Artık tek bakışta günün potansiyel profilini çizebilecek seviyenin de üstündeyim.
Bunun için çizgi çekmeme gerek bile yok. Gözümle 1 saniye bakmam her şeye yetiyor.
Günün profilini kalıplaşmış terimlerden ziyade işlem saatimde veya belirli bir saatte marketin nerede olduğuna göre veyahut marketin NASIL ve NE ZAMAN geldiğine göre algılayabiliyorum...
O günün nasıl geçeceğini tek bakışta anlayabiliyorum.
Ne zaman dönüş verebileceğini tahmin edebiliyorum.
E bunları tahmin etme dürtüsünü kendimize yükleyince para kazanmamak elde değil...
Ama benim için artık en zor kısım ne biliyor musunuz?
Bir sonraki günü beklemek...
Milyon dolarlar değerinde bir zihnim var ve bunu 3 kuruşa heba edecek değilim...
Az kaldı, tüm dünya benim kim olduğumu görecek...
Yine güzide kurum kültür ve liyakatıyla kuyuya bir taş atıldı 40 tane akıllı da taşı kuyudan çıkarmaya çalışıyor :) Yine bir şeyleri düzeltmeye çalışırken her şeyi daha karmaşık ve anlaşılması zor hale getirmeyi başarmışız. Haftasonu burası tımarhaneye dönecek belli ki :) Emeği geçenleri tebrik ediyorum
Doğrudan ya da dolaylı bir bağlantısı olabilir bilmiyorum ama Kalkınma yolu projesi ve özellikle projenin kuzey etabında yapılacak işlere göz atmanı tavsiye ederim. Proje kapsamındaki işlerde yüklenici rolü üslenebilecek bölgede tesisleşmiş şirketlerin potansiyeli hakkında güzel fikirler verecektir eminim 🫡
Globalde fazlasıyla ilgi görmüş benim de okurken keyif aldığım bu makaleyi sizlere özetleyip birkaç yorum iliştirmek isityorum. Makale yapay zeka altyapı tartışmasındaki en temel soruya farklı bir cevap veriyor. İnternet dönemindeki inşa süreci neden birkaç yılda doyuma ulaştı da bu döngü daha uzun sürüyor sorusuna cevap arıyor.
Yazarın temel tezi şu, internet devriminde donanım talebi tek bir boyutta kullanıcı sayısı üzerinden büyüyordu. Herkes sabit ücretli abonelik ödüyordu ve on kat fazla sayfa gezmek on kat fazla ödemek anlamına gelmiyordu. Kullanıcı artışı doyuma ulaştığında talep de doydu, nitekim bu furya doyuma ulaştığında Amerika'da internet kullanımı yüzde 50 civarındaydı. Yapay zekada ise büyüme kullanıcı sayısı ve kişi başına kullanım olarak iki boyutta birden işliyor. İkisi çarpım halinde çalışıyor ve ikisi de aynı birime dönüşüyor, yani token'a. Birinci boyut birkaç ay önce yüzde 50'yi geçti, yani orası olgunlaşıyor. İkinci boyut ise henüz başında. Tipik bir Amerikan şirketinde çalışan başına aylık harcama 12 dolar ve yazara göre uzun vadede bu rakamın beyaz yaka maaşının yüzde onuna, yani bin dolar civarına gitmesi makul. Arada neredeyse yüz kat var. Bugünkü büyümeyi taşıyan şey birinci eğri değil, bayrağı devralan ikinci eğri.
Bu çerçevenin güzel tarafı, ayrı ayrı konuştuğumuz verileri birleştirmesi. Kullanım tarafındaki uçurumun neden kapanmadığı, ajan kullanımının token hacmini neden katladığı ve kodlamanın neden merkezde durduğu aynı mantığın parçaları oluyor. Yazarın kodlama tespiti özellikle önemli. Geniş tanımıyla kodlama bugün gelirin yüzde 60-70'ini oluşturuyor ama bunun beşte biri yazılımcı işi bile değil. Excel düzenlemek, hukuki belge taramak, finansal model kurmak gibi işler arka planda bir kod ortamı açılıp kodla çözülüyor. Rakamlara göre, şubattan bu yana Codex'in haftalık kullanıcı artışı hukukta 108 kat, satışta 41 kat, mühendislikte yalnızca 5 kat olarak gerçekleşmiş. Yani kod yazmayı bilmeyenler, kodlama altyapısını kullanarak kendi işlerini yapıyor.
Altyapı yatırımlarının aşırıya kaçtığı tartışmasında yazarın hesabı şöyle işliyor. Bir gigavatlık veri merkezinin kurulumu 50 milyar dolar, altı yıla yayınca yıllık 10 milyar dolar maliyet demek. Buna karşılık gigavat başına üretilen gelir 30 milyar dolar civarında. Yani oran üçe bir ve bu oran korundukça 2027 hatta 2028 kapasite planları kendi kendini absorbe ediyor. Buradan vardığı sonuç da net, altyapı tarafındaki aşırı yatırım kesin yaşanacak ama en az iki yıl boyunca ufukta görünürde değil.
Şimdi kendi eklemelerime geleyim.
Birincisi, hesabın en kırılgan yeri gelir tarafında değil, varsayımlarda. Altı yıllık amortisman ve gigavat başına sabit gelir varsayımı, tam da şu an tartışılan iki şeye dayanıyor. Donanımın ekonomik ömrü ve token fiyatlarının seyri. Dolar başına performans 21 ayda ikiye katlanırken altı yıllık ömür varsayımı iyimser kalabilir, token fiyatları düşmeye devam ederken gigavat başına gelirin sabit kalması da garanti değil. Üçe birlik oran geniş bir güvenlik payı bırakıyor ama o pay iki değişkenin aynı anda bozulmasına dayanıklı olmayabilir.
İkincisi, makalenin en az konuşulacak ama bence en önemli cümlesi aşırı yatırımla ilgili. Yazar aşırı inşanın model şirketlerinin lehine olduğunu söylüyor, çünkü veri merkezi marjları ezilince çıkarım kârı yukarı, en tepedeki iki şirkete akıyor. Bu, altyapı tarafına yatırım yapan herkesin üzerine düşünmesi gereken bir uyarı. Fazla kapasite ilk önce kapasiteyi kiralayan tarafı vurur, kiralayanın müşterisini değil. Zincirde nerede durduğun, döngünün hangi aşamasında olduğundan daha önemli hale geliyor.
Üçüncüsü, Amdahl yasası kısmı. Token her adımı hızlandırmıyor. İlaç geliştirmede klinik aşama hızlanamıyorsa, geri kalan adımları bin kat hızlandırmak toplamda iki kat kazandırıyor. Bu, yapay zekanın ekonomiye etkisinin neden verilerde yavaş göründüğünü açıklayan en temiz mekanizma ve hızlanamayan adımın olduğu her sektörde tavanı belirleyen şey o adım.
@BTstrateji Ben de aynı şekilde düşünüyorum. Yönetmelikle birlikte PHE yi yakından takip edeceğim. KHA da iyi ama içerik olarak TLY ve THF ye çok yakın. 🫡
BREAKING: Nvidia stock, $NVDA, falls -4% after reporting a record $96.2 billion in quarterly revenue.
The company beat both revenue and EPS expectations and provided stronger than expected guidance.
Bugün piyasada güzel bir hava esti. Hürmüz Boğazı'ndan gelen olumlu haberlerle petrol sert geriledi. Ama tam nefes alacakken bu sefer başka bir cepheden manşetler gelmeye başladı: Rusya.
İran ile Umman, boğazdaki gemi trafiğinin yönetimi konusunda yeniden masaya oturdu. İki taraf, geçiş için geçici ortak bir seyir koridoru oluşturulmasını görüştüklerini ve bölgenin mayınlardan temizlenmesi konusunda anlaştıklarını açıkladı.
Piyasa buna anında tepki verdi. Çarşamba günü Brent petrol yüzde 2 düşüşle 86 dolar bandına, WTI ise yüzde 1,8 kayıpla 80,87 dolara geriledi. Salı günü de her ikisi yüzde 3'ün üzerinde değer kaybetmişti. Yani iki günde ciddi bir gevşeme var
Ve tam burada, aşağı taraf rahatlarken yukarı taraf ısınmaya başladı. Putin açıklamaları, tırmanma senaryoları, nükleer başlıklar... Ekranlarda bir sürü haber dönüyor.
Rusya bizim en büyük doğalgaz tedarikçilerimizden biri. Tedarikte bir aksama ya da fiyat şoku, doğrudan enerji ithalat faturamıza, cari açığımıza ve enflasyona yazar.
**İkincisi tahıl ve gıda.** Karadeniz, dünyanın buğday ambarı. Koridor tehdit altına girerse küresel gıda fiyatları fırlar ve bu, bizim gıda enflasyonumuza doğrudan yansır. Türkiye ayrıca ciddi miktarda buğday ithal ediyor.
**Üçüncüsü turizm.** Rusya ve Ukrayna, turizmimizin en büyük pazarları arasında. Sert bir tırmanış turizm gelirlerini vurur; bu da döviz girdimizi azaltır.
**Dördüncüsü ticaret ve lojistik.** Karadeniz'de ticari gemilere yönelik riskler, taşımacılık maliyetlerini ve sigorta primlerini artırır.
**Beşincisi ve en hızlı işleyeni: Risk primi.** Bölgesel gerilim arttığında Türkiye'nin CDS'i yükselir, kur baskı görür, yabancı yatırımcı gelişen piyasalardan çıkar. Aylardır takip ettiğimiz o yabancı akımları tersine döner. En hızlı hissedeceğimiz kanal budur.
Madalyonun öbür yüzünü de söyleyeyim: Böyle dönemlerde enerji ve rafineri tarafı, savunma sanayi ve tarım-gıda üreticileri pozitif ayrışabilir. Döngüsellik yazımı okuyanlar bilir; her haber birinin cebine para koyarken bir diğerinin cebinden alır.
Piyasa aslında tek tek olayları değil, TOPLAM RİSK PRİMİNİ fiyatlar. Hürmüz'de gerilim düşüyor ama Karadeniz'de yükseliyorsa, net etki sıfır bile olabilir. Bu yüzden "petrol düştü, artık her şey güzel" demek eksik bir okumadır.
Onun için de bakacağımız yerler belli: Brent petrol, altın, dolar endeksi ve Türkiye'nin CDS'i. Bu dördü, jeopolitik riskin nereden gelirse gelsin bize ne kadar dokunduğunu söyler.
Gerisi gürültüdür. Ve bu piyasada gürültüyle işlem yapan, her seferinde aynı yere varır.
Faydalı bulduysanız RT ve kaydet.
#petrol #jeopolitik #brent #borsa #bist100 #enflasyon #YatırımTavsiyesiDeğildir
Payback period ve ROI sürelerinde büyük sapmalar olmadığı sürece yapay zeka yatırımlarının, bugün paylaştığınız JP Morgan çalışmasındaki gibi ardçıl alanlara yoğunlaşarak kayması sistemin devamlılığında sorun yaratmayabilir.
Her zamanki gibi zihin açıcı bilgiler paylaştınız. Teşekkürler.
BofA'nın bu çalışması Amerikan sanayisindeki toparlanmanın ne kadarının yapay zekadan geldiğini ayrıştırıyor. Sanayi üretimi haziranda yıllık yüzde 1,1 artmış ve bu artışın neredeyse tamamı işlenmiş metal, makine, bilgisayar ve elektronik ürünler, elektrikli ekipman gibi yapay zekayla ilgili sektörlerden geliyor.
Grafikteki asıl bilgi lacivert sütunların dışında kalan kısımda. Diğer sanayi kollarının katkısı sıfır civarında seyrediyor, hatta bazı aylarda eksiye geçiyor. Yani sanayi büyüyor gibi görünen tablo aslında tek bir kalemin taşıdığı bir tablo.
İnşaat tarafında durum daha net. BofA'nın tahminine göre veri merkezleri hariç tutulduğunda konut dışı inşaat faaliyeti 2025 başından beri yıllık bazda daralıyor. İstihdam grafiğinde de aynı ayrışma görünüyor, konut dışı inşaattaki artışın büyük kısmı veri merkezi şantiyelerinden geliyor.
Yorumumu eklemek istediğim birkaç ek noktada var. Birincisi makro veriyi okuma biçimiyle ilgili. Manşet sanayi üretimi ve inşaat istihdamı rakamları ekonominin genel sağlığı hakkında fikir vermek için kullanılır. Bu ayrışma o okumayı bozuyor. Sanayi üretimi artıyor diye ekonominin geneline dair sonuç çıkarmak, tek bir yatırım temasının verisini ekonomiye mal etmek anlamına geliyor.
İkincisi bu tür yoğunlaşmanın istihdam tarafında yarattığı yanılsama. İnşaat istihdamındaki artış yeni bir konut döngüsünün başladığını değil, belirli bölgelerde belirli projelerin sürdüğünü gösteriyor. Veri merkezi inşaatı bittiğinde o istihdam kalıcı olmuyor, çünkü işletme aşamasında çok az kişi çalışıyor. Bir gigavatlık tesis inşaat sırasında binlerce kişi istihdam ederken faaliyete geçtiğinde birkaç yüz kişiyle işliyor.
Üçüncüsü ve yatırım açısından en önemlisi, tersinden okuma. Yapay zeka harcaması yavaşlarsa etkisi sadece teknoloji hisselerinde görünmez. Sanayi üretimi eksiye döner, inşaat istihdamı zayıflar, bu da Fed'in baktığı verilerde doğrudan yer alır. Yani yapay zeka yatırımı artık bir sektör hikayesi değil, makro verinin bileşeni haline gelmiş durumda.