk eder karşısında dururuz. Yeri gelir Selahattin Demirtaş’ı savunmak için söz söylemek gerekir, yeri gelir Ümit Özdağ için. Hukukçu için siyasetçinin kimliğinin önemi yoktur, olmamalıdır.
İster sağ partinin ister sol partinin içinden gelsin. İster bizden olsun ister bizden olmasın. İster oy verin isterseniz vermeyin. Kime karşı hukuksuzluk varsa orada dik durmayı başarabilen hukukçulara selam olsun. Geri kalanlar AKP’lileştikleri gerçeğiyle çabuk yüzleşirler umarım.
neyse amk sevilmezsem sevilmem herkes de sevilcek diye bir sey yok ben de isime gucume bakarim naptık adam mı oldurduk sanki kendimizce calisiyoruz cabaliyoruz onurumuzla yasiyoruz elimiz yuzumuz duzgun iyi bir insaniz yani kime napmisiz yani uzuluyoruz da icimze atiyoruz neyse
Meslektaş iradesine sahip çıkmak adına, Denizli Barosu Kent ve Çevre Komisyonu Yürütme Kurulu üyeliğimden istifa ettiğimi, bireysel olarak savunma makamını avukat kimliğim ile sürdüreceğimi, bu unvanın yeterli ve en büyük dayanak olduğunu bildiriyorum.
Avukat Ramazan Dönmez
öğrencilik yıllarında bu tarz dizilerin etkisinde kalanların kısır partisine denk gelip işlemini yapmak için bekletilince girdikleri mental türbülans müthiş bir trajedi gerçekten.