Aşağıdaki ifadeler doğru mudur?
"Ekrem İmamoğlu:
* Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
* Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
* İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler.
* Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler."
Eğer bu idialar da doğru ise iktidarın yatacak yeri yok demektir ve derhal istifa etmelidir.
Onur Buldu’dan Sarp Apak itirafı: Bir yıl evinde kaldım, cebime harçlık koydu! Allah bin kere razı olsun.
🔹 İstanbul’a gelmeyi hiç düşünmüyordum. Doğuya gidip Devlet Tiyatrosu’nda oynamak istiyordum.
🔹 Sarp çok ısrar etti. İstanbul’a gel, İstanbul’a gel dedi. Ben de bir bavul alıp geldim.
🔹 Bir sene evinde yattım, kalktım. Cebime harçlık koydu.
🔹 Bir yerde anlaşılmayan bir şey varsa beni yönlendirdi. Ev bulana kadar, iş bulana kadar yardımcı oldu.
🔹 Allah razı olsun. Bin kere razı olsun.
@islamkazanacak_ Yav olm bana 1 tane bu ülkede fon hırsızlığından dolayı attığın twiti göster kul hakkıyla ilgili attığın twit göster lan. Bakalım kim savaş açmış.
İmamoğlu'ndan Yeni Parti İstanbul İl Kongresi'ne mesaj: Parlamenter sisteme döneceğiz, saraydan değil Meclis'ten yöneteceğiz
🔗https://t.co/mb0QOu4Ojf
➡️ https://t.co/1851ANw3Ck
➡️ https://t.co/lMZ8ZI0rsD
Ekrem İmamoğlu, savunmasını Hz.Ali’nin şu sözleriyle sonlandırmış:
“Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki zafer yakındır.”
AZERBAYCAN DEVLETİNE, AZERBAYCAN HALKINA VE KAMUOYUNA
Açıklamalarımın kardeş Azerbaycan’da yol açtığı kırgınlık ve üzüntü nedeniyle pişmanım. Kullandığım ifadelerin maksadımı aşmasından dolayı Azerbaycan devletinden ve Azerbaycan halkından açıkça ve içtenlikle özür diliyorum. Samimi özrümün kabulünü saygıyla istirham ediyorum.
Amacım, bir gazeteci olarak başörtüsü konusunda duyduğum hassasiyeti, din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin düşüncelerimi dile getirmekti. Ancak düşüncelerimi anlatırken kullandığım dilin doğurabileceği sonuçları daha dikkatli değerlendirmeli, kendimi daha açık ve özenli ifade etmeliydim.
Azerbaycan’ın içişlerine müdahale etmek, halkı devlete karşı kışkırtmak, ülkede karışıklık çıkarmak, iktidarın zorla ele geçirilmesini veya anayasal düzenin zorla değiştirilmesini istemek gibi bir amacım asla olmadı ve Olamaz.Dinî nefret, düşmanlık veya ayrımcılık oluşturma niyetim de bulunmamaktadır. Bana yöneltilen bu yöndeki suçlamaları kabul etmiyorum.
Sözlerim böyle bir çağrı olarak anlaşıldıysa, gerçek düşüncemin bu olmadığını açıkça belirtiyorum. Şiddeti, darbeyi, tehdidi ve zor kullanmayı reddediyorum. Hiç kimseyi hukuka aykırı bir eyleme davet etmiyorum. Açıklamalarımın da böyle bir eyleme gerekçe yapılmasını istemiyorum.
Azerbaycan kardeş bir devlettir; Azerbaycan halkı bizim kardeşimizdir. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve anayasal düzenine saygım tamdır. Azerbaycan’ın geleceğine ilişkin kararların Azerbaycan halkına ve kendi anayasal kurumlarına ait olduğunun bilincindeyim.
Başörtüsüne ilişkin hassasiyetimin temelinde, insanların inançları ve kıyafet tercihleri nedeniyle dışlanmaması düşüncesi vardır. Başını örtenin de örtmeyenin de onuruna, haklarına ve özgür iradesine saygı duyuyorum. Bu konudaki düşüncelerimi yalnızca hukuk, karşılıklı saygı ve barışçıl diyalog çerçevesinde ifade etmek istiyorum.
İfade ve basın özgürlüğüne dayanırken başkalarının haklarını, toplumsal barışı ve kullandığım dilin sorumluluğunu da gözetmem gerektiğinin farkındayım. Uygun bulmadığım içerikleri bu anlayışla kaldırdım. Bundan sonraki açıklamalarımda daha dikkatli ve özenli olacağım.
Türkiye’de ve Azerbaycan’da herkesten ricam, bu açıklamamın samimiyetle değerlendirilmesidir. Eleştiriye açığım. Ancak şahsımın veya herhangi bir kişinin hakaret, tehdit ve linç kampanyalarının hedefi hâline getirilmesini istemiyorum. Başörtüsü üzerinden de hiçbir insanın hedef gösterilmesini doğru bulmuyorum. Görüş ayrılıklarının düşmanlığa dönüşmemesini diliyorum.
İlgili mercilerden, açıklamalarımın bütününün, bağlamının ve burada açıkça ifade ettiğim niyetimin adil biçimde değerlendirilmesini talep ediyorum. Özrüm, Azerbaycan devletine ve halkına duyduğum saygının, yol açtığım kırgınlıktan duyduğum pişmanlığın ifadesidir. İşlemediğimi belirttiğim suçlamaları kabul ettiğim anlamına gelmemektedir.
Kardeşliğimize zarar vermek istemedim. Sözlerimle kırgınlığa neden olduğum için üzgünüm ve pişmanım. Azerbaycan devletinden ve Azerbaycan halkından bir kez daha içtenlikle özür diliyor, özrümün kabulünü istirham ediyorum.
🇹🇷🇦🇿 İki devlet, tek millet.
Celal Çiftçi Gazeteci
AZERBAYCAN DEVLETİNE, AZERBAYCAN HALKINA VE KAMUOYUNA
Açıklamalarımın kardeş Azerbaycan’da yol açtığı kırgınlık ve üzüntü nedeniyle pişmanım. Kullandığım ifadelerin maksadımı aşmasından dolayı Azerbaycan devletinden ve Azerbaycan halkından açıkça ve içtenlikle özür diliyorum. Samimi özrümün kabulünü saygıyla istirham ediyorum.
Amacım, bir gazeteci olarak başörtüsü konusunda duyduğum hassasiyeti, din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin düşüncelerimi dile getirmekti. Ancak düşüncelerimi anlatırken kullandığım dilin doğurabileceği sonuçları daha dikkatli değerlendirmeli, kendimi daha açık ve özenli ifade etmeliydim.
Azerbaycan’ın içişlerine müdahale etmek, halkı devlete karşı kışkırtmak, ülkede karışıklık çıkarmak, iktidarın zorla ele geçirilmesini veya anayasal düzenin zorla değiştirilmesini istemek gibi bir amacım asla olmadı ve Olamaz.Dinî nefret, düşmanlık veya ayrımcılık oluşturma niyetim de bulunmamaktadır. Bana yöneltilen bu yöndeki suçlamaları kabul etmiyorum.
Sözlerim böyle bir çağrı olarak anlaşıldıysa, gerçek düşüncemin bu olmadığını açıkça belirtiyorum. Şiddeti, darbeyi, tehdidi ve zor kullanmayı reddediyorum. Hiç kimseyi hukuka aykırı bir eyleme davet etmiyorum. Açıklamalarımın da böyle bir eyleme gerekçe yapılmasını istemiyorum.
Azerbaycan kardeş bir devlettir; Azerbaycan halkı bizim kardeşimizdir. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve anayasal düzenine saygım tamdır. Azerbaycan’ın geleceğine ilişkin kararların Azerbaycan halkına ve kendi anayasal kurumlarına ait olduğunun bilincindeyim.
Başörtüsüne ilişkin hassasiyetimin temelinde, insanların inançları ve kıyafet tercihleri nedeniyle dışlanmaması düşüncesi vardır. Başını örtenin de örtmeyenin de onuruna, haklarına ve özgür iradesine saygı duyuyorum. Bu konudaki düşüncelerimi yalnızca hukuk, karşılıklı saygı ve barışçıl diyalog çerçevesinde ifade etmek istiyorum.
İfade ve basın özgürlüğüne dayanırken başkalarının haklarını, toplumsal barışı ve kullandığım dilin sorumluluğunu da gözetmem gerektiğinin farkındayım. Uygun bulmadığım içerikleri bu anlayışla kaldırdım. Bundan sonraki açıklamalarımda daha dikkatli ve özenli olacağım.
Türkiye’de ve Azerbaycan’da herkesten ricam, bu açıklamamın samimiyetle değerlendirilmesidir. Eleştiriye açığım. Ancak şahsımın veya herhangi bir kişinin hakaret, tehdit ve linç kampanyalarının hedefi hâline getirilmesini istemiyorum. Başörtüsü üzerinden de hiçbir insanın hedef gösterilmesini doğru bulmuyorum. Görüş ayrılıklarının düşmanlığa dönüşmemesini diliyorum.
İlgili mercilerden, açıklamalarımın bütününün, bağlamının ve burada açıkça ifade ettiğim niyetimin adil biçimde değerlendirilmesini talep ediyorum. Özrüm, Azerbaycan devletine ve halkına duyduğum saygının, yol açtığım kırgınlıktan duyduğum pişmanlığın ifadesidir. İşlemediğimi belirttiğim suçlamaları kabul ettiğim anlamına gelmemektedir.
Kardeşliğimize zarar vermek istemedim. Sözlerimle kırgınlığa neden olduğum için üzgünüm ve pişmanım. Azerbaycan devletinden ve Azerbaycan halkından bir kez daha içtenlikle özür diliyor, özrümün kabulünü istirham ediyorum.
🇹🇷🇦🇿 İki devlet, tek millet.
Celal Çiftçi Gazeteci
AZERBAYCAN DEVLETİNE, AZERBAYCAN HALKINA VE KAMUOYUNA
Açıklamalarımın kardeş Azerbaycan’da yol açtığı kırgınlık ve üzüntü nedeniyle pişmanım. Kullandığım ifadelerin maksadımı aşmasından dolayı Azerbaycan devletinden ve Azerbaycan halkından açıkça ve içtenlikle özür diliyorum. Samimi özrümün kabulünü saygıyla istirham ediyorum.
Amacım, bir gazeteci olarak başörtüsü konusunda duyduğum hassasiyeti, din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin düşüncelerimi dile getirmekti. Ancak düşüncelerimi anlatırken kullandığım dilin doğurabileceği sonuçları daha dikkatli değerlendirmeli, kendimi daha açık ve özenli ifade etmeliydim.
Azerbaycan’ın içişlerine müdahale etmek, halkı devlete karşı kışkırtmak, ülkede karışıklık çıkarmak, iktidarın zorla ele geçirilmesini veya anayasal düzenin zorla değiştirilmesini istemek gibi bir amacım asla olmadı ve Olamaz.Dinî nefret, düşmanlık veya ayrımcılık oluşturma niyetim de bulunmamaktadır. Bana yöneltilen bu yöndeki suçlamaları kabul etmiyorum.
Sözlerim böyle bir çağrı olarak anlaşıldıysa, gerçek düşüncemin bu olmadığını açıkça belirtiyorum. Şiddeti, darbeyi, tehdidi ve zor kullanmayı reddediyorum. Hiç kimseyi hukuka aykırı bir eyleme davet etmiyorum. Açıklamalarımın da böyle bir eyleme gerekçe yapılmasını istemiyorum.
Azerbaycan kardeş bir devlettir; Azerbaycan halkı bizim kardeşimizdir. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve anayasal düzenine saygım tamdır. Azerbaycan’ın geleceğine ilişkin kararların Azerbaycan halkına ve kendi anayasal kurumlarına ait olduğunun bilincindeyim.
Başörtüsüne ilişkin hassasiyetimin temelinde, insanların inançları ve kıyafet tercihleri nedeniyle dışlanmaması düşüncesi vardır. Başını örtenin de örtmeyenin de onuruna, haklarına ve özgür iradesine saygı duyuyorum. Bu konudaki düşüncelerimi yalnızca hukuk, karşılıklı saygı ve barışçıl diyalog çerçevesinde ifade etmek istiyorum.
İfade ve basın özgürlüğüne dayanırken başkalarının haklarını, toplumsal barışı ve kullandığım dilin sorumluluğunu da gözetmem gerektiğinin farkındayım. Uygun bulmadığım içerikleri bu anlayışla kaldırdım. Bundan sonraki açıklamalarımda daha dikkatli ve özenli olacağım.
Türkiye’de ve Azerbaycan’da herkesten ricam, bu açıklamamın samimiyetle değerlendirilmesidir. Eleştiriye açığım. Ancak şahsımın veya herhangi bir kişinin hakaret, tehdit ve linç kampanyalarının hedefi hâline getirilmesini istemiyorum. Başörtüsü üzerinden de hiçbir insanın hedef gösterilmesini doğru bulmuyorum. Görüş ayrılıklarının düşmanlığa dönüşmemesini diliyorum.
İlgili mercilerden, açıklamalarımın bütününün, bağlamının ve burada açıkça ifade ettiğim niyetimin adil biçimde değerlendirilmesini talep ediyorum. Özrüm, Azerbaycan devletine ve halkına duyduğum saygının, yol açtığım kırgınlıktan duyduğum pişmanlığın ifadesidir. İşlemediğimi belirttiğim suçlamaları kabul ettiğim anlamına gelmemektedir.
Kardeşliğimize zarar vermek istemedim. Sözlerimle kırgınlığa neden olduğum için üzgünüm ve pişmanım. Azerbaycan devletinden ve Azerbaycan halkından bir kez daha içtenlikle özür diliyor, özrümün kabulünü istirham ediyorum.
🇹🇷🇦🇿 İki devlet, tek millet.
Celal Çiftçi Gazeteci