Büyük Atatürk Üniversitesi Ailesi;
Ülke yükseköğretimine 70 yıla yakın bir süredir hizmet etme gururunu yaşayan Üniversitemiz, 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılına da aynı azim ve heyecanla "Merhaba" diyor. Köklerinden aldığı güçle ilim yolunda ilerlerken; güçlü Türkiye idealine, bilime ve millî değerlerimize bağlılıktan asla ödün vermeden geleceğe yürüyoruz. Bu topraklarda yetişen her bir öğrencimiz, hem çağın gerektirdiği bilgi ve donanıma sahip olacak hem de ülkesine ve insanlığa faydalı bireyler olarak yetişecektir.
Yeni eğitim-öğretim yılının; üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlar getirmesini, akademik başarılarla, bilimsel keşiflerle ve unutulmaz dostluklarla dolu geçmesini temenni ediyorum. Emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize şükranlarımı sunuyor, kapılarını yeniden öğrencilerine açan Atatürk Üniversitesinin bu yeni döneminin hepimize sağlık, huzur ve başarı getirmesini diliyorum. Yolunuz açık olsun.
Halka açık bir şirket olan Türk Hava yolları çalışanlarının ve yakın akrabalarına THY uçuşlarda indirim yapıyor mu? Yapıyor ise ne kadar acaba? @TKiletisim@TK_TR@sarseven@nevzatcicek
📍Diyarbakır’da acil müdahaleye giden itfaiye aracına yol vermediği görüntülerle sosyal medyada gündem olan aracın, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya’nın makam aracı olduğu öğrenildi.
@turkdegs Geçen böyle biriyle tartıştım abi yemek ucuz dedi bende sizin gibilerinin katekterinden daha ucuz değildir dedim.Dakikalarca sustu ne dediğimi idrak etmeye çalıştı.Ama şuna sevindim Ekrem hocaoğlunun katıksız bir hırsız olduğunu kabul etmeye başlamışlar.
Milli Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler, Valimiz Dr. Naci Aktaş ve protokol üyeleri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şehrimize kazandırdığı ve bugün 100’üncü yılına ulaşan Kızılay Maden Suyu Fabrikasını ziyaret ederek, 100. yıl pastasını kesti.
Fabrikada incelemelerde bulunan Bakanımız Sayın Yaşar Güler, üretim ve yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
@tcsavunma@Kizilay
🇹🇷🥇 Avrupa Şampiyonu Sevilay Öztürk
2026 Avrupa Para Yüzme Şampiyonası’nda Kadınlar 50 metre sırtüstü S5 kategorisinde Avrupa Şampiyonu olarak Ay-Yıldızlı Bayrağımızı zirvede dalgalandıran Kahramanmaraşlı millî sporcumuz Sevilay Öztürk, hepimize büyük gurur yaşattı.
Sevilay Öztürk’ü gönülden tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Kahramanmaraş seninle gurur duyuyor! 🇹🇷👏
#SevilayÖztürk #AvrupaŞampiyonu #Kahramanmaraş
Ayasofya Camii konsepti içinde yapılanlara bak❗️
İnanmak mecburiyetinde değilsiniz ama saygısızlık yapmaya da hakkınız yok❗️❗️❗️
Kıyafet, içki..
Dekor❗️❗️❗️
@netflix The Israeli intelligence agency (Mossad) deliberately provided false information to the United States. The State of Israel carried out an operation against President Trump. @DonaldJTrumpJr@USATODAY@WhiteHouse
🔴BARIŞIN DA BİR EDEBİ, GELENEĞİ VE HUKUKU VARDIR!
Önce kavramları doğru kullanalım.
Barış esasen savaşan devletler arasında olur. Bir terör örgütünün devlete karşı silah bırakması ise devletler arası bir barış değildir.
Burada toplumsal anlamda konuşulabilecek şey,yıllarca yaşanan acıların ardından ailelerin, insanların ve toplum kesimlerinin birbirleriyle helalleşmesi, husumetlerin sona ermesi ve toplumsal huzurun yeniden kurulmasıdır.
İşte bizim Kürt geleneğinde bunun da yüzlerce yıllık bir edebi, usulü ve kuralı vardır.
Kürt toplumunda kan davası bitirmek, aşiretleri ve aileleri barıştırmak herkesin harcı değildir.
Bu işi sözü dinlenen, tarafsızlığına güvenilen, adaletli ve itibarlı insanlar yapardı.
Bizim oralarda boşuna “Babası barış yapmayanın kendisi de barış yapamaz” denmez.
( “Bavê meriv hol nelîstibe meriv nikare holê bilîze”)
Çünkü barış bir kültürdür, bir tecrübedir, hatta bir uzmanlık alanıdır.
Şimdi soruyorum: Öcalan ve çevresinin geçmişinde hangi kan davasını bitirmek, hangi iki aşireti barıştırmak, hangi büyük husumeti sona erdirmek vardır?
Gerçek barışta kimse karşı tarafa zafer gösterisi yapmaz.
Kimse diğerinin yarasına basmaz.
Bizim Kürt geleneğinde barıştırılmış iki aile, birbirlerinin evlerinin önünden geçerken dahi başlarını eğerek, saygıyla geçerdi.
Çünkü barışın devamı bazen barışı yapmaktan bile daha büyük bir sorumluluktur.
Şimdi bir taraftan topluma entegrasyondan söz edip diğer taraftan taziye çadırlarında geçmişte asker, polis, öğretmen, sivil vatandaş ve güvenlik korucularını şehit etmiş kişileri yücelten görüntüler ve sloganlarla ortaya çıkarsanız, bunun adı barış dili olmaz.
Elbette her anne için evladı ciğeridir. Herkes acısını yaşayabilir, taziyesini yapabilir. Buna kimsenin sözü olamaz.
Ama kendi acınızı yaşarken başka bir annenin acısına basamazsınız.
Benim kardeşimi öldüren kişinin fotoğrafını taşıyıp “Seninle gurur duyuyoruz” diyeceksiniz, ardından benim kapımı çalıp “Barışalım” diyeceksiniz.
BÖYLE BARIŞ OLMAZ!
Aileler arasında bile barış yapılırken ilk kural karşılıklı saygıdır.
Ölenler üzerinden meydan okunmaz, acılar yarıştırılmaz, eski yaralar yeniden kanatılmaz.
Silah bırakmak başka şeydir, devletler arası barış başka şeydir, toplumsal barış ve helalleşme ise bambaşka bir şeydir. Kavramları birbirine karıştırmayalım.
Silah bırakıldıktan sonra toplumsal huzur isteniyorsa Kürt geleneğinin asırlardır bildiği basit bir kural vardır:
SİLAHI BIRAKTIYSAN, TAHRİKİ DE BIRAKACAKSIN.
Çünkü silah susup dil silaha dönüşürse kavga bitmiş olmaz,sadece şekil değiştirmiş olur.
Ve daha büyük bir felakete yol açar.