dinlediğim podcastte diyor ki: 'tabiatta hiçbir şey acele etmiyor; ay acele etmiyor, güneş acele etmiyor, ama insan aceleci bir varlık, biz acele ettiğimizde ruhlarımız geride kalıyor.' çünkü bir yere vaktinden önce varmak, bir parçanı yolda bırakmak demek aynı zamanda
Zaafım var... Biraz maviye, Biraz içimi açan gökyüzüne, Gözlerimi dinlendiren yeşile, Ruhumu ısıtan güneşe, Sessizce açan çiçeklere, Ve en çok da İçinde kendimi bulduğum manzaralara..
kendi ekseninde yürüyen insanlara hayranım. ne başkasının sözüne takılır, ne kıyafetine göz diker. içlerinde ne kıskançlık büyür ne dedikodu barınır. yolları berrak, duruşları sakin olur. çünkü gerçek insan, başkasının gölgesine değil kendi iç ışığına güvenir.