HUKUKİ MÜCADELEYE NEDEN BU KADAR ÖNEM VERİYORUZ?
Sendikaların Anayasadan ve yasalardan aldıkları 2 önemli gücü bulunmaktadır.
📌EYLEM GÜCÜ
📌Üyeleri adına her türlü idari işlem için dava tarafı olabilmesi yani HUKUKİ GÜCÜ
Sendikamız kurulduğu günden bu yana üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak maksadıyla yaklaşık 50 davanın tarafı olmuştur.
İlk dava açan olmak gibi bir gayretimiz de yok.
Her şeye dava açmak gibi bir gayretimiz de yok.
Sendikamız bu hukuki başarısını, üye sayısını artırmak için değil, tespit edilen ancak idareyle yapılan görüşmeler neticesinde çözüme ulaşmayacağına emin olduğu konularda, üyelerimizin menfaatlerini korumak için kullanmaktadır.
Açılan davalardaki başarımız da her konunun ne kadar ciddiyetle ve emekle ortaya çıktığını net bir şekilde göstermektedir.
Muhasebe Uzmanlarımızın, SGK Denetmenlerimizin, bizlere güvenip üye olan bütün meslek mensuplarımızın, meslekleriyle ilgili yapısal sorunların çözümü için taraf olduğumuz davalar bulunmakla birlikte açılan davaların büyük kısmı Gelir Uzmanlarının görevlendirme sorunları, bireysel işlemler ve meslek mensuplarının genelini ilgilendiren mevzuat düzenlemeleridir.
Dava sayılarını şekillendiren şey, yapısal sorunların varlığıdır. Yapısal sorunlara en fazla maruz kalan mesleklerimizin başında da maalesef gelir uzmanlığı gelmektedir.
Gelir Uzmanlığı kanunda sayılan kariyer mesleklerden bir tanesi olmasına rağmen, personel politikası yüzünden itibarı zayıflamış, kariyer mesleğe yakışır bir yapılanma içerisinde değil de memuriyet yapılanması içerisinde eritilmiş bir meslek haline gelmiştir.
Bu nedenle, Gelir Uzmanlarının görev tanımlarının ve hiyerarşik durumunun tereddüte yer bırakmayacak açıklıkta düzenlenmemesi, idarenin bu sorunların çözümü noktasında istediğimiz adımları atmaması, düzenleyici işlemler için yargıya başvurmayı zorunlu kılmıştır.
Devlet Memurları açısından üst norm olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda ve Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte, kariyer mesleklerle görevde yükselmeye tabi kadrolar arasında ast-üst ilişkisi kurulmaması gerektiğinin çerçevesi çizilmiştir. Bunun temel nedeni, Anayasaya dayanan SINIFLANDIRMA, KARİYER ve LİYAKAT ilkeleridir.
Hiçbir kadro yasaların ve yasalara uygun mevzuatların çizdiği çerçeve dışında sınıflandırılmamalı, idarenin takdir yetkisine göre değerlenip, değer kaybetmemelidir. Şüphesiz idarenin takdir yetkisi sınırsız değil, yargı denetimine tabiidir.
Diğer kariyer uzmanlar gibi Gelir uzmanlarının da elbette sorumlu olduğu amirler olacaktır, ancak her hatalı düzenlemeye itiraz ettiğimizde, dava açtığımızda ‘‘Gelir Uzmanları Amir Beğenmiyor’’ yaklaşımı doğru bir yaklaşım değildir. Bazı hatalar çok uzun süredir yapılıyor diye meşruiyet kazanmaz.
Kazanılan davaların, içeriğinin; hukuki kısmının değil de sistemi zora soktuğunun üst perdeden tartışılması hukuk devleti anlayışı ile de hakkaniyetle de uyuşmaz. Hatalı da olsa, ‘‘alıştığımız bir sistem var’’ dayatması neticesinde meslektaşlarımızın rahatsızlığının yok sayılması ne kadar vicdanidir?
Kariyer mesleğe yakışır yapılanma nasıl olması gerekiyorsa öyle bir hiyerarşik yapılanma istemek Gelir Uzmanlarının en doğal hakkıdır.
Diğer kariyer mesleklerde nasılsa öyle ihdas edilen ve görev yapan Gelir Uzmanlarına "ne yapalım artık memur alımı yapılmıyor" bahanesiyle; veznedarlık, icra memurluğu, yoklama memurluğu, …vb görevlendirmeler yapılması, bu hatalı sistemin devam etmesini sağlayan en önemli nedenlerden bir tanesidir.
Ezilen kendisi olmayınca, haksızlığı olduğundan küçük göstermek beraber çalışan bütün kadroların da itibarını zamanla zedelemiştir.
Nitekim var olan tabloda Gelir Uzmanı ne kadar kıymetliyse amirleri de doğal olarak o kadar kıymetli, teşkilatın en büyük parçası olan Gelir Uzmanlarının itibarı ne kadar zayıflamışsa amirlerinin de itibari o derece zayıflamıştır. BUNU GÖREMEMEK, GÖRMEK İSTEMEMEK ASIL SORUNDUR.
Bazı görevler için özelleşmiş bu kadrolara alım yapılmasına bir engel bulunmamaktadır. Ne Gelir İdaresi Başkanlığı yeni yapılanan bir kurumdur ne de Gelir Uzmanlığı yeni ihdas edilen bir meslektir. (1993) On yıllardır devam eden bu sistemsizlik, çaresizliğin değil bakış açısının eseridir. Pek hala GİB, veznedar, icra memuru, sekreter, yoklama memuru, memur, VHKİ istihdam edebilir. Önünde yasal bir engel yoktur.
İdarenin bu tercihinin bedelini sadece Gelir Uzmanları çeksin diyebilen herkesin de bu sorunda bir parça payı vardır. Gelir Uzmanlarına yapılan bu haksızlığa ses çıkarmadıkları için zamanla bir virüs gibi yayılan bu haksızlık birlikte çalışan bütün kadroları sarmış ve rahatsızlığı tahammül edilemeyecek seviyelere getirmiştir.
Sonunda Gelir İdaresi Başkanlığının taşra teşkilatında görev yapan bütün kadroların itibarlarının zayıfladığından şikayet edilir hale gelinmiş, özlük hakları da zayıflayan itibarların etkisiyle dayanılması güç bir noktada sıkışmıştır.
Gelir Uzmanları, Avukatlar arasından seçilen, eski adıyla Koordinatör Avukata karşı sorumlu tutulamaz dediğimizde ve yargı bu durumu hukuka aykırı bulduğunda, aslında avukatların itibarı ile ilgili bir tasarruf ortaya koyulmuyor. Avukatlık ciddi eğitim gerektiren ve çok önemli bir meslektir. Gelir Uzmanlığı da … Gelir Uzmanlarının avukatın ya da başka bir kadronun kalem memuru gibi değerlendirilmesi kabul edilebilir mi? Kaldı ki Gelir Uzmanlığı GİB’in en önemli personel kaynağıdır. Bir tek Gelir Uzmanlarını çıkardığınızda GİB çalışamaz hale gelir. Bu GİB’in merkez teşkilatı için de geçerlidir.
Aynı Avukatlarda olduğu gibi Vergi Dairesi Müdür Yardımcılığı ve Vergi Dairesi Müdürlüğünü kadrolarını da ŞEFLİK kadrosunu da değersiz görmüyoruz. Gelir İdaresi Başkanlığı, taşra teşkilatının personel yapısının kariyer mesleğe göre değil de düz memuriyete göre yapılanması nedeniyle, Gelir Uzmanlarına yapılan haksızlığın idarecilerin, takdir yetkisine ve vicdanına bırakılmasına İTİRAZ EDİYORUZ.
Gelir Uzmanlarına diretilen şey şudur; ‘‘kariyer meslek gibi zorlu koşullardan geçeceksiniz ancak düz memur gibi değerlendirildiğinizde sesinizi çıkarmayacaksınız’’
📌Özlük meselesi de bu konunun mütemmim cüzüdür. Vergi Dairesi Müdürlerinin özlüğü şube müdürü özlüğüne sıkışmış, bu durumda Gelir Uzmanlarının kariyer meslek olarak özlük haklarının diğer kariyer mesleklerle denk olmasına engel olur hale gelmiştir.
Kimse kusura bakmasın, Gelir Uzmanlarının özlük haklarına engel olan hiçbir hususa da Gelir Uzmanları sabretmek zorunda değildir.
Herkesin söylediği ancak davranışlarından hissedemediğimiz gerçek; ‘‘AYNI GEMİDEYİZ’’ ifadesidir. Aynı gemideyiz ancak ‘‘benim rahatım bozulacağına sen haksızlığa uğramaya devam et’’, ‘‘ben hakkımı almadan senin hak alma hayalini kurmana da izin veremem’’ bakış açısı artık vicdanlara ağır gelmektedir. Bir haksızlık uzun süre yaşandı diye haklı hale gelmez.
AYNI GEMİDE OLANLAR GEMİ BATMADAN DOĞRU İSTİKAMETE NASIL ULAŞACAKLAR?
📌Önce gerçeklerle yüzleşmek gerekiyor; Vergi Dairesi Müdürlüğü, Şube Müdürlüğü statüsünden kurtulmadıkça müdürlerin ve yardımcılarının özlük sorunu çözülemez.
Bu statüde iken Gelir Uzmanlarına amirlik yapması da onları değerli kılmaz Gelir Uzmanlığını değersiz kılar ve bu sarmal döngü devam eder durur. Bunu yıllardır görüyoruz.
📌Bu döngüyü sona erdirecek çözüm yolu, idarecilerin kariyer bir unvana amirlik yapacak bir statüye sahip olacakları yeni bir unvan elde etmeleridir. Ancak tek başlarına yani sadece onlar özelinde yapılacak bir düzenleme ile bunu elde etmeleri hukuken mümkün değildir.
Anayasa Mahkemesi, sınıflandırma, kariyer ve liyakat temel ilkeleri gerekçesiyle bu geçişi hukuka aykırı bulmuştur.(Bkz. İŞKUR İl Müdürünün istihdam uzmanlığa atanması ile ilgili karar)
Bu sorunun yeni bir teşkilat yapısı içerisinde yeni unvanlarla çözülmekten başka çaresi kalmadı.
Bu gerçeğe göre değil de yirmi yıl önceki gerçeklere göre hareket edilirse Vergi dairesi Müdürleri sadece kendi sorunlarını çözememekle kalmayacak, Gelir Uzmanlarının da işini zorlaştırmaya devam edeceklerdir.
Ancak Gelir Uzmanları için tek yol bu değildir. Aylardır ülkemizin en önemli hukukçularıyla tartıştığımız ve bir iki ay içerisinde açacağımız Merkez Taşra ayrımına ilişkin davamızdan da ümitliyiz, yaptığımız görüşmeler neticesinde seçim öncesinde siyasetin bir kararı ile daha önce denk olunan diğer kariyer mesleklerle denk özlük haklarına sahip olabileceğimizden de ümitliyiz.
Aynı gemideysek tek yol ‘‘BAŞUZMANLIK MODELİ’’
Birlikte başka bir çıkış yolu var ancak biz bilmiyorsak dinlemeye de hazırız. Acı gerçek, zamanın daraldığıdır.
Ezcümle, Gelir Uzmanlığı, Muhasebe Uzmanlığı, SGK Denetmenliği, Muhasebe Denetmenliği, İl Planlama Uzmanlığı, İl Göç Uzmanlığı, Vergi İstihbarat Uzmanlığı, Milli Emlak Uzmanlığı, Milli Emlak Denetmenliği, Ticaret Denetmenliği ... kanunda sayılan kariyer mesleklerdir ve kariyer mesleğe uygun çalışma koşullarına ulaşana kadar Kariyer Büro Sendikası mücadele etmeye devam edecektir.
Birlikte mücadele etmeye de
Tek başına mücadele etmeye de
Haklı olduğumuz konularda herkesle mücadele etmeye de HAZIRIZ.
Artık Gelir İdaresi Başkanlığında personel rejimindeki aksaklıklarla ilgili somut adımlar atılması elzemdir..
A Kadro Kariyer Meslek olan Gelir Uzmanlığı hakettiği statüye ve özlük haklarına kavuşmalıdır..
KAMUOYUNA DUYURU
20/08/2011 günlü, 28031 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir İdaresi Başkanlığı Hukuk Müşavirliği Görevleri ile Avukatların Mesleğe Alınmaları, Davaların Takip Usulü ve Çalışmaları Hakkında Yönetmeliğin; 25/06/2025 günlü, 32937 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik ile yeniden düzenlenen 24. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “diğer personel” ibaresi, Gelir Uzmanları ve Gelir Uzman Yardımcıları yönünden kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı bir astlık-üstlük ilişkisi doğurması nedeniyle Sendikamız tarafından yargıya taşınmıştır.
Danıştay 2. Dairesi, söz konusu dava kapsamında yaptığı değerlendirmede; kariyer meslek mensubu olan Gelir Uzmanları ve Gelir Uzman Yardımcılarının “diğer personel” kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, B grubu avukat kadrosunda görev yapan bir personelin müdür olarak görevlendirildiği durumlarda bu kişilere karşı sorumlu tutulduğunu, bu durumun ise taraflar arasında hukuken sorunlu bir hiyerarşik ilişki doğurduğunu açıkça tespit etmiştir.
Mahkeme, bu tespitten hareketle; anılan düzenlemenin Gelir Uzmanları ve Gelir Uzman Yardımcıları bakımından uygulanmasının hukuka aykırılık taşıdığına hükmetmiş ve “diğer personel” ibaresinin bu Gelir Uzmanları ve Gelir Uzman Yardımcıları yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.
Bu kararın temel dayanağını, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 3. maddesinde yer alan “sınıflandırma, kariyer ve liyakat” ilkeleri oluşturmaktadır. Zira Gelir Uzmanlığı; A grubu kariyer bir meslek olup, bu statünün gerektirdiği mesleki konumun idari düzenlemelerle zedelenmesi hukuken kabul edilemez.
Gelinen noktada açıkça görülmektedir ki; Gelir İdaresi Başkanlığı’nın özellikle taşra teşkilatındaki mevcut personel rejimi, kariyer ve liyakat ilkeleriyle tam anlamıyla uyumlu değildir. Bu durum yalnızca Gelir Uzmanlarını değil, taşra teşkilatında görev yapan tüm personeli ilgilendiren; hem özlük hakları hem de kurumsal hiyerarşi bakımından yapısal bir soruna işaret etmektedir.
Sendikamıza göre bu yapısal sorunun kalıcı ve hakkaniyetli çözümü, “Kapsayıcı Baş Uzmanlık” modelinin hayata geçirilmesidir. Bu model, kariyer meslek yapısını güçlendiren, liyakati esas alan ve kurumsal hiyerarşiyi sağlıklı bir zemine oturtan bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır.
Bu çerçevede; başta idare olmak üzere konunun tüm muhataplarını, mevcut durum daha da içinden çıkılmaz bir hal almadan sorumluluk almaya, gerekli düzenlemeleri yapmaya ve çözüm odaklı adımlar atmaya davet ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
#KariyerBüroSendikası
#KariyerBüroSen
@KariyerBuroSEN Mesleki onurumuza ve hiyerarşik haklarımıza sahip çıkma yolunda elde ettiğimiz bu kazanımın tüm camiamıza hayırlı olsun. 👏👏
@KariyerBuroSEN
Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatında, personel rejiminde köklü değişikliklere ihtiyaç var.
Gelir Uzmanının
Vergi Dairesi Müdür Yardımcısının
Vergi Dairesi Müdürünün
Grup Müdürünün
Birlikte tek çıkış yolu var. BAŞUZMANLIK MODELİ
@KariyerBuroSEN@memetsimsek@ilhan_hatipoglu@aerdemcantimur@gibsosyalmedya
https://t.co/vJ3C1oRApg
Antalyada vazifesini yerine getirmeye çalışan Gelir Uzmanı meslektaşlarıma yapılan saldırıyı şiddetle KINIYORUM.
GELİR UZMANLARI YALNIZ DEĞİLDİR.
#kabullenmedestekver@KariyerBuroSEN
📢 Kamuoyuna Duyuru
Gelir uzmanlarının kariyer meslek statüsüne ilişkin hukuki süreci
Anayasa Mahkemesi’ne taşıdık.
Bu süreç yalnızca bir unvan meselesi değildir.
Asıl mesele; görev, yetki ve sorumluluk bütünlüğünün sağlanmasıdır.
Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo açıktır:
➡️ Kariyer meslek deniliyor
➡️ Ancak yetki ve sorumluluk verilmekten kaçınılıyor
Bu çelişki hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
⚖️ Olası bir iptal kararı sonrasında da sürecin takipçisi olacağız.
Şeklen değil, fiilen adaletin sağlandığı bir düzenleme bekliyoruz.
❗ Alt düzenlemelerle kazanımların daraltılmasına,
❗ Yetkinin başka kadrolara kaydırılmasına,
❗ Belirsiz ve muğlak düzenlemelere
asla izin vermeyeceğiz.
🎯 Talebimiz nettir:
Kariyer meslek statüsüne uygun,
açık, güçlü ve dengeli bir görev-yetki sistemi
Bu mücadele sadece bugün için değil,
mesleğin geleceği için verilmektedir.
@KariyerBuroSEN
Ben ziyaretlerimde bu hususa özellikle dikkat çekiyorum, “onlara üye olursan” ile başlayan cümleler esasında kendini ele veren ifadelerdir.
“Bunları yaptık, başarmak istediğimiz de budur” diyemeyenler karalayarak rekabet etmeye çalışıyorlardır.
Yetki dönemleri herkesin omurgasını görmek adına güzel bir dönem, güya ezeli rakipler yetki için gizli anlaşmalar derdindeler.
Adalet diye haykıranlar, “bize üye olursanız şu işinizi çözeriz” mavi boncukları dağıtarak idareyi de zan altında bırakanlarla aynı kişilerdir.
Herkesin işini çözebiliyorsanız, müdür, grup müdürü ve defterdarlar boşuna mı oradalar? Esasında bu vaatlerle üye toplamaya çalışmak idareye hakaret etmek, onları yok saymak demektir.
Tayin işini çözeriz diyenlere, seni denetime aldırırız diyenlere sesleniyorum,
Madem tayin işini çözebiliyorsunuz İstanbulda 2000 e yakın tayin dilekçesi bekliyor bunlardan 1/4 ü sizin üyenizdir yaptırsanıza tayinlerini !!!
Sendika seni denetime aldırırız mesai alırsın demez, Allahtan korkar, kuldan utanır;
Denetim fazla mesaisinin adaletli dağıtılması ve herkese yayılması için mücadele eder.
Adaletsizlikle caka satarak sendikacılık yapılmaz.
Sendika hak arama yeridir.
Bir kariyer meslek düşünün;
Görev tanımı net değil.
Uzman personel, nitelik gerektirmeyen işlerde görevlendiriliyor.
Bu sadece mesleğe değil, kamu kaynaklarına da zarar veriyor.
Aidiyet zedeleniyor, verim düşüyor.
Adalet istiyoruz.
#vergihaftası@memetsimsek@ilhan_hatipoglu
Sahada, masada, denetimde ve analizde büyük sorumluluk üstlenen Gelir Uzmanlarımız; mali yapının görünmeyen ama en kritik gücüdür.
Emeğinize, duruşunuza ve mesleki onurunuza teşekkür ediyoruz.
#VergiHaftası#GelirUzmanları#vergihaftası
Vergi Haftası, sadece “vergi bilinci”nin değil, vergiyi toplayanların hakkının ve emeğinin konuşulduğu bir hafta olmalıdır.
#vergihaftası@memetsimsek@mehmedmus
@KariyerBuroSEN Vergi gelirlerinin elde edilmesi için mesai mefhumu gözetmeden çalışan gelir ve muhasebe uzmanlarının mesleki sorunlarının çözüme kavuşmadığı bir vergi haftasını daha geride bırakıyoruz
#vergihaftası
Gelir uzmanı olmak; sadece mevzuatı bilmek değil, adaleti hissetmektir. Her tespitin arkasında kamu hizmeti, her raporun satır aralarında okul, hastane, yol vardır. Rakamlarla konuşuruz ama derdimiz insanadır.
Vergi Haftası, tabelalarda yazan bir hatırlatma değil; emeğin, dikkatinin ve sorumluluğunun fark edilme zamanıdır. Kayıt dışılıkla mücadelede, gönüllü uyumun artmasında ve mali disiplinin sağlanmasında gelir uzmanlarının rolü stratejiktir.
Kısacası; bizler sadece denetlemeyiz, güven inşa ederiz.
Ve güçlü bir mali yapı, güçlü bir gelecek demektir.
@memetsimsek@RTErdogan@_cevdetyilmaz
Vergi Haftası vesilesiyle beklentimiz nettir:
📍 Merkez-taşra ayrımının giderilmesi
📍 Özlük haklarının iyileştirilmesi
📍 Mesleki yapının kurumsal olarak güçlendirilmesi
Güçlü maliye, güçlü Gelir Uzmanlarıyla olur.
#vergihaftası
Devletimizin en önemli gelir kaynağı olan verginin toplanmasinda her aşamada yer alan kariyer meslek mensubu gelir uzmanları hak ettiği değeri görmek istiyor.
#vergihaftası@memetsimsek@mehmedmus@ahmetkilic16