Bugün itibarıyla Yeni Bahçelievler Projesi’ne yapılan başvuru sayısı 186 bine ulaştı. Bu tablo, hemşehrilerimizin projeye gösterdiği ilgiyi ve güveni açıkça ortaya koyuyor. Bu güvenin bizlere yüklediği sorumluluğun da farkındayız.
İlk etapta noter huzurunda yapılacak kura ile 5 bin bahçeli evin hak sahiplerini belirleyeceğiz. Ardından 20 bin bahçeli ev için yine şeffaf bir kura süreci yürüteceğiz. Üçüncü etapta ise arsa çalışmalarımızı tamamlayarak 100 bin bahçeli evi, herhangi bir çekiliş olmadan Gaziantepli hemşehrilerimize sunmayı hedefliyoruz.
Özellikle ilk aşamalardaki kura sürecini anlayışla karşılamanızı rica ediyoruz. Bu uygulama, projenin sağlıklı ve düzenli şekilde ilerlemesi için gerekli.
Bir diğer önemli konu ise Bahçelievler’in kısa sürede ticari bir yatırım aracına dönüşmemesidir. Biz bu projenin ilan sitelerinde alınıp satılan bir meta hâline gelmesini değil, gerçekten bahçeli bir ev hayali kuran vatandaşlarımızın bu hayaline kavuşmasını istiyoruz. Bu nedenle, hak sahiplerinin 5. yılın sonunda tapularına kavuşabilmesi için gerekli tüm protokolleri hazırladık ve haklarını güvence altına aldık. Amacımız, bu sosyal hizmetten ticari yapıların değil, halkımızın fayda sağlamasıdır.
Biz bu yola büyük bir inançla çıktık. Tüm gücümüzle çalışıyor, hemşehrilerimizin hayallerini gerçeğe dönüştürmek için gayret ediyoruz. İnşallah Bahçelievler’i hep birlikte başaracağız.
Gaziantep’teki 250 Bin Sosyal Konut Projesi’nde hak sahibi olan vatandaşlar mağdur olduklarını belirtiyor.
İddialara göre; peşinat, sigorta, KDV ve son zamlarla konut maliyetleri ciddi şekilde arttı.
Anahtarlar teslim edilmesine rağmen birçok blokta elektrik, su ve asansör hizmeti bulunmuyor.
Buna rağmen hak sahiplerinden 10.400 TL “ortak gider” ücreti ve aylık 1.500 TL aidat alındığı öne sürülüyor.
Yaklaşık 2.500 hak sahibi, yetkililerden sorunun çözülmesini istiyor.
5-6 yıl önce burada ilk kazmayı vurduğumuzda
“Kimse gelmez”, “Buralarda kimse yaşamaz” diyen çok olmuştu
fakat biz inanmıştık.
Bugün o boş arazilerin üzerinde yükselen Güneyşehir, inancın ve emeğin en somut fotoğrafıdır.
100 binden fazla insanımız burada ev sahibi oldu!
Vatandaşlarımızın en uygun koşullarda ev sahibi olabilmesi için dün olduğu gibi yarın da elimizden gelenin çok daha fazlasını yapmaya devam edeceğiz.
Gaziantep’te içilebilir su konusunda diğer birçok şehirden farklı bir durumumuz var. Şöyle ki;
şehrimize temiz suyu ulaştırmanın getirdiği maliyetin önemli bir bölümünü GBB olarak biz üstleniyor, bu yükün tamamını vatandaşımıza yansıtmıyoruz.
Peki Gaziantep’te su, neden diğer şehirlere göre daha zor ve maliyetli şekilde şebekeye ulaşıyor?
Çünkü Gaziantep su açısından avantajlı bir şehir değil.
Bugün şebekeye verdiğimiz içilebilir suyun yaklaşık %95’ini şehir sınırlarımız dışındaki havzalardan getiriyoruz. Bunun önemli bir bölümünü de yaklaşık 135 kilometre uzaklıktan, tüneller ve içinden otomobil geçecek genişlikte çelik borularla şehrimize ulaştırdığımız Helete suyu oluşturuyor.
Şehrimize kesintisiz su sağlayabilmek ve bugün birçok şehirde yaşanan sorunlarının Gaziantep’te yaşanmaması için son yıllarda milyarlarca liralık altyapı yatırımı yaptık.
Yeni iletim hatları, pompaj sistemleri ve sürdürülebilir su kaynaklarıyla, arıtma tesisleri Gaziantep’in su altyapısını güçlendirdik.
Çünkü Gaziantep yüksek rakımlı bir şehir. Yani su kendiliğinden akıp gelmiyor; güçlü pompalarla, yüksek enerji kullanımıyla ve sürekli işletme maliyetiyle şehrimize ulaşıyor.
Gaziantep aynı zamanda hızla büyüyen bir şehir. Sanayisi gelişiyor, nüfusu artıyor ve buna bağlı olarak su ihtiyacı da her geçen yıl yükseliyor. Bu nedenle bizim en temel sorumluluğumuz, şehrimizin suya erişimini bugün olduğu gibi gelecekte de güvence altına almak.
Açık söylemek gerekirse, bu yatırımları yapmamış olsaydık bugün çok daha farklı şeyler konuşuyor olacaktık ve şehrimiz büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalacaktı.
Tüm bu şartlara rağmen bugün Gaziantep’te içme suyunun satış fiyatı metreküp başına 48,7 TL seviyesinde uygulanıyor ve Gaziantep, büyükşehirler arasında su fiyatında 11. sırada yer alıyoruz.
Yani suyu en zor, en maliyetli şartlarda temin eden şehir olmamıza rağmen, bu yükün önemli bir bölümünü belediye olarak biz üstleniyor ve vatandaşımıza yansıtmıyoruz.
Son günlerde ulusal basında ve sosyal medyada yayımlanan bazı su fiyatı tablolarının ise gerçeği yansıtmadığını özellikle belirtmek isteriz. Diğer belediyelerle yaptığımız görüşmelerde de bu tabloların resmi ve güncel verileri içermediği açıkça görülmektedir.
Bizim tek odağımız Gazianteplilerin suya kesintisiz, sürdürülebilir ve mümkün olan en makul biçimde erişmesi.
Bütün çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürmeye devam edeceğiz.
Nizip'imize müjdemiz var!
Gaziantep Büyükşehir olarak Nizip Fıstık ve Zeytin Hali Projemizi hayata geçiriyoruz. 2.000 dükkan kapasiteli bu yatırım, Türkiye'nin en modern ve en büyük hal projelerinden biri olurken,
üretici ile alıcıyı modern ve planlı bir ortamda buluşturacak.
Hem üreten hem de ürettiğini ticarete dönüştüren Nizip'imiz, bu projeyle ticaretin güçlü merkezlerinden biri haline gelecek. Hayırlı olsun!
#Günaydın kıymetli hemşehrilerimiz;
• 3.250 metre uzunluğunda 2 tünel
• 5 yeni köprülü kavşak
• 8,6 km yeni bağlantı yolu
Gaziantep tarihinin en büyük ulaşım yatırımlarından biri olan, şehrimizin trafik yükünü önemli ölçüde hafifletecek Dülük Tüneli Projesi’nde çok hızlı ilerliyoruz!
Beyaz tülbent burada bir kıyafet değil, görünmez kılınmış bir tarihin görünürlük talebidir
ve en büyük devrim kapıyı kırmak değil, kapının sana ait olduğunu anlamak, kimseye sormadan açabilmektir.
Teşekkürler Sayın Cumhurbaşkanım. Allah sizi bu milletin başından eksik etmesin.
Yeni yolların şehre nefes olduğu, köprülerin yarınlara güvenle uzandığı, alt ve üst geçitlerin ulaşımı hızlandırdığı, modern caddelerin hayatı kolaylaştırdığı,
her yatırımıyla sadece bugünü değil, yarını da düşünen güçlü, dinamik bir Gaziantep.
14 bin sosyal konut üretme hedefimiz kapsamında, bugün yeni hak sahipleri için kura çekimimizi gerçekleştirdik. Törenimiz, vatandaşlarımızın yoğun ilgisiyle adeta bir mitinge dönüştü.
Ortaya çıkan bu büyük talep ve güçlü ilgi, doğru yolda olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Tüm talebi karşılamak ve sosyal konutu olabilecek en uygun koşullarda sunmak için tüm şartları zorlamaya devam edeceğiz.
Bu özel günümüzde bizleri yalnız bırakmayan Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’a çok teşekkür ediyorum.
Bu irade, bu kararlılık ve bu coşkuyla, durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz.
🎁 ÇEKİLİŞ ZAMANI 🎁
Tüm sosyal medya hesaplarımız üzerinden düzenlediğimiz çekiliş kapsamında, toplamda 6 kişiye;
“Isı Göstergeli ve Hoparlörlü Termos” hediye ediyoruz!
Katılmak için yapmanız gerekenler:
✅ Bu gönderiyi beğenin ve RT yapın
✅ Yorumlara 3 arkadaşınızı etiketleyin
✅ Bu gönderiyi bir arkadaşınıza gönderin
✅ Hesabımızı takip edin
🗓️ Son katılım tarihi: 27 Ocak 2026
Günaydın. Abdülhamit Han Köprüşü kavşak projemiz ile
1 milyonluk Şahinbey’de trafik gündemini büyük ölçüde rahatlatacağız. Mart başında açılışımız var inşallah. 💐
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması için Hükümetlerarası Komite’nin 20. Oturumu kapsamında, Yeni Delhi’de "Hep Buradaydık: Sözlü Kültür Mirasında, Mitlerde, Efsanelerde ve Halk Hikâyelerinde Kadınların Görünür/Görünmezliği” başlıklı panel düzenledik.
YK üyemiz Dr. Sevim Zehra Can Kaya'nın moderasyonunda; YK Başkanımız Av. Dr. Canan Sarı, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Prof. Dr. Evrim Ölçer Özünel'in katıldığı panelde; mitlerden destanlara, halk hikâyelerinden güncel anlatılara uzanan geniş bir çerçevede Türk sözlü mirasında kadının izini tartışmaya açtık.
Ak Ana’dan, Telli Hanım’a, Banu Çiçek'ten Selcen Hatun’a, halk hikâyelerinde aklı, feraseti ve direnciyle hayatı dönüştüren isimsiz kadın figürleri ele aldık.
Bu anlatılarda kadın;
anne, bilge, şifacı, arabulucu, kahraman, kurucu figür ve perde arkasından aklıyla yönlendiren özne olarak karşımıza çıkıyor.
Biliyoruz ki 'Somut Olmayan Kültürel Miras' toplumsal hafızanın taşıyıcısıdır.
Bu hafızada kadının sözü, emeği ve hikâyesi görünmez kılındığında, miras eksik kalır.
KADEM olarak Kızıl Kale’den dünyaya şu mesajı verdik:
Kadınların tarihsel rollerini, sözlü kültürdeki yerini ve adalet talebini görünür kılmadan, kültürel mirastan da medeniyet iddiasından da söz edilemez.
Kadının sadece anlatılan değil, anlatan; sembol değil, özne olduğu bir sözlü miras için uluslarası platformlarda sözümüzü söylemeye devam ediyoruz.
#UNESCO20COM
Çalışınca, çabalayınca oluyor!
Üstteki ileri biyolojik arıtma tesisini biz yaptık, Gaziantep yaptı.
Altta gördüğünüz, 650 dönüme kuracağımız Belkıs İçme Suyu Arıtma Tesisi’ni de biz yapıyoruz, dünyada ilk 3’te olacak.
Gaziantep Modeli Belediyecilik ile 1 damla suyumuz boşa gitmiyor, gitmeyecek.
Ankara ve Gaziantep Üniversiteleri ile GBB olarak çok değerli bir iş birliğine imza attık.
“Az Görme Rehabilitasyon Merkezi” protokolüyle, az gören bireyler için şifa olacak önemli bir adımı hayata geçiriyoruz.
Ankara’dan sonra Türkiye’deki ikinci “Az Görme Merkezi” olacak bu proje, geç fark edilen ama yaşamı derinden etkileyen bir alanda büyük bir fayda sağlayacak.
Allah’ın izniyle yeni yılın başında açacağımız merkez, sadece Gaziantep’e değil, tüm Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne hizmet verirken,
vatandaşlarımızın bu hizmete tamamen ücretsiz ve kolayca ulaşmasını sağlayacak ve hastanelerimizin yükünü de hafifletecek.
Gaziantep’e, bölgemize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olsun.
Yoğun bir haftanın sonunda, içimdeki duyguları sizinle paylaşmak istedim. İki yıldır hepimizin yüreğini dağlayan, insanlığın en karanlık sayfalarına kazınan büyük bir acıya tanıklık ettik. Siyonist İsrail Gazze’de binlerce insan öldürdü, milyonlarca masumun, çocuğun, kadının, sivilin hayatını altüst etti. Evler yıkıldı, umutlar yıkıldı, nefesler yarım kaldı…
Son 2 gündür, belki de uzun zaman sonra ilk kez, biraz nefes alıyoruz. Aldığımız hava ilk kez ciğerlerimize batmıyor!
Lakin biliyoruz ki Gazze’de hâlâ nefes alamayan, enkazın altında olan, hâlâ bir bardak suya, bir sıcak odaya, başında bir çatıya hasret milyonlar var.
Sayın Cumhurbaşkanımız bugün çok önemli bir çağrıda bulundu ve
“Gazze’nin yanında olacağız, yaklaşan kışı sokakta, yıkıntıların arasında geçirmesinler diye elimizden geleni yapacağız” dedi.
Bu çağrı hepimize bir görev yüklüyor.
Gaziantep olarak, dayanışma bizim mayamızda var. Suriye iç savaşında aldığımız büyük göçte, depremde yaşadığımız büyük yıkımda birbirimize nasıl sarıldıysak, 126 yeni okulu hayırseverlerimizle birlikte nasıl hızla inşa ettiysek, bugün de Gazze için bir şeyler yapabiliriz.
Gaziantep’in çalışkan, vicdanlı, cömert insanlarına sesleniyorum;
bu kez de Gazze’nin çocukları için bir araya gelelim. Misal Gazze’de 5 okul 1 hastane de biz yapalım, Gazze’nin şanlı, haysiyetli evlatlarına, geleceğine, umuduna sahip çıkalım.
Bu konuda şehrimizi derin bir dayanışma ruhuyla bir araya getirdiğimiz çeşitli organizasyonlarımız olacak. Bu süreçte biz de devletimizin yanında olacak, Gazze’deki kardeşlerimizin yaralarını saracağız.
Şimdiden, sizden Gaziantep’e yakışır bir hassasiyet ve gönül genişliğiyle hareket etmenizi istiyorum.
Gazi şehrin çocukları, Gazze’nin evlatlarına sahip çıksın, insanlığın yeniden inşasına önemli bir katkı sunsun.