İsrail, Lübnan’ın güneyindeki Bani Hayyan köyünü bombalarla haritadan siliyor!
Bu soykırımcılara karşı dünyanın tepki vermesi için kaç köyün daha yok edilmesi, haritadan silinmesi gerekiyor!
İstail büyük bir insanlık suçu işliyor!
Ey uluslararası insan hakları örgütleri, siz de mi Tahudiletin k@peğisiniz?
Lütfen Sadece 2 Dakikanı Ayır
Paylaş Sesimize Ses Ol 🇵🇸
Gazze'de Kemal Adwan Hastanesinde
Ambulans Şöförlüğü Yapan Kardeşimizin
İki Gözüne Şarapnel İsabet Etti ve
Gözleri Şuan Hiç Görmüyor.
Mısır'dan Türkiye'mize Gelmesi için
@TC_icisleri , @TC_Disisleri ve
@saglikbakanligi 'miza Sesimizi
Duyurmamız için Destek Olun.
Evet, Filistin’e giden yolların ardından sıra hesabıma geldi. Görünen o ki hesabım da “işgal” altında; @X’te RT yapmama bile izin verilmiyor.
Bu paylaşımı görüyorsanız, sesimizin daha fazla kısılmaması için desteğinizi rica ediyorum.
Kahrolsun Siyonizm!
Yaşasın Özgür Filistin!
Batı Şeria’daki işgal ve ilhaka “dur” demek için çıktığımız yolculukta üç gündür Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki İbrahim Halil Sınır Kapısı’nda bekliyoruz.
Filistin’e doğru yolumuza devam edebilmek için yetkililerle defalarca kez müzakerelerde bulunduk.
Ancak yapılan tüm görüşmelere rağmen geçişimize izin verilmedi ve önümüzdeki kapılar açılmadı.
Sonuçsuz kalan müzakerelerin ardından, İbrahim Halil Sınır Kapısı’nın açılması ve Filistin’e giden yolumuzun önündeki engellerin kaldırılması için direnişe başlattık.
💢 Bosna'dan Yola Çıkan,
🇵🇸 Gazze'ye Ambulans ve Yardım Malzemesi Taşıyan Konvoyumuz
Irak'da Tampon Bölgede 2 Gündür
51 Derece Sıcakta Bekletiliyor.
Sesimizi Yetkililerimize Duyurmak için
Desteklerinizi Bekliyoruz.
Buna “terör” dememek, terörü meşrulaştırmak değil de nedir?
İşgal altındaki Batı Şeria’da, işgalci İsrail ordusunun koruması altında hareket eden silahlı siyonist yerleşimciler, Filistin köylerinde adeta insan avına çıkıyor.
Evler ateşe veriliyor, araçlar ve tarlalar hedef alınıyor, siviller öldürülüyor, Filistinli aileler yaşadıkları topraklardan zorla çıkarılıyor.
Dünyanın sessizliği ise Batı Şeria’daki bu işgali ve şiddeti büyüttüğü gibi, yeni saldırılara cesaret veriyor ve daha fazla masum insanın can vermesine zemin hazırlıyor.
Sadece Filistin’in haklı davasını savundukları, aylardır meydanlarda soykırıma karşı insanlığın onurunu ayakta tuttukları için sabaha karşı evleri basılarak gözaltına alınan Filistin Direniş Çadırı gönüllüleri yalnız değildir!
Şafak vakti düzenlenen bu baskınlar, uydurma ithamlar ve silsile halindeki hukuksuzluklar asla kabul edilemez.
Ankara’da gerçekleştirilecek NATO zirvesi öncesinde, "Trump aleyhine veya Filistin lehine bir protesto yapılır" korkusuyla gencecik insanlardan 60 yaşındaki vatandaşlarımıza kadar uzanan geniş bir gözaltı dalgası başlatılmıştır.
Amerika’da Trump’ı, Brüksel’de NATO’yu protesto etmek özgürlüğün bir parçası olarak kabul edilirken, kendi başkentimiz Ankara’da bu ihtimalin düşüncesi bile şafak vakti kapıların yumruklanmasına, ailelerin ve çocukların gözü önünde evlerin aranmasına gerekçe yapılıyor.
Bu hangi devlet aklının, hangi hukuki mantığın ürünüdür?
Hukuki hiçbir temeli olmayan soyut "silahlı örgüt üyeliği" ithamlarıyla 4 günlük gözaltı sürelerini sonuna kadar kullanma gayreti ve dosyalara jet hızıyla yerleştirilen "gizlilik kararları", açıkça hukukun siyasi bir baskı aparatına dönüştürülmesidir.
Avukat görüşlerinin engellenmesi, dosyaların kamuoyundan saklanması, atılan bu haksız adımın doğurduğu mahcubiyeti ve çaresizliği gizlemeye yetmeyecektir.
Kürsülerden en yüksek sesle Filistin davasını savunup, sahada bu davanın çilesini çeken samimi insanları "zirve bitene kadar" adeta REHİN tutmaya çalışmak büyük bir siyasi tenakuzdur.
Şafak vakti kırılan, yumruklanan o kapılar sadece o evlerin kapıları değildir; o kapılar kalbi Filistin’le atan aziz milletimizin vicdanıdır, adalet duygusudur!
Bu kurmaca operasyonlarla ne Filistin’in onurlu sesi kısılabilir ne de sivil inisiyatiflerin vicdani duruşu engellenebilir.
Yapılan bu yanlıştan derhal dönülmeli, dosyalardaki gizlilik maskesi kaldırılarak haksız yere gözaltında tutulan vatandaşlarımız bir an önce serbest bırakılmalıdır.
Sürecin her anını yakından takip edecek, adaletin ve mazlumun sesi olmaya devam edeceğiz!
Dr Hussam Ebu Safiya derin bir yürek sancısı hepimiz için.
555 gündür Gazzeli hastaları tedavi etmesin diye delilsiz şekilde İsrail hapishanesinde tutuluyor. Gördüğü ağır işlenceler nedeniyle avukatıyla bile görüşecek dermanı kalmamış halde.
Siyonistlerin amacının tıpkı diğer Gazzeli doktorlara yaptıkları gibi kendisini öldürmek olduğunu haykırdı defalarca.
Sesizlik onun acısını katlıyor.
Hayat kurtaran doktorun nefesinin kesilmesine izin vermeyin.
#DrHussam’a SES OLUN
İsrail, Han Yunus'ta sivillerle dolu çadırlara bomba yağdırıyor —insanlar uykudayken gecenin tam ortasında!
Gazze'de sığınacak yer kalmadı!
Bu bombalar durdurulamayacak mı?
Bu nasıl barbar, canavar bir dünya öyle!
İnsanlık öldü!
Ölen insanlık!
LÜTFEN ACİL PAYLAŞALIM ⚠️
5.000 LGBT 'liyi Taşıyan Geminin
Rotası 29 Haziran (Yarın) için
Aydın Kuşadası Olarak Görünüyor
İstanbul 'da istemediğimiz Gibi
Vatanın Hiçbir Karış Toprağında
İstemiyoruz
@TC_icisleri İstanbul Valiliği Gibi @AydinValiligi 'nden de Açıklama
Bekliyoruz