Fakülteden bir arkadaşımın bir sözü var. Arada sırada yazıyorum burada. Bu gidişle çerçeveletip duvarıma asacağım: "Türkiye'de bir hukukçu olarak kendimi Dune gezegeninde su ürünleri mühendisiymiş gibi hissediyorum."
SAVCI Medya AŞ Genel Müdürü #FatoşPınarTürker'i ÇOCUKLARI İLE TEHDİT ETMİŞ
Cezaevinde SEGBİS'le görüşmen var dediler. Ekran açıldı karşımda savcı var.
Savcı bana “Böyle ağlarsın işte"dedi.
“Niye konuşmadın sen?” “Vereceksin ifadeni, gideceksin” dedi.
Ben de dedim ki: “Savcı bey, ben yeniden ifade veririm. Vermemi istiyorsanız avukatıma bir danışayım.”
Çünkü karşımda savcı var.
Yok diyemem diye düşündüm.
Ben SEGBİS'in ne olduğunu bilmiyorum bile.
Dedim ki: “Tamam, avukatıma bir danışayım.”
Elini masaya vurdu
“Hâlâ avukat diyorsun bana” dedi. “Sen bu kafayla çocuklarının velayetini asla alamayacaksın” dedi.
“Sen bekârsın değil mi?” dedi.
“Evet.”
“Velayet de sende değil mi?”
“Evet.”
“Senin çocukların reşit değil değil mi” dedi.
“Artık sosyal hizmetler alır çocuklarını” dedi.
Şimdi anlamıyorum.
İnsan hiç tanımadığı birinden nasıl bu kadar nefret edebilir?
Beni tanımıyor ki.
Tanımadığım insanlar.
Nasıl olur?
Mesela annesi yok mu bu insanların?
Ben kimseye hakkımı helal etmiyorum.
Çok düşündüm bunu."
🔴 İBB Davası’nda savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker:
📌 Polis 'Altımı indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. "Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil'' dendi bana.
📌İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum!
https://t.co/bitsGUgC2l
Fatoş Pınar Türker cezaevinde yaşadıklarını anlattı:
Tutuklanıp ccezaevine girdiğimde ertesi gün mazgal açıldı gardiyan bana SEGBİS dedi ben SEGBİS'in ne olduğunu bilmiyordum. Bana mahkeme dedi. Ben dün mahkemeye çıktım dedim. Ekran açıldı ama mahkeme salonuna benzemiyordu. Bir ofisti orası kırmızı kahve makinasından tanıdım savcı karşımdaydı.
Savcı bana ya Fatoş ben sana ne dedim. Böyle çocuklarından ayrı kalırsın. Reşit değiller demi. Şimdi sosyal hizmetler de alır dedi. Sen bakıyorsun dedi değil mi sonra mal varlığımı sordu ya bana gelirsin konuşursun ya da malvarlığını da elinden alırım dedi.
yakınen ❌
yakînen ❌
yakından ✅
▶️ "Arası az olan, uzak olmayan" anlamındaki söz Türkçe kökenli olup ı ile 'yakın'dır.
▶️ "Kesin" anlamında marjinal bir sözcük olan 'yakîn' ise Arapça kökenlidir, bunun zarf hali 'yakînen'in anlamı "kesinlikle, şüphesiz" demek olur.
@hikmettabiyeci Bir ayrım gözden kaçıyor. Birinin sözlerinin terbiyesiz, ahlaksız, kınanası olması başka, ceza hukukunun konusuna girmesi başka bir şey. İnsanlar kınasın, protesto etsin ama ceza soruşturması olmamalı. Ama Türkiye'de herkes kendine yapılan terbiyesizlik için tutuklama istiyor.
R. Koç'un komik olmayan ve rezil fıkrasını içeren videoyu gördüm. Bir şeyin ahlaksız olması, kınanası, tepki gösterilesi olması ceza hukukunun kapsamına girmesi için yeterli değildir kanaatindeyim. Bazen sadece kınamak, protesto etmek gerekir. Tabii bunu hangi ülkede söylüyorum!
Tarihte bugün...
"Camide içki içtiler Kabataş'ta başörtülü bacımı yerlerde sürüklediler üstü çıplak 70 adam falan filan görüntüleri bu cumaya" denmesi ve iftiracılar için hiçbir şey yapılmamasının üzerinden geçen 697. hafta.
@yapayzekahocasi Said Bey, elinize sağlık. Yalnız Adalet Bakanlığı tarafından resmî olarak sunulmayan, üçüncü taraf yazılımı bir uygulamada nasıl güvenle e-imza veya mobil imzamızı kullanabiliriz?
Bazı habis hesaplar var. Kendi özgün fikri olarak yazdığı hiçbir şey yok, Twitter'ı millete salça olup onun bunun tvitleri altına nefret kusmak için kullanıyor. Gördüğü her avukat paylaşımının altına içindekini kusan kimi anonim hâkim hesapları da var böyle. Nasıl bir işsizlik!
Türkiye'de dilin külhanbeyieşme diye bir şey söz konusu. Mesela dizilerin de etkisiyle insanlar 'Efendim' hitabını astın üste ettiği bir hitap ve bir tür eziklik, özgüvensizlik zannediyor. Sırf bu yüzden kimi avukatlar meslektaşlarının yargıçlara efendim diye hitap +
@sdenizcelikkaya@RaciYB Bahsettiğim film şu. Kült bir komedi-distopya filmidir. Günümüzdeki kimi olumsuzlukları 1984 distopyasına benzetmek gibi Idiocracy'ye benzetmek de çok yaygınlaştı. https://t.co/QqrKonwIUn
@sdenizcelikkaya@RaciYB Çok yakın bir arkadaşım var. 20 küsur yıldır ABD'de yaşıyor. Uzak kalınca ülkedeki değişimi daha iyi gözlemliyor. Bu gidişle diyoruz gelecekte bizim gibi (düzgün, saygıyla) konuşanlarla Idiocracy filminde dedikleri gibi "İ*ne gibi konuşuyor" diye dalga geçecekler diyoruz.
@sdenizcelikkaya@RaciYB Doğru, bağlam önemli. Sırf bu yüzden hâkimlere sadece sayın hâkim diyorum. Karşımdaki insan Rıza Şah anlayışında ve inceliğinde olmayabilir. Kaldı ki kürsüye çıkanların kendilerini Tanrı yerine koyabildiği de bir gerçek. Ben sadece neleri kaybettiğimizi göstermek istedim.
Türkiye'de dilin külhanbeyieşme diye bir şey söz konusu. Mesela dizilerin de etkisiyle insanlar 'Efendim' hitabını astın üste ettiği bir hitap ve bir tür eziklik, özgüvensizlik zannediyor. Sırf bu yüzden kimi avukatlar meslektaşlarının yargıçlara efendim diye hitap +