Osmanlı çınarı, bayrağımızı 7 iklimde gururla dalgalandırmıştır.
Osmanlı’nın yerini alan Türkiye Cumhuriyeti bu topraklardaki ilk değil, son devletimizdir.
Devlet-i ebet müddet, aziz milletimizin bizatihi kendisidir.
Türk milleti var oldukça devletimiz var olmaya devam edecek.
Bu kervan Allah'ın kervanıdır. Bu kervanın koyunu olarak, bezmi elestten beri Mustafamızı(sav) beklemişiz. Tüm kainat bunun için yaratılmış. Bu anlamı gözünde küçültme.
Bu sürü içinde kalmayı nimet olarak yetersiz sanan, bu sürüye çoban olmak isteyen aldanır. Yol da sürü de kervan da koyunlar da Allah'ındır kardeş. Onun sürüsünü almaya kimsenin gücü yetmez.
Arkanda görd��klerin yolun aynı olduğu için arkanda yürüyen müslümanlar. Senin arkanda değiller, davete icabet ettiler hakikat istiyorlar. Yolda olduğun için onların senin peşinden geldiklerini sanıyor ve ardını kalabalık vehmediyorsun.
Kervanda bir kaç iş sana nasip olsa da kervanı senin sansan ve nefsine hizmet edecek bir başka yola zıplasan, o koyunların ''koyun gibi'' peşinden gelmediğini anlarsın.
İnsan çok aldanır. Kendi kudretine bir anlam atfeder. Gurur da mağrur olmak da aldanmaktan gelir. Beşer dediğinin kudreti nedir ? Kervanın anlamına muvafık düşen söz, amel ve fikirlerin dışında senin ne ehemmiyetin ve gücün olabilir ?
Mağrur olup nefsine aldanan gayrını da aldatmaya çalışır. Şahsına insanları davet eder. Allah'ın kervanından eşkiya gibi koyun çalmaya kast eder. Yine de zaten sürüye layık olmayandan gayrısını peşinden sürükleyemez.
Allah hak etmeyen kimsenin aldatılmasına da aldatmasına da müsaade etmez. Herkes layığını bulur.
Senin ya da benim için en büyük itibar Allah'ın kervanında yolu tamamlamaktır.
Bu kervan bezmi elestte düzüldü kardeş. Kaç zaman Mustafasını bekledi. İçindeki koyunlar da bir beşerin değil, Allah'ın sürüsüdür.
Sana iman etmenin tek karşılığı, seni sevmekten aldığımız lezzet olsaydı vallahi yeterdi. Seni seveni sevmeyi bile seviyoruz. Salat ve selam sana olsun.
Bir gün bize gelecekse eğer ölmek sırası,
Ne canım aklıma gelir ne de bahtımın karası,
Kapanırsa ben ölünce bir mü'minin yarası,
Uğrunda malım da feda canım da feda ya rab!
Günahları işlemeye devam etmek kalpleri karartır. Böylece sen kalpleri katı ve kararmış olarak bulunursun; ki, artık o kalplerde ihlâs, safiyet, lezzet ve halâvet göremezsin.
(Abidler Yolu, Gazâlî)
MEB, okullarda bazı kavramları güncelledi.
Ermeni Meselesi → Asılsız Ermeni İddiaları
Pontus Meselesi → Asılsız Pontus İddiaları
Orta Asya → Türkistan
Coğrafi keşifler → Sömürgecilik Politikaları
Tehcir kanunu → Sevk ve İskân Kanunu
Haçlı Seferleri → Haçlı Saldırıları
Ege Denizi → Adalar Denizi
Bizans → Doğu Roma
Rabbimizin bize bu dünyayı "imtihan yurdu" diye tanıtması ve asıl mutluluk mekânı olarak cenneti göstermesi çok değerli. Aksi halde başka bir yer bilmez ve burayı mutlak saadet yurdu zannedebilirdik.
Tanımın bu şekilde yapılması bize güç katıyor. Zaten burada başımıza bir şeyler geleceğini bilerek yaşıyoruz. Belaya hazır olan bela geldiğinde biraz sarsılsa da yıkılmaz. Ama hazır olmayan ona ansızın yakalanır ve kahrolur.
Allah mü'minlerin dostudur. "Dost acı söyler." demişler. Burada rabbimiz bize dostluğunu gösteriyor ve dünyayı bize görmek istediğimiz gibi değil, olduğu gibi tanıtıyor.
Karı-koca her gün en azından "eline sağlık/ellerin dert görmesin", "senin de kesene bereket" şeklinde dualaşmalı.
Bunlar nezaket içeren cümleler olduğu kadar aynı zamanda dua cümleleridir.
Mecnûn'a sordular Leylâ nic'oldu
Leylâ gitdi adı dillerde kaldı
Benim gönlüm şimdi bir Leylâ buldu
Yürü Leylâ ki ben Mevlâ'yı buldum
Leylâ Leylâ derken Allah'ı buldum