MADDE 25- Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. MADDE 26- Herkes, düşünce ve kanaatlerini ... tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.
@Recepsamuncu1 Bu manzarayı Mehmet Şimşek görünce aklına yeni bir kovan kira parası alanı gelmiştir. Yakında ona da bir kira ödemesi gelir. Fotoğrafı yayınlayarak balcı amcanın işini bozdun @Recepsamuncu1
Danıştay;Yüksek Disiplin Kurulunca son savunma alınmadan devlet memurluğundan çıkarma cezası verilemez.
Olağan dönemde yapılan terör disiplin soruşturmalarına da emsal niteliğinde olup YDK kararı öncesi son savunma alınması gerekmektedir.
Danıştay 12.D. 2018/1788E, 2022/2707K.
This is MASSIVE 🔥
🇪🇸 Spain, under Pedro Sánchez, declares that it is voting for a full ban on trade with Israel 🔥
🇫🇷 France voted for it
🇮🇪 Ireland voted for it
🇧🇪Belgium voted for it
🇳🇱 Netherlands voted for it
These countries got their spine thanks to Spain’s leader, Pedro Sánchez.
95 % People globally rate Pedro Sánchez a courageous leader 🔥🫡
"Kemal Kılıçdaroğlu"
“Masraflarımı ve arabamı bir iş insanı karşıladı, ismini söyleyemem.”
📍 Yahu bir araba tahsisi yüzünden hapis yatan belediye başkanları var.
Sen nasıl bir tipsin?
Neyin karşılığında, ne için sponsor oldu sana bu iş insanı?
Mientras tanto en el régimen de Trump, en Wisconsin, EEUU, la policía supremacista estadounidense agredió y arrestó violentamente a un niño negro de 14 años solo por andar con una bicicleta eléctrica en un barrio blanco.
Este es el pais que va a llevar la "democracia" a Irán.
⚠️ “Bir yanlış kararın maliyeti 14 milyar dolar!”
Deniz Zeyrek: “Türkiye hava savunmasına yeni nesil savaş uçağı katmak zorundadır.
O nedenle F-35’lerin, KAAN isimli yerli uçağın motorlarının ve Eurofighter’ların bir an önce ithal edilmesi hayatidir.
Zaten İsrail ve Yunanistan’ın Türkiye’nin F-35’e erişeceği sinyaline dahi tahammül edememesi bu projenin ne denli önemli olduğunu gösteriyor.
AK Parti iktidarının bugünlerde “başarı hikayesi” olarak sunmaya çalıştığı F-35 meselesi, bu ülkenin vergi verenlerine, sanayicilerine 14 milyar dolara mal olmuş bir ‘beceriksizlik hikayesi’dir.
Bir yere not etmeniz, kesip saklamanız için bu beceriksizlik hikayesini kronolojik olarak özetleyeceğim;
Türkiye,
• 1999’da ABD’nin başlattığı Joint Strike Fighter (JSF) projesiyle ilgilenmeye başladı.
• 2002’de F-35 programına ilk ortaklardan biri sıfatıyla Seviye 3 ortak olarak alındı.
• 2003’te Aselsan, Roketsan, TUSAŞ gibi Türk savunma şirketleri projeye dahil edildi ve toplamda 900 parçanın üretim görevini üstlendi.
• 2007’de Türkiye 100 adet F-35A alacağını duyurdu. İlk teslimat hedefi 2015’ti.
• 2010’da nihai tedarik kararı alındı. İlk etapta 100 uçak alınacağı, ek alımlarla sayının 116’ya çıkacağı duyuruldu.
• 2012’de Türkiye ilk resmi siparişini verdi. Türk pilotlarının ABD’de eğitimi başladı.
• 2013’te uzun menzilli hava savunma ihalesini Çin’e verdi.
• 2015’te NATO baskı yapınca Çin ihalesi iptal edildi. ABD’yle Patriot görüşmeleri başladı.
• 2016’da Türkiye-ABD ilişkileri gerildi.
• 2017’de Rusya’yla S-400 alımı konusunda anlaşma yapıldığı açıklandı.
• 2018’de Türkiye’nin ilk iki F-35’i Texas’ta törenle teslim edildi ancak uçaklar ABD’de kaldı. Türk pilotları eğitim uçuşlarına başladı. Aynı yıl ilk Türk pilot F-35’le solo uçuşunu yaptı. Ancak ABD Kongresi de S-400 anlaşmasını tartışmaya başladı.
• 2019’da S-400 bataryaları teslim edilmeye başlanınca ABD’yle ipler koptu. ABD Türkiye’nin F-35 programından çıkarıldığını resmen açıkladı. Gerekçe olarak da S-400 radarlarının F-35’in görünmezlik özellikleri hakkında Rusya’ya istihbarat sağlayabileceği ihtimali gösterildi.
• 2020’de ABD Türkiye’yi CAATSA yaptırımları kapsamına aldı. ABD Kongresi Türkiye’ye F-35 satışını yasayla engelledi.
S-400 alımı konusunda iktidarın yanlış yaptığını hepimiz söyledik. Ancak iktidar “ben yaptım oldu” zihniyetiyle tek bir geri adım atmadı.
Şimdi S-400’leri başka bir ülkeye satıp, Trump desteğiyle F-35’leri almaya çalışıyorlar.
Bakın Türkiye bu süreçte neler kaybetti;
• Programa yaptığı 1.5 milyar dolarlık katkı iade edilmedi.
• Türkiye’ye ait altı adet F-35 ABD’de kaldı.
• Projeye dahil olup parça üreten Türkiye’deki şirketlerin üretim payı başka ülkelere aktarıldı. Bu da 10 milyar dolar civarında bir sanayi geliri kaybı anlamına geliyordu.
• S-400’e 2.5 milyar dolar ödendi ama sistem adeta paketinden çıkarılmadı. Ruslara bakım eğitim ücreti ödenmeye devam ediliyor. İkinci el satışı gerçekleşse dahi bugüne kadar harcanan paranın tam telafisi mümkün değil.
Hadi Türk savunma sanayisinin F-35 projesinden dışlanınca kaybettiği 10 milyar doları bir kenara bırakalım.
F-35’e ve S-400’e ödediğimiz 4 milyar dolar da buhar oldu.
Bugünkü dolar kuruyla 180 milyar lira ediyor.
Emeklinin, emekçinin, tüyü bitmemiş yetimin ihtiyacı olduğunda “para yok”diyen hükümetin bir yanlış kararının bedeli 180 milyar liranın havaya uçması oluyor.
İktidarımız (sorumluluğunu üstlenmek yerine) bu fiyaskodan bir “başarı hikayesi” çıkarmaya çalışmasına da kanmayın!”
1.5 milyon insan ihbar edilmiş !
Karıncayı bile incitmeyen insanlar, kendi toplumları tarafından ateşe atılmıştır.
Ama şaşırdım mı ? Hayır! Bu toplum çoğunluk itibariyle güç nerede ise oraya secde eden bir toplum maalesef. Kenan Evren'i %91 ile seçen de bu toplum...
@beratbilecik11 Elinize sağlık, teşekkürler. Bir insanın hayatını kurtarmak bütün insanların hayatını kurtarmak gibidir. Allah yokluğunuzu hissettirmesin
Irak petrollerinin, Türkiye üzerinden başta İsrail olmak üzere başka devletlere haksız satışı nedeniyle Türkiye’nin ödemeye mahkum edildiği 1 milyar 470 milyon dolar paranın Türk milletinden alınan vergilerle değil, bu petrol satışından para kazananlardan alınacak paralarla ödenmesini istiyorum, talep ediyorum.
Kimler satmışsa, bu satışlardan kimler para kazanmışsa, bu satışları görevi olduğu halde kimler engellememişse onlar ödesin.
Tüm vatandaşların da bunu talep edeceklerini düşünüyorum.
@AyparcasiFatma Bu reddedenlerin düzenin bir parçası olduklarının tescilli delilidir. Devlet bir firmaya ithalat izni vermiş (uluslararası hukuka göre hukuksuz bir karar) İzin verilen firmanın sahipleri izin verenin akrabası. Petrolün sahipleri bizi uyarmış. Şimdi cezayı niye halk ödeyecek?
➖Somali’ye Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi kurduk.
➖Suriye’de Halep’e bağlı Çobanbey Bölgesi'nde Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Tıp Fakültesi kurduk.
➖Suriye’nin kuzeyinde çok sayıda sağlık merkezi ve klinik açtık.
➖Şimdi de Şam’a kalp hastanesi, Halep’e kanser hastanesi kuruyoruz.
➖Bunun için bir anlaşma imzalandı ve önümüzdeki günlerde Gazi Meclis’in onayına sunulacak.
➖Bizim vatandaşlarımız, kendi insanlarımız kanser ve kalp hastalıklarının tedavisi için aylarca sıra beklerken,
➖Bunlar kanser ve kalp hastalıklarının tedavisi için Araplara hastane kuruyor.
💡Sonra da bunu "Türkiye Yüzyılı" diye pazarlıyorlar.
KHK ihraçları, "benden olmayan, benim gibi düşünmeyen, her söylediğimi sorgusuz kabul etmeyen herkes ötekidir" anlayışının ürünüdür.
KHK kıyımlarından önce söylenen "Bi'taraf olan bertaraf olur." sözü ise, sonrasında yaşananların adeta ilanı niteliğindeydi.
On binlerce insan, işlediği somut bir fiil nedeniyle değil; aidiyet atfedilerek, çevresi, düşüncesi veya ilişkilendirildiği yapılar üzerinden kamu görevinden uzaklaştırıldı.
Hukuk devletinde insanlar taraf oldukları düşünüldüğü için değil, ancak bireysel ve somut fiilleri nedeniyle sorumlu tutulabilir.
#KHKİhraçlarıSiyasidir
Prof. Dr. İzzet Özgenç:
Somut bir suç işlemediği halde insanları örgüt üyeliğinden mahkum etmenin hukuki bir izahı yoktur!
#MaviOtobus2Belgeseli#GegenDasVergessen
Yanlış karar: Fatura 180 milyar lira!
Gazeteci Deniz Zeyrek AKP’nin “başarı hikayesi” olarak sunmaya çalıştığı F-35 meselesinin bu ülkenin vergi verenlerine, sanayicilerine 14 milyar dolara mal olmuş bir ‘beceriksizlik hikayesi’ olduğunu savundu, kronolojisini yazdı:
- Türkiye; 1999’da ABD’nin başlattığı Joint Strike Fighter (JSF) projesiyle ilgilenmeye başladı.
- 2002’de F-35 programına ilk ortaklardan biri sıfatıyla Seviye 3 ortak olarak alındı.
- 2003’te Aselsan, Roketsan, TUSAŞ gibi Türk savunma şirketleri projeye dahil edildi ve toplamda 900 parçanın üretim görevini üstlendi.
- 2007’de Türkiye 100 adet F-35A alacağını duyurdu. İlk teslimat hedefi 2015’ti.
- 2010’da nihai tedarik kararı alındı. İlk etapta 100 uçak alınacağı, ek alımlarla sayının 116’ya çıkacağı duyuruldu.
- 2012’de Türkiye ilk resmi siparişini verdi. Türk pilotlarının ABD’de eğitimi başladı.
- 2013’te uzun menzilli hava savunma ihalesini Çin’e verdi.
- 2015’te NATO baskı yapınca Çin ihalesi iptal edildi. ABD’yle Patriot görüşmeleri başladı.
- 2016’da Türkiye-ABD ilişkileri gerildi.
- 2017’de Rusya’yla S-400 alımı konusunda anlaşma yapıldığı açıklandı.
- 2018’de Türkiye’nin ilk iki F-35’i Texas’ta törenle teslim edildi ancak uçaklar ABD’de kaldı. Türk pilotları eğitim uçuşlarına başladı. Aynı yıl ilk Türk pilot F-35’le solo uçuşunu yaptı. Ancak ABD Kongresi de S-400 anlaşmasını tartışmaya başladı.
- 2019’da S-400 bataryaları teslim edilmeye başlanınca ABD’yle ipler koptu. ABD Türkiye’nin F-35 programından çıkarıldığını resmen açıkladı. Gerekçe olarak da S-400 radarlarının F-35’in görünmezlik özellikleri hakkında Rusya’ya istihbarat sağlayabileceği ihtimali gösterildi.
- 2020’de ABD Türkiye’yi CAATSA yaptırımları kapsamına aldı. ABD Kongresi Türkiye’ye F-35 satışını yasayla engelledi.
Ve şimdi S-400’leri başka bir ülkeye satıp, Trump desteğiyle F-35’leri almaya çalışıyorlar.
Bakın Türkiye bu süreçte neler kaybetti?
- Programa yaptığı 1.5 milyar dolarlık katkı iade edilmedi.
- Türkiye’ye ait altı adet F-35 ABD’de kaldı.
- Projeye dahil olup parça üreten Türkiye’deki şirketlerin üretim payı başka ülkelere aktarıldı. Bu da 10 milyar dolar civarında bir sanayi geliri kaybı anlamına geliyordu.
- S-400’e 2.5 milyar dolar ödendi ama sistem adeta paketinden çıkarılmadı.
Ruslara bakım eğitim ücreti ödenmeye devam ediliyor. İkinci el satışı gerçekleşse dahi bugüne kadar harcanan paranın tam telafisi mümkün değil.
Hadi Türk savunma sanayisinin F-35 projesinden dışlanınca kaybettiği 10 milyar doları bir kenara bırakalım.
F-35’e ve S-400’e ödediğimiz 4 milyar dolar da buhar oldu.
Bugünkü dolar kuruyla 180 milyar lira ediyor.
Emeklinin, emekçinin, tüyü bitmemiş yetimin ihtiyacı olduğunda “para yok”diyen hükümetin bir yanlış kararının bedeli 180 milyar liranın havaya uçması oluyor. (Nefes)