Benim en faydalı bulduğum tribün buydu.
Gol atan futbolcuyu ıslıklamadılar, çıkan oyuncuyu yuhalamadılar, Dzeko ve Tadic'in mutfak tüpünün yanında veda etmesinin sebebi de onlar değildi.
Peki bunu neden yapıyorlar?
Kitle psikolojisinin en ilkel refleksi günah keçisi ilan etmektir.
Büyük travma ve hayal kırıklıklarından sonra kitleler acayip bir içsel çelişki yaşarlar.
İçlerindeki öfkeyi çaresizliği ve en önemlisi yanılmış olma ihtimalini bünyeleri kaldırmaz. Eğer suçun asıl kaynağına -yani takıma köstek oldukları için kendilerine- dönerlerse kendi aptallıklarıyla yüzleşmek zorunda kalacaklardır. Bu da egolarını paramparça eder.
Bu noktada psikolojik savunma mekanizması devreye girer.
Suçu yıkacak ve infaz edilecek bir kurban bulmak.
Kitlelerin güçleri yetmediği veya manipüle edildikleri için malum yapıya tepki gösterememesi öfkenin yönünü içerideki daha kolay hedeflere çevirir.
Kulüp her başarısız olduğunda faturanın ilk olarak hocaya, x futbolcuya ya da en sonunda takıma köstek olmayan tek tribüne kesilmesinin sebebi budur.
Aynaya bakmayı tercih etmeyen bu güruh bir kurban seçip kendi günahlarından arınmak isterler.
Kurbanlar günah keçileri değişir ama camiadaki kronik korkaklık değişmedikçe her seferinde malum yapıya boyun eğip acısını kendi fertlerimizden çıkarmaya devam edeceğiz.
Şu açıklama Türk spor medyasının ne kadar ukala, ne kadar kendini bir bok sanan orospu çocuklarından oluştuğunun göstergesi.
"Portekiz'de hava sıcak, orada kimse kamp yapmıyor" diyecek kadar dangalak, cahil sürüsü bunlar. Embesiller ordusu!
Hepsinin yedi sülalesini sikeyim.
Aziz Yıldırım, 23/24 sezonu gs şampiyonluğunu aklıyor:
— "Tadic'ler, Dzeko'lar, iyi bir takım. Ama karşı rakip de iyi.
...
O mücadelede yine geride kaldık."
Hırsızlığı tek kalemde aklayan zihniyete oy veren kongrenin başkan seçme ehliyeti yoktur.