Merhum Aytunç Altındal’ın yıllar önce yaptığı uyarıları bugün görmezden gelenlerin vatan ve millet anlayışını ciddi biçimde sorguluyorum. Devlete açıkça ihanet eden ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya çalışan kişiler hakkında, vatandaşlık hukuku da dahil olmak üzere kanunların öngördüğü en ağır yaptırımlar neden kararlılıkla uygulanmıyor?
OSMANLI'DA TÜRK SÖMÜRÜSÜ CİLTLER DOLUSU KİTAPLARA SIĞMAZ!
☑️Neden Osmanlı'da Müslüman Türkler fakirliğin dibini yaşarken, Boğazın iki yakasında ve Marmara denizinin çevresindeki yalılarda köşklerde Yunan, Ermeni, Yahudi ve Levanten Hırıstiyanlar yaşıyordu?
☑️1930lara kadar Anadolu'da doktor, Eczacı hatta köy bakkalları bile Ermenidir!
Osmanlı neden Türklerin Doktor, Eczacı veya iş adamı olmasına izin vermedi? Neden Türklerin okuma-yazmasıza izin verilmedi!?
☑️Osmanlı neden Hırıstiyanlardan az Türklerden çok vergi alıyordu?
☑️Osmanlı neden İstanbul'a girişlerde Yunan'dan Errmeni'den vize istemiyordu ama Türklerden iki kefilli vize istiyordu?
☑️Neden o dönem 12 bankanın biri bile Türklerin değildi?
Hatta geçtim banka sahipliğini bankada memur hatta bekçi bile Türklerden değildi?
☑️Galata Bankerlerinden biri bile Türk değildi ama Halife Padişahlar bunlardan faizle para alıp yatırımlarını bunlara emanet ediyorlardı?
☑️Yemen'den Fizan'a bitmek bilmeyen savaşlarda ömür tüketen, kırılıp yok edilen Anadolu'daki Türk kimin umurundaydı?...
Yemen çöllerinde iki İstanbul nüfusu yatıyor! Yemen'de 380 yıl ne için savaştırıldık?!!
Akadların devamı Sami İstilasına yenik düşmüş beyinlerinizi esir almış İngiliz adına çalışan etki ajanları siyasiler uyduruk kıytırık tarihçi bozuntularına inandınız ama açıp bir satır bile okuyup Yemen Ağıtlarını dinlemediniz!
☑️Osmanlı'da petrolün önemi 1876 yılında 2. Abdülhamit'in tahta çıkmasıyla anlaşılmaya başlanmıştı peki nerede idi Osmanlı, nerede idi Cennet Mekan diye öve öve bitiremediğiniz padişahınız efendiniz Almanı İngilizi Petrol paylaşırken Osmanlı topraklarında neredeydi Sultan?!
Ben söyleyeyim nerede olduklarını!
Cennet Mekan padişahınız(!) ll. Abdülhamit; İngiliz ve Almanlar Petrol ile uğraşırken Rum Zarifi ve Ermeni Asani isimli bankerlerle şahsi servetini yönetmekle meşguldü yani padişahınız efendiniz bu petrol olayını devlet yönetme olayını kişisel servetinin yönetimi olarak uyguladı.
Oysa daha 1871 yılında Almanlar, Osmanlı topraklarındaki petrol potansiyeliyle ilgili bir rapor hazırlamışlardı...
☑️Dünya petrol çılgınlığı yaşarken, 1875 yılında mali sıkıntıya düşen Osmanlı İmparatorluğu, 1876 yılında ödemeleri durdurur ve 1881 yılında Düyun-u Umumiye idaresine teslim oldu, bunun nedenini araştırsana, Atatürk ve cumhuriyete saldıracağına mankurt oğlu mankurt.
☑️Bir İngiliz Tüccar Osmanlının içine düştüğü durumu söyle anlatır:
“Osmanlı Devleti, adeta memleketin zararı pahasına üç beş tefeci ve zenginleşen birkaç paşanın çıkarlarını korumak için varlığını sürdüren bir devlet konumuna gelmiştir.”
☑️18. yüzyılda Osmanlı'da ciddi para sıkıntısı baş gösterdi.
Osmanlı devlet adamları, 1784'te Fas'tan, 1789'da da Felemenk’ten borç istediler.
Bu girişimler sonuçsuz kaldı. Osmanlı, borç para bulamayınca, paradaki altın gümüş oranlarını azaltıp paranın (sikkenin) ayarını düşürdü. Hatta paraları kırpmayı, parçalara bölmeyi bile denedi. 1808-1830 arasında altın sikkelerin biçim ve adı 35 kez, gümüş sikkelerin biçim ve adı 37 kez değişti.
☑️Para bulamayan Osmanlı piyasaya hem kâğıt para hem hazine bonosu yerine geçen “KAİMELER”çıkardı. Ancak para sorununa bir türlü çözüm bulunamadı.
☑️Bunun üzerine Osmanlı yabancı sermayeye kapılarını açtı: 1838'de Baltalimanı Ticaret Antlaşması'nı imzaladı. Yabancı tüccarlar için gümrükleri yüzde 5'e düşürdü. Böylece Türk pazarları yabancı mallarla doldu. Osmanlı, 1856'da (Islahat Fermanı'yla) yabancı sermaye yatırımlarına, 1867'de de yabancıya toprak satışına izin verdi.
☑️Abdülhamid ve Banker Zarifiler ile Osmanlı borç, faiz, borsa batağına girdi.
Azıcık aklın varsa oku; çünkü bugün ile dünkü Osmanlı arasında bir Fark olmadığını ve bu duruma göre batmamızın yakın olduğunu anla ve sesini yükselt!
☑️ Sonuç: Onbinlerce polis, asker ve öğretmenin kanı kurumadan Bebek katili apo itine villa yaptırıp statü vermeyi tartışmak ne demek!! tarihten öğren de tarihin acı dramlarıyla birlikte tekrar etmesin, tekerrür etmesin.
İzleyip paylaş lütfen
Mahsa Amini’nin ölüm yıldönümüne günler kala bu görüntü hâlâ çok şey anlatıyor:
Şeriatı savunan mollanın kızı Amerika’da duvaksız, öpüşerek evleniyor.
Aynı düzen, başörtüsünü “uygun” bağlamadığı için 22 yaşındaki bir kızı öldürtüyor.
Kendi evladına cennet, halkın evladına cehennem.
Bunun adı siyasal İslam.
"Bu adamın geldiğinden beri fonksiyonu ne?
Halka YENİ VERGİ çıkarmak!"
Ucuz eti, ucuz arabayı, tatili vergilediler.
Emekliye, orta sınıfa ne katkısı var?
Siz bu halka düşmansınız!
#Mutsuzemekliülkesi
100 sosyologun anlatamadığını
bir abi 2 dakikada anlatmış
Çünkü sosyal çürüme
makalede değil, hayatın içinde.
Bazen hakikat,
kürsüden değil hayattan konuşur. 👏
Sümerler yazıyı icat etti, tapınaklar inşa etti, tarlaları suladı, şehirler kurdu; medeniyetin temellerini attı.
Sümerler kendi dünyalarında yaşıyor, kendi düzenlerini kuruyordu.
Sonra Akatlar geldi.
Önce “geçici” dediler.
Sonra “komşu” oldular.
Ardından dengeler değişti…
Bir gün baktılar ki sermaye de nüfus da başkalarının elindeydi.
Sümerler ise belki de “Bir şey olmaz” diye düşünmüştü.
Ama tarih, “bir şey olmaz” diyenleri affetmez.
Bir zamanlar medeniyetin merkezinde olanlar, kendi topraklarında azınlığa dönüştü.
Sonunda Sümerler tarih oldu.
Tarihin en acı dersi şudur:
Uyuyan milletleri tarih uyandırmaz.
Cezalandırır.
Ve tarih, ders almayanlara merhamet etmez.
Savaştığında tüm kalıp ve yargılara meydan okuyup kazanabileceğinden korkuyorlar.
Elini kaldırıp tokat attığında karanlıkları yerin yedi kat dibine hapsedebileceğinden korkuyorlar.
Başını kaldırıp göklere bakmandan,devlet yönetiminde söz sahibi olmandan,Türk toplumuna tarihin her köşe başında yön veren rolünü geri alıp yeniden Türk yaşam tarzını benimseyip ayağa kalkmandan korkuyorlar.
CELAL ŞENGÖR Hoca'dan MÜTHİŞ YAZI...
Türkiye halkı kravat takar, lüks otomobillerde dolaşır, bikinili hatunları sosyetik plajları doldurur, plansız şehirlere şekilsiz gökdelenler inşaa ederek yaşanmaz hale getirir, ama tüm bu halk zenginiyle fakiriyle, şehirlisiyle köylüsüyle zır cahildir. Kendi tarihinden habersizdir. Aslında ne dilini, ne dinini bilir, ne geleneklerini tanır, ne de toplumsal değerlerinin evriminden haberdardır.
Muhteşem Yüzyıl diye televizyonlarda alkışladığı dönemde, devletinde Amerika'dan gelen gümüşün ilk enflâsyonu başlattığını bilmez (çünkü Avrupalı dünyayı keşfederken, muhteşem(!) padişahları hareminde gönül eğlendirmekte, dünyayı öğrenelim diyen Pirî Reis'in kafasını vurdurmaktadır...
O, muhteşem(!) yüzyılda Anadolu'da medrese o kadar ayağa düşmüştür ki, öğrenci haydutluğa başlamıştır (buna softa şekâveti denir). Avrupa'da ilk yenilgimizi Muhteşem(!) Süleyman devrinde aldığımız gibi (1.Viyana bozgunu 1529), Hint Okyanusuna her çıkışımızda mini mini Portekiz'den sopayı yiyip Kızıldeniz'e veya Basra Körfezi'ne tıkılışımız da bu büyük(!) padişah efendimizin devrindedir.. Yine onun zamanında dünya keşfedilirken, Hint Okyanusu'na kadırga denen sandallarla açılan ve 1554'te Hindistan'da karaya oturan büyük(!) bir amiralimiz, yürüyerek üç senede Hindistan'dan Edirne'ye gelmiş ve meşhur bir kitap (Mirât-ül Memâlik) yazmıştı. El alemin dünyayı öğrendiği bu dönemde Seydî Ali Reis gazel söyleyip, eğlence partilerini anlatmaktan başka tek bir detaylı coğrafya bilgisi toplamayı gerekli bulmamıştı...
Büyük(!) Sultanımız Süleyman'ın Fransa kralı 1.François'i hapisten bir mektupla kurtardığını okurduk mektepte. O François'nın kurduğu Collège de France bugün dünyanın en önemli araştırma kurumlarından biridir. Bizimkinin hangi kurumu ayakta kaldı? Hangi kurumunun insanlığa beş paralık bir faydası oldu?
Tek becerdiği kalıcı şey, aklı başında öz oğlu Şehzade Mustafa'yı Hürrem uğruna katlettirip, devleti bir ayyaşa teslim ederek halkının geleceğini karartmak oldu..
Artık yeter!. Bu ve benzeri rezillikleri yalanlarla bezeyip yücelten, buna karşılık bize bütün dünyada saygınlık kazandıran, aklımızı kullanıp onurlu insanlar olmamızı sağlayan Atatürk'ü aşağılayan âlim pozlu, ukala tavırlı zır cahilleri her gün halkın karşısına diken televizyon kanallarından ve gazetelerden gına geldi. Yükselen ahlaksızlık grafiğimiz kimin eseridir sanıyorsunuz? Cehalet tüm fenalıkların anasıdır. Biz de o anayı besleyip büyütüyor, onun tosuncuklarına oylar veriyoruz... Artık yeter! Memleketimde her elimi attığım yerde cehalet çirkefine bulaşmaktan bıktım...
Ayrıca, halka bilgi vermekten çok uyutmaya odaklanan, kavgalarla Reyting toplamaya çalışan, yok kuaförüm sensin, yok yemekteyiz veya temizlik benim işim gibi basit, birbirini aşağılayan, saçma sapan programlardan da bıktık, usandık, bu kanalları yönetenleri şiddetle kınıyor ve bir an önce aydınlatıcı öğretici programlar yapmalarını diliyorum.
Prof. Dr. Celal Şengör ...
Europa reguliert seine Autoindustrie zu Tode. China übernimmt den Markt. 🇪🇺💀🇨🇳
China is coming for you! 🇨🇳
Maextro S800, entwickelt von Huawei und JAC.
5,48 Meter Luxuslimousine.
Allrad.
4 LiDAR-Sensoren.
Bis zu 1.333 km CLTC-Gesamtreichweite als Range-Extender.
Preis in China: ab 728.000 Yuan – rund 93.000