Aydın'da bir beyin cerrahı, hastanenin en çalışkan hekimi, göreve başladıktan itibaren iyi iş çıkartan, işini çok iyi yapan bir hekim arkadaşımızın 2 çocuğu var. Bir gün sabah evine gelmişler, ev basılmış, çocukların gözü önünde "terörist" gibi kelepçe vurularak gözaltına alınmış. Gözaltına alınırken demiş ki: "Bu sabah dünden planladığım 3-4 ameliyat var. Birisi beli kırık adam. Onu ameliyat etmem lazım. Adamın beli kırık. Sonra beni alın." "Yok demişler." ardından tutuklamışlar.
https://t.co/mIdPTyESWl
Yıllarca F harfiyle başlayan bir nefret söylemini milyonlarca vatandaşımıza, özellikle de dindar Müslümanlara karşı kullandılar.
Şimdi ise FON kelimesini duyunca yüzleri asılıyor, sesleri kesiliyor!
Millete bir şey anlatmaya kalktıklarında vatandaşın cevabı hazır:
“Bize masal anlatma! Sen önce FON soygunu iddialarını anlat!”
Ne garip bir tecelli, ne büyük ironi!
İlahi adaletin cilvesi olsa gerek, FON da F harfiyle başlıyor!
Umarım bu kelime de bir nefret söylemine dönüşmez; masum insanlar siyasi yakınlıkları nedeniyle yaftalanmaz.
Çünkü bizim ölçümüz nefret ve önyargı değil, vicdan ve adalettir. Dün kendimiz için istediğimiz adaleti, bugün herkes için savunmaya devam edeceğiz.
#AslaPesEtmeyeceğiz
Mehmet Altan: “Korkunç! Çok fazla mağdur var. Herkes bir gün kendisinin de mağdur olabileceğini unutuyor. #KHK’lılar hukuk mağduru. OHAL Komisyonu yalan söyledi, idare mahkemeleri oyalıyor. #KHK’lılar ortada ve kimse savunamıyor. Zaten savunamazlar da!”
Avukat, kaportacı, sigortacı bir araya gelmişler sigorta şirketlerinden milyonluk vurgun yapmışlar. Eski arabalarla kaza tiyatrosu yapmışlar. Nasıl bir ülke olduk. Ceza sistemini top yükünyi yeniden yazmak ve uygulamak lazım. Toplumda bir cezasızlık algısı oluştu. Toplum çürüyor. Dürüst insan cezalandırılıyor.
Dosya çözme vaadiyle haksız para almak için kendisini Başsavcı vekili olarak tanıtmış, vatandaş Başsavcı vekili olan birinin dosya çözme karşılığında para istemesini yadırgamamış. Konunun haber ve analiz değeri bu kısmında.
Adana'da hasarlı araçları yeniden kazaya karışmış gibi göstererek 17 sigorta şirketini milyonlarca lira dolandıran çetenin akıl almaz yöntemleri şapka çıkarttı :)
Kamerasız ve ıssız köy yollarını adeta birer "kaza stüdyosuna" çeviren çetenin, araçlara kaza süsü vermek için çekiçlerle kaportaları parçaladığı ve üzerlerinde zıpladığı ortaya çıktı.
Aralarında boyacı, kaportacı, sürücü ve avukatlarında bulunduğu 77 kişi gözaltına alındı.
On iki gün önce, Metris Cezaevi'nde ziyaret ettiğim Abdullah Tırpan'ın durumunu yazmıştım. Sol bacağında kangren çok ilerlemişti, ileri derecede morarma ve iki büyük açık yara vardı. Böyle devam ederse bacağının kesilmesi gerekeceği söyleniyordu.
Bugün hastaneye yatırılmış. Bacağı kesilecekmiş. Doktorlar ameliyat için ailesinden onay almış.
Yetmiş üç yaşında bir insandan söz ediyoruz. Suç olmayan fiiller yüzünden verilmiş bir mahkûmiyet yetmiyormuş gibi, bir insana ve bir aileye bu eziyet neden çektirilir?
Artık bu eziyete son verilmeli, cezasının infazı ertelenmelidir.
103 yıllık Şahin Sucukları’nın eski genel müdürü Ersin Erdoğan, sahte evrak ve imzalarla şirket hesaplarından kendi hesabına yüz milyonlarca lira aktardı:
• Skandal olay şirketin iç denetim birimlerince yapılan incelemelerde ortaya çıktı.
• 1 Ocak - 13 Ağustos 2026 tarihleri arasında yalnızca Garanti Bankası'ndaki tek bir şirket hesabından 54 ayrı işlemle toplam 120 milyon 130 bin TL çıkarıldığı tespit edildi.
• Şirket yönetimi, elde edilen bilgi ve belgeleri adli mercilere iletti.
• Eski genel müdür Erdoğan, şirket yetkilisi Salih Fazlıoğlu'nun şehir dışında bulunduğu dönemlerde onun yerine imza attığını kabul etti.
• Ancak bu işlemleri şirketin bilgisi ve onayıyla gerçekleştirdiğini savunarak suçlamaları reddetti.
• Tutuklanan eski genel müdürle ilgili soruşturma sürerken, şirketin avukatı Mehmet Tav, Garanti BBVA yönetimine seslenerek zararın karşılanması için somut adım atılması çağrısında bulundu. (Sözcü - Ümit Karadağ)
SAYIN @GarantiBBVA YÖNETİMİ,
Tam 103 yıllık köklü bir sanayi kuruluşunun hesaplarından, bankanız nezdinde sahte imzalı talimatlarla yüz milyonlarca liralık usulsüz işlemler gerçekleştirildi!
Müvekkilimiz Şahin Sucukları'nın dikkati, güçlü kurumsal yapısı ve zamanında müdahalesi sayesinde bu işlemler ortaya çıkarıldı ve adli süreç başlatıldı.
ESKİ GENEL MÜDÜR TUTUKLANDI!
Bankanızın ilgili personelleri adli soruşturma kapsamında ifade verdi.
Noter ihtarnamemizi gönderdik. Arabuluculuk sürecini başlattık. Defalarca görüşme gerçekleştirdik. Yaşanan olayın boyutlarını ve müvekkilimizin uğradığı zararı bütün açıklığıyla ortaya koyduk.
PEKİ SİZ HÂLÂ NEYİ BEKLİYORSUNUZ?
Şirket yetkililerinin imzaları doğrulanmadan yüz milyonlarca liralık işlemler nasıl gerçekleştirilebildi?
ŞİRKET HESAPLARINDAN, SAHTE İMZALI TALİMATLARLA MİLYONLARCA LİRA ŞİRKET ÇALIŞANLARININ ŞAHSİ HESAPLARINA AKTARILIRKEN BANKANIZIN DENETİM MEKANİZMALARI NEREDEYDİ?
MASAK raporunda yer alan para hareketleri ortadayken bu işlemler nasıl fark edilmedi?
Bu transferler neden sorgulanmadı? Şirket yetkililerinin gerçek iradesi neden teyit edilmedi? Şüpheli işlemlere ilişkin kontrol mekanizmaları neden devreye girmedi?
BU İŞLEMLERE GÖZ MÜ YUMULDU, YOKSA BANKANIZIN DENETİM SİSTEMİ Mİ İŞLEMEDİ?
Bankanız kendi personelinin ve yöneticilerinin bu süreçteki olası sorumluluğunu neden sorgulamıyor?
Bankanızın iç denetim, risk yönetimi ve güvenlik mekanizmaları neredeydi?
103 YILLIK BİR ŞİRKETİN EMEĞİ, BİRİKİMİ VE MALVARLIĞI, BANKANIZIN DENETİM ZAFİYETLERİNİN BEDELİ OLAMAZ!
103 YILLIK BİR MARKA, BANKANIZIN AĞIR İŞLEYEN KARAR MEKANİZMALARINI BEKLEMEK ZORUNDA DEĞİLDİR!
SAYIN GARANTİ BBVA YÖNETİM KURULU VE ÜST YÖNETİMİ;
Bugüne kadar yaptığımız görüşmelerden edindiğimiz izlenim, yaşanan olayın gerçek boyutlarının, hukuki vahametinin ve bankanız açısından doğurabileceği sorumlulukların üst yönetime yeterince aktarılmadığı yönündedir.
ACABA YÖNETİM KURULUNUZ, BANKANIZ NEZDİNDE YAŞANAN BU OLAYIN TÜM AYRINTILARINDAN GERÇEKTEN HABERDAR MI?
Yoksa böylesine ciddi bir olay, alt kademelerde yürütülen görüşmeler ve ağır işleyen bürokratik süreçler içerisinde mi bekletiliyor?
Belki de bankanızın Kurumsal İletişim Birimi, bu paylaşımımız sayesinde konunun vahametini, MASAK raporunda yer alan para hareketlerini, sahte imzalı işlemlere ilişkin iddiaları ve müvekkilimizin haklı taleplerini yönetim kurulunuza doğrudan aktarır.
BİZ ARTIK BU MESELENİN BANKANIZIN EN ÜST YÖNETİM KADEMESİNDE ELE ALINMASINI İSTİYORUZ!
Bir bankanın asli yükümlülüklerinden biri, müşterisinin malvarlığını korumak ve işlemlerin yetkili kişilerin gerçek iradesine dayanmasını sağlamaktır.
BANKACILIK SİSTEMİNE GÜVENEMEYECEKSEK, SANAYİCİNİN EMEĞİNİ VE SERMAYESİNİ KİM KORUYACAK?
Buradan bütün sanayicilere, iş insanlarına ve şirket sahiplerine sesleniyorum:
BANKA İŞLEMLERİNİZİ DENETLEYİN! İMZANIZ OLMADAN GERÇEKLEŞTİRİLEN İŞLEMLERİN TAKİPÇİSİ OLUN!
Özellikle Garanti BBVA Kayseri OSB Şubesinezdinde yaşadığımız bu vahim olay, bankacılık işlemlerinde imza doğrulama, müşteri güvenliği ve denetimin ne kadar hayati olduğunu göstermektedir.
SAYIN GARANTİ BBVA YÖNETİM KURULU'NA AÇIKÇA SORUYORUZ:
Yüz milyonlarca liralık sahte imzalı işlem iddiasının bulunduğu, MASAK incelemelerine konu olan, eski genel müdürün tutuklandığı ve banka personelinin ifade verdiği bu süreçte, müvekkilimizin zararının giderilmesi için DAHA HANGİ GELİŞMENİN YAŞANMASINI BEKLİYORSUNUZ?
103 yıllık bir markanın emeğinin ve birikiminin korunması için daha ne olması gerekiyor?
BU OLAYIN ÜZERİ ÖRTÜLEMEZ!
Müvekkilimizin uğradığı zararın giderilmesi ve sorumluların tespit edilmesi için başta Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) olmak üzere MASAK ve devletimizin ilgili bütün denetim ve adli mercileri nezdinde gerekli hukuki başvuruları yapacağız.
Bankanızın ve ilgili personelin hukuki, idari ve varsa cezai sorumluluğunun bütün yönleriyle araştırılmasını; mevzuatta öngörülen şartların oluştuğunun tespiti hâlinde faaliyet izninin kaldırılması dâhil uygulanabilecek en ağır yasal yaptırımların değerlendirilmesini talep edeceğiz.
Ancak bütün bu hukuki süreçlerden önce, bankanızın üst yönetiminin yaşananları doğrudan değerlendirmesini, sorumluluk almasını ve müvekkilimizin zararının giderilmesi için somut bir çözüm ortaya koymasını bekliyoruz.
ARTIK AÇIKLAMA DEĞİL, SOMUT ADIM VE ÇÖZÜM BEKLİYORUZ!
103 YILLIK BİR MARKANIN HAKLARI, BANKANIZIN SESSİZLİĞİNE TERK EDİLEMEZ!
@sahinsucuklari@GarantiBBVA@GarantiyeSor
Bankacılık tarihinin en büyük skandalı bu galiba.. Kayseri merkezli Şahin Sucukları’nın genel müdürü sahte imzalarla şirket adına Garanti Bankası’ndan 500 milyonluk kredi çekip, parayı kendi hesabına aktarmış 😁
Operasyon vs olmuş 5 kişi tutuklanmış ama Garanti halen şirketin zararını ödememek için direniyormuş..
Türkiye’nin 2026 yılındaki en başarılı liseleri açıklandı.
1. İstanbul Erkek Lisesi
2. Kabataş Erkek Lisesi
3. Galatasaray Lisesi
4. İstanbul Atatürk Fen Lisesi
5. Ankara Fen Lisesi
6. Cağaloğlu Anadolu Lisesi
7. Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi
8. İzmir Fen Lisesi
9. İzmir Atatürk Lisesi
10. Prof. Dr. Aziz Sancar Fen Lisesi
Vekil kimdir? Ona oy veren seçmenlerin temsilcisi.
Peki yurttaşlar,özellikle de kendi seçmeniniz bu vurgunun araştırılmasını,tüm sorumluların açıklanmasını isterken siz hangi(?) gerekçe ile bu önergeyi red ettiniz?
Oyunu aldığınız vatandaşların talebi hilafını davranmak vekillikle nasıl bağdaşıyor?
@mkorkmaz62 Ne yazık ki hâlâ aynı noktada okullarımız. Sanat dersi hocaları bile aynı çizgiye gelmiş. Yani şu hikayeden çıkarılacak ders bizim okullarımıza çoook uzak
Bir kadın müfettiş, bir okulu teftiş etmek üzere Millî Eğitim Bakanlığı tarafından görevlendirilir.
Okula gitmek için yola çıkan müfettişin arabası, bir süre sonra hararet yaparak durur. Aracı yeniden çalıştıramayan müfettişin yanına, oradan geçen bir çocuk yaklaşır:
— Yardıma ihtiyacınız var mı?
Müfettiş sorar:
— Arabalardan anlar mısın?
— Babam tamircidir. Ben de bazen ona yardım ederim.
Çocuk, motoru inceledikten sonra alet çantasını ister. Birkaç dakika uğraşır ve müfettişten arabayı çalıştırmasını rica eder. Müfettiş, çocuğun yaptıklarını şaşkınlıkla izlerken araç yeniden çalışır.
Çocuğa teşekkür eder ve sorar:
— Bu saatte neden okulda değilsin?
Çocuk cevap verir:
— Bugün okulumuza müfettiş gelecekmiş. Öğretmenim, sınıfın en tembel öğrencisi olduğum için bugün evde kalmamı söyledi.
Yetenekler bazen böyle köreltilir…
Zekâ ve üretkenlik, yalnızca dersleri anlamakla ya da sınavlardan yüksek not almakla ölçülemez. Bir öğrencinin sınıfta gösteremediği başarı, hayatın başka bir alanında ortaya çıkabilir.
Her çocuğa, ilgi ve yeteneklerini keşfedebileceği uygun ortamlar sunmak gerekir. Çocukları yalnızca eksiklerine göre değerlendirmek yerine, güçlü yönlerini de görebilmeliyiz.
Köy enstitülerinin eğitim anlayışında da akademik derslerin yanında üretime, uygulamaya, sanata ve el becerilerine yer veriliyordu. Eğitim, hayatın içinden besleniyordu.
Bu anlayışı özetleyen bir söz vardır:
“Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz.”
Çünkü eğitimin amacı, bütün çocukları birbirine benzetmek değil; her çocuğun kendine özgü yeteneklerini ortaya çıkarmasına yardımcı olmaktır.
Akif TANRIKULU