Kürtleri, solcuları, LGBTİleri, kadınları, göçmenleri açıkca hedef alacağını söyleyen ırkçı bir manyağı “oyundan etkilendi” diye servis edip siyasal motivasyonunu görmezden gelirseniz benzer saldırılara onay vermiş olursunu.
Bu ucubeliği siz yarattınız.
Sadece sporu yöneten zihniyet mi sizce? Bugün 40'lı yaşlarının kapısına dayanan ve asla hiçbir başarısı ya da kazancıyla kendini tamlayamayan biz bir üst neslin de temel özgüvenle ilgili bir takım hasarları yok mu sizce?
Patır patır dökülmek aşırı çirkin bir tabir. Bu insanlar siz o branşları unuttuğunuz zaman kapı kapı sponsor arıyorlar antrenmanlarına devam etmek için. Olimpiyat ülkesi olmamamıza rağmen binbir zorlukla kota alıyorlar. Değişmesi gereken oyuncular değil sporu yöneten zihniyet
Bu olay da #CorluTrenKatliamı gibi bir cinayettir.
Özelleştirilen, denetlenmeyen kurumların bedelini canımızla ödüyoruz.
Yaptıkları savunmanın içine tüküreyim!
Buğrahan Tuncer'in hiçbir zaman iyi bir basketbolcu olamamasının yanı sıra bir ne seviye ahlaksız bir adam olduğunu gördük. Bunun gibi heriflerle milli takımdan bir şey olmasını mı bekliyoruz?
Tekirdağ'da müteahhitlik yapan İnşaat mühendisi İdris Karataş, Yapı Denetim ve laboratuvarın uygun raporu verdiği betonda çatlamalar farkedince, raporların doğruluğundan şüphelendi, 27 daire 3 blok inşaatının yapımını durdurdu ve Tekirdağ Çevre Şehircilik İl Müd'ne başvurarak betonun ve raporların yeniden incelenmesini istedi.
Yeniden alınan karotlar ile yapılan inceleme, betonun çürük olduğunu ve önceki raporların sahte olduğunu ortaya çıkardı. Fakat bu durumu ortaya çıkaran kendisi olduğu halde İdris Karataş'a 1 milyon 58 bin lira para cezası kesilip, bloklara yıkım kararı verildi.
Binaların yıkımını da kendisi yapan İdris Karataş: "Beton santrali şirketin ismini değiştirdi. Laboratuvar kapatıldı. Deprem bölgesindeyiz, facia ile sonuçlanabilecek bir durumu tespit ettim fakat ceza bana kesildi ve yıllarca sürecek hukuk mücadelesi ile adalet arayışına başladık."
"Filozofların yüzde kaçı kadındı?" KARDEŞİM CADI DİYE YAKIYODUNUZ CARİYE DİYE SATIYODUNUZ HİÇ BİR ŞEY OLMASA 12 ÇOCUK DOĞURTURUYORDUNUZ DÜŞÜNECEK VAKİT Mİ VAR AQ
Galiba benim için son @sertaberener konseri Amsterdam konseri sahnede toplam 1 saat 20 dk,15 dk sı mikrofon bozuk. Geçen hafta Sting'in sahne performansı düşünülürse rezalet (ki Sting bu konseri kendi tatmin olmadığı geçen yılın performansı yerine verdi)
Eşitsizlik arttıkça, paradoksal biçimde bu toksik pozitiflik de artıyor çünkü bu inançlar aktif apolitikliğin sonucu. Kendiliğinden gelen bir çevreye bakmama, siyasetle ilgilenmeme hali değil bu. Bilinçli olarak dünyanın haksızlık ve çirkinliklerine arkasını dönme tercihi.1/4
Bu kayıtsızlığın nedeni tamamen sınıfsal. Kısıtlı imkanlarıyla sosyalleşmeye çalışan insanların yaşam alanlarının nasıl daraltıldığını anlamaz, anlayamaz. Laiklik ve seküler kamusal alan alt ve orta gelir grupları için yaşamsaldır. Zenginlere şeriat gelmez.
Uber gelsin ve taksi sayısı artsın diye yıllardır dil döküyoruz.
"İstanbul'da taksilerden uzak durun!" uyarısı duyan turist buraya gelir mi?
Bu devirde hala "Uber'i açın, Apple/Google Pay'i açın, PayPal'i açın" demek zorunda kalmaktan utanıyorum.
Siyasi partileri de bu konunun önemini anlamaya ve konuya sahip çıkmaya davet ediyorum.
Daha dün birkaç "gurbetçi" arkadaş konuştuk; burada olmamızın esas sebebi iş, güç, maddiyat bla bla değil, maalesef kendi ülkemizde sokakta kimsenin can güvenliği olmaması... Kocaman bir akıl hastanesi...
Sokak müzisyeni Cihan Aymaz'ı Kadıköy Rıhtım'da pek çok kez gelip geçerken dinledim, pek çoğunuz da denk gelmişsinizdir. Dün bir manyağın istediği parçayı çalmadı diye kalbinden bıçaklanarak öldürüldü. Hakikaten bu kadar basit mi, kahretsin..
Kimimiz şampanya patlatacağız, kimimiz şükür namazı kılacağız, kimimiz kayıplarımızın mezarını ziyaret edip "gittiler" diyeceğiz, kimimiz lokma döktüreceğiz, kimimiz 40 gün 40 gece parti yapacağız, kimimiz hatimler indireceğiz, kimimiz usulca gelen huzurlu günlerin tadını çıkaracağız. Biz halkız, siz defolup gittiğinizde hiç olmadığımız kadar barış içinde yaşamaya başlayacağız.
12. yılda da Yaren Leylek sözünde durdu. Yağmurlara, fırtınalara göğüs gerdi, ülkeleri, şehirleri, dağları aşıp dün yuvasına bugün de yarenlik ettiği Adem Amca'nın kayığına kondu ve pozunu verdi. Tüyü kadar ömrün olsun hepimize derin bir oh çektirdi sonunda!
#YarenLeylek