Cengiz Üstün'ün şaheseri Macerayı Seven Adam... 1 Ekim'de YouTube'da. Halil Yücer'in yöneteceği dizi de görünen o ki YZ işler rayına oturuyor gibi. Kahramanın çizgi karakteri dikkatle korunmuş. Dönüşü için yolu gözlenen daha çok kahraman var. Güzel başlangıçlar bunlar.
Haberin güzelliği! 100 yıl sonra ilk kez yeni bir kedi türü keşfedilmiş: Leopardus tilcayo
Ev kedisinden bile ufakmış; "Temu'dan leopar aldım" hissi vermiyor mu, muhteşem😍
Vicdanlı Herkesden
Sadece Destek İçin
1 twıtt atmanız
Değerli
Düşücelerinizle birlikte
Sadece Rabia Naz Değil Mücadelemiz
Tüm Çocuklar için
Masum canlarımızın Adaleti için
#RabiaNaziçinAdalet
Şamil Bey, sizin Osman Gökçek’le “cemaat kardeşliğiniz” beni ilgilendirmiyor. Kumpas davalarının kaldıracı olan beyanlarınızı da, inanın, ciddiye almıyorum.
Ancak ilginç olan şu: Sizin bugün yazdıklarınızın tamamını Osman Gökçek daha önce telefonda bana söyledi. Üstelik yalnızca bana değil, başka gazetecilere de aynı şeyleri anlattı.
Ne tuhaf bir tesadüf, değil mi?
Sanırım BND yalanınız tutmadı; şimdi başka bir algı oluşturma gayretindesiniz.
Ama asıl sorum hâlâ cevapsız:
Benim verdiğim ifade eşimde dahi yokken, sizde ne arıyor?
@adalet_bakanlik@ankaracbs
Melih Gökçek Bey, savcılığı yormayın; zira önlerinde daha önemli işler var.
Paylaştığım bilgiler, 2019/236 sayılı Hukuk Davası dosyasında yer alan resmi kayıtlara dayanıyor.
Dosyada gizlilik yok. Bilgiler kamuya açık.
Üstelik siz de bunun böyle olduğunu gayet iyi biliyorsunuz.
Ünlü Alman filozof Friedrich Nietzsche, 1889 yılında İtalya’nın Torino kentinde yaşadığı travmatik bir olayın ardından zihinsel ve bedensel melekelerini kaybetti. Bakıma muhtaç şekilde yatağa bağlı geçirdiği 11 yılın sonunda, 1900 yılında hayatını kaybetti. Peki, neydi bu travma?
Nietzsche o gün Torino caddelerinde yürürken, bir fayton atının bitkinlikten yürüyemez hale geldiğini ve sürücüsünün onu acımasızca kırbaçladığını gördü. At acı içinde yere çöktüğünde Nietzsche koşarak gitti ve ata sarıldı. Belki de ona bir şeyler fısıldadı. Ardından evine döndü ve bir daha hiç konuşmadı; ölünceye dek sürecek sessiz bir yaşama çekildi.
Kendi iç dünyasındaki kırılmaların da etkisiyle Nietzsche, o gün insanlığın acımasızlığına isyan etmiş ve adeta insanlıktan istifa etmişti.
Benzer bir duruşu, felsefi derinliğiyle tanınan Macar yönetmen Béla Tarr’da da görürüz. Tarr, 2011 yılında sinemayı bırakmadan önceki bu son yapıtıyla insanlığın sıradanlığına ve bu sıradanlığın getirdiği kötülüğe isyan etti.
İnsan olmaktan utandığı için midir bilinmez, yönetmen sinemaya veda ettiği bu filmde Nietzsche’nin sarıldığı o atın ve sahibinin birkaç günlük yaşamını konu aldı. İzleyenlerin içini ürperten bu yapıt, sinema tarihine damga vuran Torino Atı filmidir.
Filmde diyaloglar ve insan varlığı minimuma indirgenmiştir. Ruhunu kaybetmiş, yalnızca hayatta kalma güdüsüyle temel ihtiyaçlarına odaklanmış bir baba ile kızının kasvetli ve acınası yaşamından bir kesit sunulur. Herkesin kolayca tüketebileceği türden bir film değildir elbette.
Kendi karanlığıyla yüzleşmeye cesaret eden izleyiciyi derin düşüncelere sevk eden, bittiğinde insanı olduğu yere çivileyip uzaklara daldıran sert bir yapımdır.
Umarım zihnen ve ruhen hazırlıklı bir şekilde izlersiniz.
Süleymancılar’ın servetini üç yıldır anlatırken bize din düşmanı diyenler şimdi “Alihan Kuriş suç örgütü” diye yazıp çiziyor, demediğini bırakmıyor. Süleymancılar, Menzil, İsmailağa ve dahası… Hepsi birbirinin aynı, ne zaman anlayacaksınız? Tarikat, ticaret ve siyaset üçgeni
İntihar eden bazı insanların intihar etmeden önceki videoları. Görünen yüzünde herkes mutlu ama içlerinde neler yaşıyorlar kimse bilmiyor. Sevdiğiniz insanları dinlemeyi; anlamak için konuşmayı lütfen ihmal etmeyin. Yarın, geç olması ile meşhurdur. Vaktinde gelmeyen çiçek misali.
"Size söz veriyorum her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız
Kimse üzerinden zaman geçti, yel aldı, herşey unutulur zannetmesin
Zalimi zalim olarak, mazlumu mazlum olarak değerlendirecek ve zalime asla acımayacağız"
Kemal Kılıçdaroğlu partisine sadece iktidarı değil , ana muhalefeti de kaybettirdi. Dünya tarihinde görülmemiş bir siyasi başarı ! Tebrikler @kilicdarogluk
Levent Üzümcü ülkesi karanlığa gömülmek istenirken buna sessiz kalmayan bir aydındır. Bunun bedelini ödetmek için gözaltına aldılar. Düşünmek, düşündüğünü söylemek anayasal bir haktır. Ayrıca insan olmanın şartıdır. Bu ülkede insan olmak, düşünmek yasak mı…