Hira nın babasını bulun @AliYerlikaya cezayı ona kesin
Kızın babası bulur darp eden kızı kesse katil diye mi anılacak ?
Kimsenin çocuğu kimsenin çocuğuna bunu yapması normal değildir
Herkes çocuğuna kendisi mi sahip çıksın ? Devlet sahip çıkacak mı ?
Hani Verem hastasıydı?
Atatürk'e hakaret ettikten sonra iki gün tutuklu kalan, ardından verem hastası olduğunu söyleyerek serbest bırakılan dönerci Mustafa Atmaca, bulaşıcı hastalığına rağmen döner kesmeye ve servis yaparak halk sağlığını riske atmaya devam ediyor.
Bir akran zorbalığı görüntüsü daha…
9 sınıf öğrencisi bir kız öğrenciye üst sınıftaki kız öğrenciler saldırıyor…
Okullarda disiplin cezaları daha terbiye edici olmalı!
Mabel Matiz'in ülke ahlakını bozan şarkısına erişim engeli gelmiş şükürler olsun.
Bu da Akp Elazığ il başkanının oğlu burnundan rahatsız sanırım.
Geçmiş olsun!
Sabah uyanıyorsun, çocuklar hazırlanmış, giyinmiş, onları okula götürüyorsun. Yolda giderken bir trafik terörü son sürat yanından geçiyor. Sen de ‘Çocuklar var, dikkat et!’ diye uyarıyorsun. Bu sefer de arabayı durdurup, iki küçücük çocuğunun yanında hem tokat yiyorsun hem de boğazın sıkılıyor. İşte bu ülkede sokaklar mafya bozuntularına teslim edilmiş.
Ali Mahir Başarır’dan İstanbullulara çağrı:
"AKP iktidarı an itibari̇ i̇le siyaset kurumuna el koymak istemektedir. O sebeple tüm İstanbulluları i̇l binamıza davet ediyoruz"
Yüzlerce polis tarafından sarıldık!
İstanbul İl Başkanlığımıza giriş ve çıkış yapılamıyor.
Tüm İstanbulluları buraya, milli iradeye sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Bu ülke bu kötülüğü hak etmiyor!
Geçtiğimiz ay DEM’ li Sırrı Süreyya rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. ricali devlet dahil memlekette kim varsa hastane önünde kuyruk oldu. Memleketin en iyi lüks hastanesi Florance nightingale ve en iyi doktorları seferber edildi. Süreci ekranlardan dakika dakika verildi.
Yani son günleri dahil bir hıyrını görmediğini söylediği cumhuriyetin tüm imkanlarını dibine kadar sömürdü.
Okumak için Ankara’ya geldiğinde Cumhuriyetin sağladığı imkanlarla ilk defa bir ögünde 3 çeşit yemek yenildiğini tecrübe eden Sırrı ömrünü ona bu imkanları sağlayan cumhuriyete karşı savaşmakla geçirdi.
Teröristbaşına babam dedi, devletin yıkılması milletin bölünmesi için terör örgütünün siyasi kanadında yer aldı, PKK’ lı leşler için şehit kavramını kullandı, sözde Ermeni soykırımı dahil her meselede Türk milletine hasımlık güttü.
Bu hasımlıkları güderken vekil oldu, Meclis başkan vekili oldu. Teröristbaşına babam dedi, barış elçisi oldu. Postacılığını yaptığı terör örgütünün taleplerini kabul etmezsek örgüt tarafından öldürüleceğimizi ima etti ve ölüm haberini verecek başçavuşun evimize geleceğini söyledi. Tartıştığı Enver Ayseveri evine örgütü yığmakla tehdit etti. Bu haliyle sevimli adam oldu. Barış elçisi oldu.
Ömrü Cihangir’in sosyetik mekanlarında geçti. Bu şatafatlı hayatı yaşarken muhalif aydın!!! sayıldı.
Dün Nihat Genç abimizin entübe edildiği haberini aldık. Bir gün evvel hastaneye gitmiştik. Yenge hanım ve oğlu vardı.
Nihat abi bir kuzey fırtınasıydı. Doğru, deli, dolu.
Hayatını bu millet için yaşadı. Kalemi bu toprakların en güzel hikayelerini yazdı. Eyvallahsızdı. Yeri geldi seyyar satıcılık yaptı.
Bir gün akşam yürüyüşü yaparken, gel dedi şurda sana bir döner ısmarlayayım. Abi aç değilim dedim. O an göz göze geldik, Fatih dedi param var. Param var dediği buraya yazsam pek çok insana komik gelecek bir rakamdı. İçim sızladı. Kitaplarından dolayı biraz telif gelmişti.
Hayattaki mal varlığı bir evi oldu. Evi aldığında aramış ve o çocuksu heyecanıyla evim var artık Fatih demişti. Ev görmesine eşimle gittim. Evi nasıl bir heyecanla gezdirdiğini anlatabilmek için Nihat Genç olmam lazım.
Yazacak çok şey var. Ancak yazacak takatim yok.
Sırrı, Cihangirin sosyetik mekanlarında muhalif aydın??? rolü keserken Nihat abi Yüksel caddesinde Engürü kıraathanesinde oturuyordu.
Nihat abi biricik evladına iş bakarken Sırrının kızı ve damadı Alaçatıyı üstlerine yapıyordu.
Bu toprakların soylu çocuğu Nihat Genç hastanede entübe halinde. Tedavi gördüğü hastaneye gelip gidenler sadece dostları. Ne ricali devlet var ne mersedeslerle, makam şoförleriyle gelenler…
Bir tarafta Cumhuriyet için yaşayan ve yazan Nihat abi diğer yanda Sırrı… Bu turnusol mahiyetindeki iki hayat size bir şey anlatamıyorsa benim yazarak anlatmam imkansız. Ne yazalım, ne anlatalım…
Yollar 30-40 km de RADAR ile dolu.
Karada yoksa ,Havada Dron ile yazıyorlar.
Devlet geçimi resmen vatandaşa tuzak kurup, ceza yazarak kazanca bağlamış.
Herkes dikkat etsin.
110 km hız ile giderken bir anda 70’e düşmek “trafik kontrolü” değildir. 90 km hız ile giderken bi anda 50’ye düşmek “trafik kontrolü” değildir. Hatta bu durum trafik akışını tehlikeye sokmak anlamına gelir. Hangi partiden olursak olalım bu duruma karşı çıkmak zorundayız. Nerede radar olduğu belli değil, hız sınırının kaç olduğu belli değil. Bunu “tuzak” olarak gören insanlara katılmamak elde değil. Hep beraber söylemek zorundayız: “30 dakikada 1 radar istemiyoruz!”