bazı şeylere küstüm olmadı, barıştım olmadı, yanında kaldım olmadı, görmezden geldim olmadı, şans verdim olmadı, affettim olmadı, unuttum olmadı..
yok yani bir türlü olduramadım.
Meryem Suresi’ndeki en derin ders şudur: ‘Bazen yok olmak isteyeceğin kadar yalnız ve çaresiz hissedebilirsin; ama Allah’a sığınmak, en karanlık anları bile aşmanın tek yoludur.’
yirmili yaşların ortasında birçok insan içten içe yas tutuyor aslında. çocukluğunun gidişine, eski heyecanlarının kaybına ve hayal kurabilen tarafının sessizliğine.
insanın kalbi yorulunca kelimeleri de azalır. artık kimseye bir şey anlatmak, kendini kanıtlamak ya da haklı çıkmak istemezsin. o büyük sessizlik başladığında, dışarıdaki dünyanın gürültüsü de biter. sadece kendi sesini duyduğun o tenha yer, ruhun asıl evidir.
Üzücü olan şu ki, ilk tanıştığımız zamana geri dönsek ve sana bana yaptığın her şeyi, bunu kimin yaptığını söylemeden anlatsam... Sen o kişiden nefret ederdin.
cuma duasıdır;
gönlümüzdeki her beklentiyi rabbimizin hükmüne bıraktık. olacaksa lütfuyla çiçeklensin, olmayacaksa incitmeden sessizce çekilsin. bizlere takdire rıza gösteren bir kalp, sonu huzura çıkan ferah yollar nasip etsin. niyetimiz hayır, yolumuz aydınlık olsun.