Yazıklar olsun. Bir gün ölürsem sorumlusu SİZSİNİZ!
Ben bu Ülkeye olan inancımı kaybettim. Adalete olan inancımı kaybettim. Siz beni tüm ümitlerim ile yaşarken öldürdünüz! Istanbul İl Emniyet Müdürlüğü Sirkeci Polis Merkezi Amirliğine bağlı Suç Araştırma' da görevli Polislerimiz olaya ilişkin görüntüleri bulup tespit ettiler, şahısların beni darp ettikleri herşey mevcut. Burnum kırıldı kalıcı hasar mevcut ay sonunda 3'ncü ameliyatımı olacağım, şahısları bir kere dahi olsa yakalamadınız, tutuklamadınız, cezaevine koymadınız! Olay anında tabureyi alıp üzerime defalarca saldırdılar, ancak vuramadılar aldığım darbe yumruk darbesiydi ve ben başka bir aracım üzerine uçtum.
Ünlü değilim diye mi tutuklamadınız? Ben bu Ülkenin bir ferdi değilmiyim? Bu topraklar için ölebilecek sevgiye sahibim ben, değerim yok mu?
Anladım ben Ünlü değilim "INSAN" sıfatında yer almıyorum, anladım canımın kıymeti yokmuş. Danla Biliç kadar kıymetli değilmişiz demek.
@adalet_bakanlik
#danlabiliç #ADALET_ISTIYORUZ #Adaletİçin #kadınavecocugadokunma #KadınaSiddet #şiddet
@bpthaber Kimsenin bu yönde bir beklentisi de yok zaten. Sokakta senin hakkını savunmak için haykıran birileri olmasa, bugün çok daha kötü durumda olacağını da unutma. Özgürlüğün ile hükümet arasındaki tek set bu gençler.
@bpthaber Oyundan memnun olmamayı ve hoşnutsuzluğunu belirterek eleştiri yapmayı anlarım ama herkes futbol uzmanı olmuş, Mourinho’ya akıl verircesine verip veriştiriyor yorumlarda. Saygıyla eğiliyorum önünüzde. Siz neymişsiniz be abi..
Son derece önemli ve hassas bir durum.
Suikast emrini verenler ve işi alanların derhal yakalanması ve Murat Ağırel’in üst düzey tedbirlerle korunması gerekiyor.
Vatandaşın sorunlarını ağır eleştiren Dilruba 12 gündür hapiste. Kimse haber yapmıyor. Siyasetçiler konuşmuyor. Unutuldu
Dilan Polat varoşluğuyla ünlendi çıktıktan sonra 500 bin kişi takip etti. TV kanalları her gün haberini yapıyor
Ülkedeki sorun adalet değil toplumun kendisi.
4 erkek... Aralarında tek bir kadın yok ve açıkça biz Anayasaya sadık değiliz, ettiğimiz yeminin hiçbir anlamı yok diyorlar. Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği soyadı düzenlemesini birebir kabul etmenin başka bir manası yok çünkü.
Yasaklanmış hakların geri verilmesiyle ilgili yerel mahkeme yanlış karar vermiş olsa dahi kesinleşen kararı alacağı ek kararla kaldıramaz. "Görüldü" işleminin yapılmaması kararın kesinleşmesini engellemez. Van belediye başkanlığı ile ilgili verilen karar açıkça hukuka aykırıdır.
@recordhaber@yirmiucderece @feyzaltun Yargıtay’ın cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ispatı için öngördüğü bazı ispat kriterleri olduğu doğru. Çünkü bu suçlar, insanların gözü önünde veya kameraların bulunduğu yerlerde işlenmiyor. Fakat kadının beyanının esas alınması gibi saçma bir söylemin hukuki bir yanı yok.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi: Anayasa Mahkemesi kararına uyulmamasına, can çekişen hukuk devletinin ölümüne, Türk yargısının itibarının iki paralık edilmesine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Anayasa Mahkemesini etkisiz bir başvuru yolu saymasının önünün açılmasına... vb.
Hukuken yapılabilecek hiçbir yorum kalmadı. Bir mahkeme ben açıkça Anayasa’yı tanımıyorum diyor. Bu ülke üzerinde yaşayan istisnasız herkese meydan okuyor.
HSK hemen yarın gereğini yapmaz ise tüm aksaklıklarına rağmen bir şekilde işleyen hukuk düzeninin sona erdiğini ilan eder.
"1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’nda toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasını mutlak surette yasaklamasını gerektirecek gerçek bir tehlikenin varlığını açıklamadan ve katılımcıların anılan yerde etkinlik yapabilmeleri için mümkün olan önlemler bulunup bulunmadığını irdelemeden tercih edilen mekânda toplanmayı yasakladığı görülmüştür. Kolluk güçlerinin de yasaklama kararlarına dayanarak anılan hakkın kullanılabilmesine yönelik hiçbir tolerans göstermeden gruplara müdahale ettikleri anlaşılmıştır.
Sonuç olarak 2014 ve 2015 yıllarında 1 Mayıs'ı Taksim Meydanı'nda kutlamak isteyen başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yönelik olarak zor kullanılmak suretiyle dağıtılması şeklindeki müdahalelerin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı ve demokratik bir toplumda gerekli olduğu ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konulmamıştır.
Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir."
Atatürk'ün arkadaşı Mazhar Müfit, Cumhuriyet'in ilanını anlatıyor:
Bir gece evvel beraberdik. Bazı arkadaşlar da vardı. Mustafa Kemal Paşa gülerek "Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" dedi ve bana döndü:
Erzurum'dan beri ağzından çıkarmadığın Cumhuriyetin işte zamanı geldi.