AKP hükümetlerinin duyurduğu her proje, sadece duyurudan ibaret.
Açılım, bayındırlık, hak-hukuk farketmez…
100 proje duyurur, 1 tanesini bitirir, onu da para vererek kullanırsın.
Mutlaka bir açılım projesi vardır.
Toplumun tamamının ortak bir talebi olmasın, toplumun tamamı hükümetten bir şey istemesin diye, mutlaka bir kesimini ortaya atar ve onu konuşmaktan bize sıra gelmez.
AKP, bir Hollywood projesidir.
Görüntü, efekt, reklam…
Başka bir şey yok.
Bu albümdeki şarkıları @BahadirOkutan yaptı. Aylarca emek etmese yok olup gidecekti. Teşekkür ederim.
Görselleri ve yüklemesini @SokaginNefesi yaptı. Ne kadar teşekkür etsem azdır.
Yarına kadar bütün müzik platformlarında olur.
Versiyonlarla birlikte, toplam 28 parça olacak.
Size emanet.
https://t.co/UA8JQrdpL6
İman, mantıkla ya da bilgiyle ilgili bir şey değil.
Tercihlerle ve duygularla ilgili bir şey…
Sağ partileri tutanların karşısına müspet veriler koymak, mantığa davet etmek, onlara uygun üslup ya da doneler kullanmak, hiçbir sonuç vermez.
Ay’ın yarıldığına neden inanıyorlarsa, partilerine de aynı gerekçelerle inanıyorlar.
Kendi kutsal kitaplarını göstererek yanlış yaptıklarını gösterseniz, hiçbir sonuç vermez.
Sağda ne kadar iman varsa, solda da o kadar paranoya var. Stalin’in öldürdüğü kadar komünisti Mussolini öldürmemiştir.
Herkes ajan, herkes cahil, herkes düşmandır. Ömür boyu yoldaşlık ettikleri dahil herkes, olağan şüphelidir.
Dolayısıyla;
İktidarı kimin rakımı kazanırsa kazansın, imanını mantığına tercih etmiş yığınların kaybetmesi, kaçınılmazdır.
Vitaminsiz komedyeni ya da kendi partisini tutmayan herkesi “dinime sövdü” diye şikayet eden bir kitle var.
Dini konusunda çok hassas bir kitle ama hassasiyeti adamına göre…
Mesela; Cübbeli Ahmet “Hasan Efendi” diye birinin ölümüne üzülmeyenleri münafık ilan ediyor. Bunlar hiç gocunmuyor. Cinsel organlara hangi ayet okunacağına dair kitapçık yazıyor. Bunların hassasiyeti tetiklenmiyor.
Menzil tarikatı tövbe dağıtarak servet toplamış, paylaşırken de tekme tokat kavga ediyor. Şeyhini görünce hav hav yaparak çırpınan müritleri görüyorlar. Aynı kitlenin dinî hassasiyeti hiç rahatsız olmuyor.
Ne tehdit var ne şikayet…
Dini hassasiyetleri, parti taraftarlığına göre ayarlanmış bir kitle, neye tapıyor olabilir?
FETÖ ya da benzer örgütlerle ilgili en büyük aptallık, şahısların mazisine bakmakla yetinmektir.
Bir FETÖ okulunda büyütülmüş, memuriyette ya da siyasette önü açılmış hainler kaç tanedir?
Hayatı boyunca hiçbir FETÖ üyesiyle denk gelmeden büyümüş ve ruhunun fiyat etiketi olan namussuz daha çoktur.
Hatta daha kullanışlıdır…
Altı okun altısına da ayrı parti kurup seçimden sonra koalisyon yapmazsanız, iktidar yüzü göremeyeceksiniz.
Aranızda anlaşıp böyle bir oyun kurun.
Muhalif tayfadan birlik çıkmaz.
Seçime kadar birbirlerini yeme fırsatı verin. Ölümüne çalışırlar.
İktidarın ve saz arkadaşlarının bile muhalif parti kurduğu dünyada, siz niye kurmayasınız?
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekip Avdagiç, bundan tam 6 ay önce “her şey yolunda” diyor, ekonomiyi savunuyordu.
Bugün ise “üzerimizdeki baskı hafifletilmeli” diyerek sözcülüğünü yaptığı hükümetten destek talep ediyor.
Soruyorum; 6 ayda savunduğunuz ekonomide ne değişti?
❗️Neden İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına aday oldum?
Çünkü; İstanbul Ticaret Odası, birkaç kişinin yönettiği değil, yüz binlerce üyesinin ortak aklıyla geleceğe yürümesi gereken bir kurum olmalıdır.
Yıllardır denizcilikten sanayiye, ilaç sektöründen turizme kadar farklı sektörlerde ürettim, yatırım yaptım, istihdam sağladım; Türk ulusunun menfaatleri doğrultusunda çalıştım, çabaladım.
Sahada çalıştım, risk aldım, kazandım, kaybettim ama hiçbir zaman üretmekten ve ülkeme hizmet etmekten vazgeçmedim.
Bugün İTO Başkanlığına makam için değil, değişim için adayım, bu düzeni değiştirmek için adayım.
Şeffaf bir yönetim, hesap verebilir bir anlayış, genç girişimcilere fırsat, kadın girişimcilere daha güçlü destek, KOBİ'lere gerçek çözümler, İstanbul ticaretini dünya ile rekabet edecek seviyeye taşıyacak projeler ve her şeyden önemlisi Türk Ulusunun çıkarları doğrultusunda hizmet etmek için yola çıktım.
Bu mücadele, gerçekten yalnızca benim mücadelem değildir. Bunun iyi bilinmesini istiyorum.
Bu, sesini duyuramayan her İTO üyesinin, değişim isteyen her tüccarın, sanayicinin, girişimcinin, kısacası her vatan evladının mücadelesidir.
Bu, kuruluşunda tek bir Türk’ün yer almadığı, 1923’te Atatürk’ün yaktığı ateşle Türkleştirilen ancak günümüzde ne Atatürk’ü ne de Türk’ü akıllarına getirmeyen İstanbul Ticaret Odası'nı yeniden üyelerinin, yeniden bu ülke evlatlarının odası yapma mücadelesidir.
Bu, Türk ulusu için bir mücadeledir.
Gelin, şahsi menfaatlerin odak noktası haline getirilen İstanbul Ticaret Odası’nı yeniden yüce Türk devletinin ve yüce Türk ulusunun çıkarları doğrultusunda hareket eden, tek amacı bu aziz millete hizmet etmek olan bir yer yapalım.
Desteğiniz, sadece bir adaya değil; daha güçlü, daha şeffaf ve daha adil bir İstanbul Ticaret Odası’na verilmiş destek olacaktır.
Birlikte başaracağız! Bizi yalnız bırakmayın…
Tarikatların, dergahların, din istismarcılarının, en önemlisi Atatürk’ün adını silmeye çalışanların elinde bulundurduğu İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde Türkçü-Turancı iş insanı @KaptMustafaCan’a başarılar diliyorum.
Kutlu olsun, yolunuz açık olsun…
Saray filozofu Aristippus, Sinoplu Diyojen’i mercimek çorbası içerken görmüş. “Kralı övmeyi bilsen, böyle sürünmezdin” diye laf atmış.
Diyojen cevap vermiş:
“Mercimekle geçinmeyi bilsen, krala eğilmezdin.”
Nişanyan kabilesinin kavgasını izliyor musunuz?
Türk devleti olmasa bu Ermeniler vb. kesin kendilerini imha edermiş.
Bunların vb. okumuşu böyleyse, dağlısı nasıldır?