Epstein olayı unutulup kapansın diye tüm tuşlara basıyorlar galiba. Savaş çıktı, uzaylılar geldi, pandemi konuşuluyor, yakında dinozorlarla zombiler el ele bi yerden çıkabilir hiç belli olmaz
İsrail parlamentosu 12 bin Filistin'li mahkumu idam etmeyi öngören yasayı onayladı.
Mahkumlar arasında 4 bin çocuk var!
12 bin masum insan, dünyanın gözü önünde idam sehpasına gönderilecek!
Ses ver Türkiye!
İdamları Durdurun!
#stoptheexecutions#stopisrael#openaqsa
Sabahtan beri bu haberin medyada doğru düzgün yer bulamamış olmasına hayret ediyorum.
“İsrail askerleri Gazze’de 1 yaşındaki bir bebeği kaçırdılar ve babasını konuşturmak için onun önünde bebeğin bacağında sigara söndürdüler; ayağın çivi çaktılar.”
İsrailin şehirlerini enkaza çevirmeden,Gazzenin intikamını almadan,soykırımın hesabını sormadan,acılı anaların,yetim yavruların yüreğini ferahlatmadan,sığınaklar siyonistlere mezar olmadan insanlığa huzur yoktur.Firavun'u denize gömen Allah(as) israili de yok etmeye muktedirdir.
Muazzam bir dua ...insanın hayatını nizama sokacak ve rabbisine yaklaştıracak bir dua
Anlamı: “Allah'ım! Sen'den, katından vereceğin öyle bir rahmet istiyorum ki, onunla kalbime hidâyet, işlerime nizâm, dağınıklığıma tertip, içime kâmil îman, dışıma amel-i sâlih, amellerime temizlik ve ihlâs ver, rızâna uygun istikâmeti ilhâm et, ülfet edeceğim dostumu lûtfet ve beni her türlü kötülüklerden koru!
Allâh'ım, bana öyle bir îman, öyle bir yakîn ver ki, artık bir daha küfür (ihtimali) kalmasın. Öyle bir rahmet ver ki, onunla, dünya ve âhirette Sen'in nazarında kıymetli olan bir mertebeye ulaşayım." (Tirmizi, Deavât 30/3419)
4–6 yaşındaki çocukların camiyi tanıması, Ramazan’ı öğrenmesi, kültürel ve dini bir atmosferi deneyimlemesi neden bir “rejim tehdidi” gibi sunuluyor?
Bu ülkede Noel zamanı okullarda yılbaşı etkinliği yapılırken, Avrupa’da çocuklar kiliselerde ilahiler söylerken, Vatikan’da çocuk koroları dünya turnesi yaparken kimse “laiklik elden gidiyor” demiyor. Ama mesele cami olunca bir anda kıyamet senaryosu yazılıyor.
Bu çomarların gösterdiğ refleks, pedagojik bir kaygı değil, önce bunu bilelim.
Avrupadan getirdikleri laiklik tanımı şöyledir mesela; "Çoğunluğun kültürel ve dini pratiğini bastırmamak, devletin tüm inançlara eşit mesafede durması" Avrupadan daha mı laiksiniz oğlum siz 😂
Çocuklara Noel Baba kostümü giydirildiğinde “evrensel değer”, Ramazan etkinliği yapıldığında “irtica” diyorsanız laik falan olmuyorsunuz.
Toplumun büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede Ramazan’ın tanıtılması kadar doğal bir şey yoktur.
Çocukları camiye götürmek, geleneği göstermek, atmosferi tanıtmak bir aktarım biçimidir.
Asıl problem şu:
Bazı çevreler İslam kamusal alanda görünür olunca tahammül edemiyor. Çünkü onlar için “laiklik”, dinin görünmez olması demek.
Jakoben İslam karşıtları sizi!
Eğer Avrupa’daki bir çocuğun kiliseye gitmesini “kültürel miras” diye alkışlayıp, Türkiye’deki çocuğun camiye gitmesini “gericilik” diye yaftalıyorsanız, mesele laiklik değil; mesele İslam’a duyduğunuz ideolojik alerjidir.
Alerjinizle birlikte kaşının durun, kaşırız...
İtinayla...
Ruhum daralıyor dünden beri, hiçbir şeye karşı enerjim kalmadı. Kabe'nin örtüsüyle büyü yapmışlar. Gazze'yi bile şeytani ayinlerinin bir parçası olarak bombalamışlar. Bu zamana kadar yapilan bütün tarihi, siyasi, sosyolojik analizler çöpe gitti. Tek bir gerçek, bütün olayların tek bir açıklaması varmış. Şeytan ve Adem ordusu arasında yaşanan bir savaş yeri dünya. Bu kadar. Şeytanı ben usul usul vesvese üfleyen, euzu besmele çekince gücü alınan bir varlık olarak tahayyül etmişim hep. Bazı insanımsı varlıkların ona tapacağını, ayinler düzenleyip insan eti yiyeceğini ve şeytanlaşacağını asla aklıma getirmemiştim. Yaşadığım dehşet ve acıyı anlatmam mümkün değil. Sadece Ramazan'ın rahmetine ve şu ayetin müjdesine sığınabiliyorum.
"İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise bâtıl dava uğrunda savaşırlar. Şu halde şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphe yok ki şeytanın planı (tuzağı) daima zayıftır." | Nisa 76
o çocuklara yaşattıklarınızı yaşamadan ölmeyin.. dünyanız, devletiniz, saltanatınız başınıza yıkılsın.. paranız ne canınızı kurtarsın ne boğazınızdan geçen lokmaya faydalı olsun.. kendi etinizi yiyin.. kurduğunuz düzenin içinde boğulun..
Yetiş Ya Rabbi!
Çoluk çocuğumuzu, Kabe'mizin örtüsünü kullandılar!
Bu zulüm Mukaddes Kabe-i Şerife kadar ulaştı Ya Rabbi!
Birleşik Arap Emirlikleri'nden Suudi Vatandaşı Aziza Al-Ahmadi adında bir kadın, Kabe’nin örtüsüne 10 milyon insanın dokunarak bağ kurduğunu söyleyerek Epstein’e Kabe örtüsünden bir parça gönderdi. Ve bu parça doğrudan Epstein’in evine teslim edildi.
Bundan üç ay sonra ise Amazon aracılığıyla Dubai'ye gönderildiği bildirilen büyük miktarda DNA örneği teslim edildi!
Bu durum Kabe'nin örtüsüne milyonlarca hacının dokunduğu gerçeğiyle birleştiğinde, korkunç bir soru ortaya çıkıyor:
O kumaş, milyonlarca insanın bilgisi dışında genetik veri toplamak için kaynak olarak mı kullanıldı?
10 milyon müslümanın enerjisinin olduğu örtüyü ritüellerinde büyü için mi kullandılar?
Bu korkunç!
Zira bizler biliyoruz ki Kabe’nin örtüsü insanlığın enerji deposudur!
Eski Ahit ve Yeni Ahit Tora'da neler anlatıldığını bilmeyen, bunların nasıl birer sapık olduğunu bilemez!
Şeytan ile alenen anlaşma yapıyorlar.
Çocuklardan kestikleri bazı uzuvları da büyü ritüelinde kullanmışlar!
Senelerce bana "bunlar komplo" diye gülenler, bu feryadımı unutmayın!
Epstein olayı, Müslümanlar olarak İslamın adalet ve merhametini Dünya'ya hâkim kılmaktan başka çaremiz olmadığını bize haykırıyor.
Nefes alamaz hale geldik.
Allah’ım bize yardım et.!
#EpsteinFiles #Epstein #epistein #Epsteindosyaları
15 yıldır bağırdım "Çocukları muhafaza edin!"
Maraş depreminde bağırdım"Çocukları koruyun!"
Ama her defasında pempe panjurlu sırça köşklü bizim cenah adımı "komplo" ile andı...
Şimdi hangi yüzle paylaşıyorlar bunca dosyayı şaşıyorum! Keşke o gün omuz verseydinizde bugün "annecim" diye bağıran çocukları işitmeseydik!
Bu feryadımı yer gök unutmasın!!!!
#EpsteinFiles #Epstein
Binlerce yıldır peynir, dana midesinden elde edilen geleneksel peynir mayası (şırdan) kullanılarak yapılıyordu.
Günümüzde modern peynirlerde kullanılan peynir mayasının çoğu, büyük biyoteknoloji ve gıda bilimi şirketlerinin desteğiyle laboratuvar ortamında üretilen, genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) ile yapılan fermantasyondan elde ediliyor.
Mesela... Pfizer gibi.
Evet, kimse dikkat etmezken peynir mayası endüstrisini ele geçirdiler.
✅“Yiyeceği kontrol eden, halkı kontrol eder.”
Ve işte çoğu insanın farkında olmadığı kısım…
Peynir şirketlerinin kaynağını açıklama zorunluluğu YOKTUR. Etiketinde genellikle sadece "enzimler" veya "peynir mayası" yazar.
Bu, geleneksel hayvansal peynir mayası anlamına gelebilir... ya da laboratuvarda üretilen bir şey.
💥Evde gerçek peynir yapmak için hiç peynir mayasına ihtiyacınız yok.
Basit çiftlik peyniri yapımı (maya gerektirmez):
▶2.5 litre süt (Ultra pastörize süt değil ha!) 2-3 yemek kaşığı asit (limon suyu, sirke veya elma sirkesi). Tuz İsteğe bağlı otlar.
▶Sütü ara sıra çırparak buharlaşana kadar (kaynatmadan) ısıtın.
▶Ocağı kapatın ve asidi ekleyip karıştırın.
▶Peynir altı suyundan lorlar ayrılana kadar yaklaşık 10 dakika bekletin.
▶Bir bezden süzün ve istediğiniz kıvama göre 10-20 dakika süzülmeye bırakın.
▶Tuz ekleyin ve isterseniz baharatlar ilave edin.
✅Hepsi bu. Gerçek peynir. Enzim yok. Gizemli katkılar yok. Bazen en geleneksel yol… aynı zamanda en basit olanıdır.
Gazze'de hasta çok hastane yok; doktor var ilaç yok; yara çok merhem yok; yağmur var çadır yok; soğuk çok ısıtıcı yok, açlık var -kafi miktarda- gıda yok, anlaşma var gereğini yapan yok; zulümde Firavun'u geçen bir gavur oğlu gavur Netenyahu var, Musa olup haddini bildiren yok.