@nevsinmengu Efesteki tarihî eser dediğiniz bir çok yapı ve heykeller imitasyon olduğu için pek bir zararı yok. Orijinalleri ülke dışında olduğu için böyle izinler rahatlıkla verilebiliyor.
Otobüs biletleri bir gecede yüzde yüz artmasının sebebi ne olabilir. Benzine zam mı geldi? Bu işletmeleri denetleyen hiç kimse yok mu? Serbest piyasa bu kadar serbest mi? Serbest piyasa bu değil bunun adı hiper enflasyon. @memetsimsek@tcbestepe@HMBakanligi@TCKulturTurizm
Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir derler, şöyle bir gerçekte var ki sizi tanıyan son kişi öldüğünde bu dünyada hiç varolmamış olacaksınız. Bu yüzden yaşasın carpe diem.
@BalamirAsli1 Para kazanmayı bilmeyen 35 bin kişi den fazlası şuan umudunu bu Twitte bağlamış. Ülkeyi getirdikleri hale bakın. İnşallah İmamoğlu kazanır.
Uzaktan sesler geliyordu. Yer gök rengarenk parti bayraklarıyla, balonlarla donatılmıştı. Yüzler gülüyordu. Herkes sevinç içindeydi. İsmail Amca’nın kafası karıştı. “Neler oluyor orada?” diyerek merakla kalabalığın olduğu yere vardı...
Coşkulu kalabalık; platformda yüksek sesle konuşan, siyasetçiye bakıyordu. Siyasetçi: “Bize oy verin, dertler bitsin. Ülkeye; bolluk, bereket, bahar gelsin. Yoksulluk sona ersin” diyordu... Zaman zaman da; sağ eliyle tuttuğu Kutsal kitabı kalabalığa gösteriyor: “Allah kitap, din iman” sözleri dilinden düşmüyordu....
İsmail Amca, duyduğu sözlere sevinmişti. "Kuran tutan adam, yalan söylemezdi herhalde" diye düşündü, O da coşkulu kalabalığa katıldı... Mitingde konuşan politikacıyı pür dikkat dinledi. Miting bitince: “Dertler bitecek, bahar gelecek, yoksulluk gidecek” diyerek sevinçle mırıldanarak oradan ayrıldı…
Aradan beş koca yıl geçmişti...
İsmail Amca; daha da yaşlanmış, çökmüştü. Kulağı hergün daha da az işitse de; Uzaktan gelen sesleri duyuyordu... Miting alanında yoğun bir kalabalık coşkuyla dalgalanıyordu. Kürsüden tanıdık bir ses: “bize oy verin, dertler bitsin, bahar, aydınlık, zenginlik gelsin” diye haykırıyordu....
İsmail amcanın duyduğu bu tanıdık sesle; yüzü birden asıldı, kaşlarını çattı, parasızlıktan bir türlü yaptıramadığı yarım kalan dişlerini sıktı, canı acıdı... Tam bir şeyler söyleyecekti ki; sabahtan beri aç olan, karnının gurultusunu duydu...Elini cebine attığında gördü ki; değil ay sonunu getirecek karnını doyuracak parası yoktu. Beş koca yılda; zengin daha zengin olmuş, Halk daha da yoksullaşmıştı...
İsmail Amca; arkasına döne döne, kendi kendine söve söve, kalabalıktan ayrıldı. ...
(Fatih Mehmet Yiğit @FatihMehmetYii6 den alıntı.)
Durum tam olarak bu: "Uysa da uymasa da..."
Fatih Altaylı:
"Çin birkaç gün önce dünyanın en uzun otoyolunu hizmete açtı ve tüm dünya basınına haber oldu.
Yer yer 4 yer yer 6 şeritli olan yolun toplam uzunluğu tam tamına 2540 kilometre. Bağlantı yolları ile birlikte 2 bin 800 kilometreyi aşıyor.
Çin’in hayli gurur duyduğu Beijing-Urumçi Ekspres Yolu’nun maliyeti de belli olmuş: Tam tamına 2,5 milyar dolar.
2540 kilometre, 2,5 milyar dolar!
Peki Çin, içinde pek çok tünel, viyadük ve dünyanın en uzun karayolu tünelini barındıran 2540 kilometre yolu 2,5 milyar dolara tamamlarken bizim KOİ projelerinde maliyet ne olmuş?
Mesela Kuzey Marmara Otoyolu.
Toplam uzunluk 463 km. Maliyeti 8 milyar dolar.
Beğenmediniz mi! İstanbul-İzmir Otoyolu uyar mı?
Onun da otoyol uzunluğu 384 kilometre. Bağlantı yolları ile birlikte 426 kilometre. Maliyeti ise 11 milyar dolar.
Uydu mu!
Vallahi uydu mu, uymadı bilmem ama o otoyolları yapanlar ve yaptıranlar "Uysa da” diyor, "Uymasa da" diyor."
@bosunatiklama Fakir edebiyatı tam olarak bu abd de yıllarca yöneticilik yapıp orda yedi galiba yada bu söylemiyle fiyatları düşürmeye çalışıyor. Trajikomik bir durum. Türkiye'deki en zor işi yapıyor. TCMB başkanlığından aldığı maaşı da harcamaya kıyamıyor muhtemelen.
@MertBasaran_inv Bir hisse çok düştü diye alınmaz saçmalamayın. Mal toplama süreci 1 yıldan fazla sürebilir. Bu yüzden bist 30 hisselerinden şaşmayın. Kalite orda.
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'ndan güzel bir analiz;
EĞER;
TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar...
BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar...
FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar...
KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar...
TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar...
JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar...
ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar...
PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu...
EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar...
Ama hiçbir şey okumazsan
sana ne söylenirse ona inanırsın.
Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın,
başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın,
seni herkes kandırır.
Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile...
12 adaları 1912’de verdik.....
Nerde mi?
Lozan şehrinin Ouchy semtinde.
Şu Lozanda adaları verdik diyip oku emrinden uzak güruhun meydanlarda Lozanda verdik deyip algı yaratması bundan!!
Araştırmayan halk da: “ulan savaşı kazandık- adaları verdik”e inandırıldı...
Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor.
Sene 1912, “Uşi Anlaşması”dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak.
Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek.
Fakat şartlara uyum sağlanmıyor.
Bu yüzden 3 yıl sonra, yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor.
Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok.
Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz.
Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915’de Londra'da İtalya'ya verilmiştir.
Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir.
Bu adam kim mi?
Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır.
12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardır.
Şimdi asıl olaya gelelim...
Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir.
İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve
12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar.
Halbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler.
Bizim bildiğimiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir.
Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır.
Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir...
Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir...
Prof.Dr. Yusuf HALAÇOĞLU
Prof. Dr. Yavuz Kaya diyor ki:
Bir kez daha düşünün, Bu ülkede;
-Neden ağır bir ekonomik yıkım yaratıldı?
-Neden varlıklarımız satıldı?
-Neden altın rezervimize kadar ihtiyat akçemiz harcandı?
-Neden inanılmaz bir dış borç yaratıldı?
-Neden Londra mahkemeleri yetkili kılındı?
-Neden maliyetinin çok üzerinde alt yapı çalışmaları yapıldı,30 yıllık garantiler verildi hemde enflasyona indeksli kur ile?
-Neden Atatürk ismi silinmeye çalışılıyor?
-Neden T.C. tabelası kaldırıldı?
-Neden sınır güvenliği yok ve vasıfsız milyonlarca sığınmacı ülkeye dolduruldu?
-Neden bir demografik bozulma yaratıldı?!
-Neden devlet kurumları yok edildi?
-Neden kuvvetler ayrılığı kaldırıldı?
-Neden denge-denetleme mekanizmaları kaldırıldı?
-Neden vergilerimizin akibetinin hesabı verilmiyor?
-Neden Milli Güvenlik Güçleri sistemi değiştirildi?
-Neden askeri okullar ve askeri hastaneler kaldırıldı?
-Neden bazı savunma sanayi kuruluşları satıldı ve üretim yapamaz hale getirildi?
-Neden ülkenin telekomünikasyonu satıldı?
-Neden eğitim sistemi laik sistem dışına çıkarıldı?
-Neden orta ekonomik sınıf yok edildi?
-Neden üniversitelerin kalitesi düşürüldü?
-Neden sağlık sistemi kötü?
-Neden anayasa hükümlerine uyulmuyor?
-Neden uyuşturucu ve mafyanın merkezi olduk?
-Neden bağlı olduğumuz AİHM kararları uygulanmıyor?
-Neden tarikat ve cemaatler holdingleşip devlete yerleştirildi?
-Neden ortak akıl devre dışı bırakıldı?
-Neden yetişmiş insan gücümüzü kaybediyoruz?!
-Neden üretim ekonomisinden vazgeçildi?
-Neden kendimize yeten tarım ve hayvancılıkta dışa bağımlı olduk?
-Neden bu kadar çok gaz, petrol nadir element kaynakları keşfedilirken (!) enerjide dışa bağımlılık arttı?
-Neden yıllar öncesinden bir varlık fonu oluşturuldu ve sorgulanamaz kılındı?! Yıllar öncesinden!…
-Neden Biden ile başbaşa yapılan görüşmeye dış işleri bürokratları alınmadı ve arkasından sınırlarda açık kapı politikası ile genç erkek Afgan, Paki ve diğerleri akın akın ülkeye girmeye başladı?
Tek cevap: Emperyalist BOP projesi işliyor?