Öğretmenliği değersizleştiren yalnızca mesleğin toplumdaki karşılığının giderek zayıflaması değil ; emeği sürekli sorgulanan, fedakârlığı normalleştirilen, öğretmenin sözü görmezden gelinen ve itirazı neredeyse nankörlük sayılan bir düzenin içinde olmak.
Evleneceğimiz kişinin Allah ile arası iyi olsun.
İbadetlerini ihlâsla yapsın.
Helal rızık kazansın.
Güzel ahlaklı ve takvalı olsun.
Kalbimiz ısınsın.
Vallahi gerisi boş, geçici ve hüsrân olur..
Belki de en büyük yorgunluğumuz, huzura bile mücadele ederek varmamız gerektiğini sanmaktan geliyor. Oysa insan bazen hiçbir şeyi zorlamadan hiçbir şeyden korkmadan kalbinin sessizce “artık güvendeyim” diyebildiği bir yere kavuşmak istiyor.