Eğitim Sen Eskişehir Şubesi, Turgutlu'da yaşanan okul saldırısı ile ilgili açıklamasında çözümün okulları yalnızca güvenlikçi anlayışa teslim etmekten geçmediğini vurgulayarak; “Okullarda şiddeti sona erdirecek somut adımlar acilen atılmalıdır" dedi. https://t.co/GUsAmDwXLZ
🔴MEB PERSONEL GENEL MÜDÜRÜ İLE YAPILAN GÖRÜŞMEYE İLİŞKİN BİLGİ NOTU
MYK üyelerimiz Zülküf Güneş, Ramazan Gürbüz ve Evrim Gülez, 4 Haziran 2026 tarihinde, Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Bülent Çiftci ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, eğitim ve bilim emekçilerinin farklı alanlarda yaşadığı sorunlar, sahadan toplanan bilgilerle oluşturduğumuz raporlar, üyelerimizin talepleri ve sendikamızın sorunlara dair çözüm önerileri Personel Genel Müdürlüğü’ne iletildi.
🔴GEZİ DİRENİŞİ’NİN 13. YILDÖNÜMÜ: “YILGINLIK YOK, MÜCADELEYE DEVAM!
Gezi Direnişi’nin üzerinden tam 13 yıl geçti. Milyonlarca insanı eşitlik, özgürlük, adalet, barış, demokrasi ve laiklik talebiyle alanlarda buluşturan Gezi; Türkiye tarihinin en kitlesel, en yaygın ve en görkemli halk hareketlerinden biri olarak hafızalarımızdaki canlılığını ve toplumsal mücadele açısından taşıdığı umudu korumaktadır.
Gezi’de yaşamını yitiren gençlerimizi bir kez daha saygıyla anıyor; katillerinin ve bu cinayetlerin arkasındaki siyasi iradenin peşini bırakmayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.
Gezi’nin bize bıraktığı en büyük miras dayanışmadır. Çünkü biliyoruz: Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber, ya hiçbirimiz!
Bugün Gezi’yi hatırlamak, sadece geçmişte yaşanmış bir halk hareketini anmak değildir. Aynı zamanda Gezi’nin yarattığı toplumsal umuttan intikam almak amacıyla yürütülen hukuksuzluklara karşı ses yükseltmektir. Siyasi iktidar, Gezi’yi yıllardır demokratik muhalefeti cezalandırmanın bahanesi haline getirmiştir. Uydurma delillerle ve siyasi intikam hırsıyla Gezi Parkı davasında verilen ağır cezalar ile sürdürülen tutukluluklar, Türkiye’de yargının bağımsızlığını büyük ölçüde yitirdiğinin en somut göstergelerinden biridir.
Daha da vahimi, bu süreçte Anayasa Mahkemesi’nin verdiği hak ihlali kararları ve tahliye hükmü içeren bağlayıcı kararlar yerel mahkemelerce açıkça tanınmamıştır. Bu durum, ülkede hukuk devletinin, anayasal düzenin ve temel hak güvencelerinin siyasi iktidarın keyfi uygulamaları karşısında nasıl aşındırıldığını bütün açıklığıyla göstermektedir.
Gezi Direnişi’ni bugün de canlı kılan temel neden, iktidarın baskıcı ve otoriter uygulamalarından rahatsız olan milyonların korku duvarını aşarak alanlara çıkmasıdır. Gezi; yaşam alanlarına, doğaya, emeğe, laikliğe, özgürlüklere ve kamusal haklara sahip çıkma iradesinin ortak bir mücadele zemininde buluşabileceğini göstermiştir.
Gezi sürecinde siyasi iktidar tarafından üretilen ayrımcı, kutuplaştırıcı ve nefret yüklü dil, aradan geçen yıllar içinde daha da sistematik hale getirilmiştir. İktidar karşısında diz çökmeyen, biat etmeyen kişi, kurum, sendika, demokratik kitle örgütü ve siyasi partiler hedef haline getirilmekte; baskı, ceza, yargı sopası ve sindirme politikalarıyla toplumsal muhalefet teslim alınmak istenmektedir.
Ancak Gezi, bu ülkenin halklarına korku duvarlarının aşılabileceğini, dayanışmanın büyütülebileceğini ve milyonların yan yana geldiğinde iktidarların bütün baskı mekanizmalarına rağmen geri adım atmak zorunda kalabileceğini göstermiştir. Meydanlarda dayanışma içinde direnmenin gücünü gören Türkiye halklarının emek, demokrasi, barış, adalet, eşitlik ve özgürlük taleplerindeki ısrarı bugün de sürmektedir.
Başta işçiler ve kamu emekçileri olmak üzere toplumun sömürülen, ezilen, ötekileştirilen ve haksız yere zindanlarda tutulan tüm kesimleri Gezi’nin açtığı yolda yürüdüğü sürece, mücadelenin olduğu her yerde Gezi’den bir iz mutlaka olacaktır.
Gezi Direnişi, geçmişte örülen korku duvarlarını yıkmış; “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!” sözüyle bizlere yürünmesi gereken yolu göstermiştir. Ülkede yaşanan tüm hukuk dışı uygulamalara, hak ihlallerine, anayasayı dahi tanımayan siyasi keyfiyete ve sindirme politikalarına karşı tek çıkar yol; emekçilerin örgütlü, kararlı ve kitlesel mücadelesidir.
Eğitim Sen olarak Gezi Direnişi’nin 13. yılında meydanları dolduran milyonları, Gezi’de yaşamını yitiren gençlerimizi, Gezi davası bahanesiyle zindanlarda tutsak edilen ve iradesi gasp edilen dostlarımızı selamlıyoruz.
Gezi umuttur. Gezi direniştir. Gezi, halkların özgürlük, eşitlik ve adalet iradesidir.
YILGINLIK YOK, MÜCADELEYE DEVAM!
#Gezi13Yaşında
#KaranlıkGiderGeziKalır
Bugün halkın seçme ve seçilme hakkına karşı ağır bir saldırı daha yaşandı.
Bu ülkenin ana muhalefet partisine, Cumhuriyet’in kurucu partisine zor kullanarak girenler, partinin delegelerinin iradesini çiğnemeye çalışmaktadır.
Yaşananlar herhangi bir parti içi mesele değil; halk iradesine ve demokratik siyasetin kendisine yönelik açık bir müdahaledir.
Yerel seçimlerde ortaya çıkan halk iradesini hazmedemeyenler; önce seçilmiş belediye başkanlarını, siyasetçileri ve muhalif toplumsal kesimleri siyasallaştırılmış yargı operasyonlarıyla hedef almış, kendileri dışındaki siyasi partileri fiilen etkisiz hale getirmeye yönelmiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne dönük “mutlak butlan” davası ve bugün parti binasına emniyet güçleri eliyle zorla girilmesi, Türkiye’de demokratik siyaset alanını bütünüyle tasfiye etmeye dönük daha büyük bir kuşatmanın parçasıdır.
Türkiye demokrasisine yönelik bu ağır müdahalenin planlayıcılarını, uygulayıcılarını ve işbirlikçilerini bu halk unutmayacaktır. Parti binalarını ele geçirerek halkın iktidara karşı büyüyen itirazını bastırmaya çalışanlar bilmelidir ki; rüzgâr ekenler fırtına biçecektir.
Bu halkı yoksullaştıranlar, işçiden ve emekçiden alıp sermayeyi büyütenler, halktan değil emperyalist merkezlerden aldığı destekle ayakta kalmaya çalışanlar şunu bilmelidir: Örgütlü bir halktan daha büyük bir güç yoktur.
Bizler emek ve meslek örgütleri olarak; bedeli ne olursa olsun demokrasi, halk iradesi ve adaletin yanında olmaya devam edeceğiz.
Başta emek örgütleri olmak üzere tüm demokrasi güçlerini ve bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi; halklar ve emekçiler üzerinde her geçen gün daha da ağırlaşan bu kuşatmaya karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Demokrasi, Adalet ve Barış ancak yan yana durarak, birlikte mücadele ederek kazanılacaktır.
Demokrasiyi Savunmaya Devam Edeceğiz!
AKP iktidarı, muhalefeti yok etmek ve toplumsal muhalefeti sindirmek için bir kez daha bir yargı sopasına sarılmıştır.
İstinaf mahkemesinin bugün CHP kurultayına yönelik verdiği "mutlak butlan" kararı, demokratik siyasete vurulmuş açık bir darbedir. Halkın iradesini gasp eden kayyum politikalarının bir başka tezahürü olan bu sipariş karar yok hükmündedir.
Yargı eliyle siyaseti dizayn etme çabalarına, irade gasplarına ve antidemokratik müdahalelere karşı demokrasiyi, adaleti ve halkın iradesini savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
Yürütme Kurulu
Hamamyolu Yediler Parkı’nda gerçekleştirdikleri yaşam nöbetinin ardından eylem alanını temizleyerek bizlere hiçbir yük bırakmayan Eğitim Sen’li eğitim emekçilerine teşekkür ediyorum.
Eğitim sadece okulda ya da sınıfta değil, hayatın her anında kendini gösterir. Bu incelik; kültürün, eğitimin ve toplumsal sorumluluğun en güzel yansımasıdır.
Var olun sevgili dostlarım.
Önemli olan hangi sendikaya üye olduğumuz ya da sendika üyesi olup olmadığımız değil; hangi sınıfın talepleri için mücadele ettiğimizdir.
Sorunlarımız ortaksa mücadelemiz neden ortak olmasın? #BirleşikMücadele