Sırılsıklam yağmurda , otobüs durağında , su içinde yerde oturmuş her yeri ıslanmış bekliyordu... Biz kat kat mont ile donuyorduk! Zira o gece ben de hipotermi geçirdim.
Dakikalarca yalvardık , zorla aldık ısınsın diye arabaya ... biz o sırada akrabaların enkazında, onları nasıl çıkarabiliriz diye çırpınıyorduk.
Oğlunu anlattı karşı apartmanda, enkazda diye. Çok kalmadı indi arabadan , Bir iki saat sonra aynı bölgede bir daha gördük.
Kolu da kırıktı , donuyordu. Kendi akrabalarımızın olduğu konumda komşular ateş yakmıştı. Yalvardık.
Zorla ateşin başına götürdük.
Devlet oğlumu kurtarmaya gelecek gidemem burdan dedi. Mesafe yürüyerek 2 dakika.
Isınsın diye çantama attığım çorabı verdim . Giyindi .
Kocam da yaralı ,hastaneye götürdüler nerde bilmiyorum , diğer oğlum da İstanbul'da. Telefon numarasını hatırlamıyorum. Aklıma gelirse arar mısın dedi ...
10 dakika dayanamadı geri döndü , oğlumu kurtarmaya gelecekler, gitmem lazım dedi ...
2. Gün itibariyle bana aracılar vasıtasıyla ulaşıp İzmirden gelen, o bölgede benim koordine ettiğim bir arama kurtarma ekibi çalıştı.
Çıkan çıktı, kalan kaldı.
3. Gün can güvenliğimiz için şehirden çıktık ve bu kadını asla unutmayıp ne oldu acaba diye sürekli andık.
6 gün sonra. 12 Şubat sabahı bu fotoğraf düştü önüme.
Boğuldum.
Anneliğin çok güzel bir örneği olarak kaldı aklımda....
Asla unutmayacağım seni asla !
#deprem #hatay
Kalk ayağa! Kaybedecek hiçbir şeyin yok! Aldığın asgari ücret zaten "ölüm ücreti".
Gözaltına alınan DGD Sen Başkanı Neslihan Acar (@AcrNesli)
"Gelin Bedenlerimize Bakın!"
"Emniyet prosedürden bahsediyor... Yunan sınırını falan geçmiyoruz, buradayız! Eğer bir prosedür uygulanacaksa, bu arkadaşların yarısı lojmanlarda kalıyor; gitsinler oraya, açsınlar işçilerin bedenlerini!
Tahtakurularının o bedenleri nasıl kemirdiğini kendi gözleriyle görsünler.
Tuncay Özilhan villalarda yaşarken, bu insanlar İŞKUR garantisiyle köylerinden teker teker toplanıp o lojmanlara atıldılar.
Üstelik o lojmanlar kaçak! Tek bir ruhsatı, tek bir belgesi yok.
İnsanlar akşama kadar tahtakurularıyla, böceklerle iç içe, o pisliğin içinde hayata tutunmaya çalışıyor.
Siz kalkmış, bu koşullarda yaşayan insanlara "dağılın" diye anons geçiyorsunuz.
Emniyete elli defa şikayette bulundum, tek bir cümle kurmadılar. Aksine; Kocaeli Emniyeti ve savcı el ele verip, "Sizi lojmanlardan atarız" diye işçiyi tehdit etti.
Bu insanlar yıllardır gıkını çıkarmadan çalışıyor. Çalışma Bakanlığı’nın sözüyle, devletin taahhüdüyle getirip o kaçak lojmanlara tıktınız bu insanları.
Biz bugüne kadar vicdanımızdan sustuk, müdahale etmedik. Yoksa biz o köle kamplarını, o lojmanları başınıza yıkmayı iyi biliriz!
Şimdi Özgür Tort çıkmış basına, koca koca hikayeler anlatıyor.
"Kurumsal şirket" diyorlar, 54 yıldır nasıl yönettiklerini, nasıl kâr ettiklerini anlatıyorlar.
Gelsinler, işçinin halini görsünler! İşçilerin bedenlerinde yüzlerce tahtakurusu ısırığı var.
Depolarda her gün onlarca işçi zehirleniyor. Bize bozuk yemekleri yedirdiniz!
Biz direnmeye başlayana kadar, o depolardan her gün bir arkadaşımızın kolu bacağı kırık çıkıyordu.
Bu sadece buradaki elli-yüz işçinin hikayesi değil; bu, 80 milyonun hikayesi!
Bize reva gördükleri şey şu: "Kurtlu yemek yiyeceksin, onu da bulabilirsen günde iki öğün yiyeceksin!"
Planları belli: Bebeleri anne kucağından alıp fabrikalara sokacaklar.
Çocuklarınız mutlaka işçi olacak diyorlar.
60-70 yaşındaki yaşlılar evinde oturamayacak, fabrikalarda ucuz iş gücü olup patır patır ölecekler.
İşçi ne zaman ayağa kalksa "kanunsuzluk" diye anons geçiyorlar. Velev ki öyle!
Kanun burasıdır! Kanunu bu yaşam koşulları belirler.
Siz insanları ölüme gönderiyorsunuz.
Biz "haysiyet" diyoruz, "onur" diyoruz; suratımıza bakıp sırıtıyorlar. Çünkü onlarda utanma yok, onlarda haysiyet yok!
Kalk Ayağa! Kaybedecek Bir Şeyin Yok!
Günlerdir rezil oluyorlar. Marketlere mal gitmiyor, market sahipleri bile ayaklanmak üzere.
Tek bildikleri tehdit etmek! Yanlarına emniyeti alıp gelip burada korku salmaya çalışıyorlar.
Kalk ayağa! Kaybedecek hiçbir şeyin yok! Aldığın asgari ücret zaten "ölüm ücreti".
Ayağa kalkmadığında sadece bu sürünme halini uzatıyorsun.
Ama ayağa kalkarsan bir şansımız var! Bizi kuşatan bu alçaklığa, bu onursuz yaşama karşı bir seçeneğimiz var.
Eğer kalkmazsan, sonun zaten ölüm. Öyleyse onurunla diren!"
Migros Depo İşçileri, Migros patronu Tuncay Özilhan'ın villasının önünde TERS KELEPÇEYLE GÖZALTINA ALINDI
Migros’ta binlerce depo işçisi, sendikaları (@DGDSEN) öncülüğünde 14 gündür hakları için direniyor.
#MigrosİscisindenTarafım
"Tek bir amacım var: Haysiyetli ve onurlu bir yaşam!"
Gözaltına alınan DGD Sen Başkanı Neslihan Acar (@AcrNesli)
"Ya Onurlu Bir Yaşam Ya Da Ölüm: Seçenek Bizim!"
Bir şansımız var arkadaşlar! Bizi kuşatan bu alçaklığa, bu onursuz ve haysiyetsiz yaşama karşı bir seçeneğimiz var.
Eğer bugün ayağa kalkmazsan, yaşayacağın şey zaten ölümdür.
Çoluğunu, çocuğunu bu fabrikalarda bitirecekler, biliyorsunuz.
Onlar da biliyor; bu düzenin böyle gitmeyeceğinden korkuyorlar.
Bütün korkuları bu!
Nizamlarını buna göre kuruyorlar; sendikaları buna göre dizayn ediyorlar, partileri ve örgütleri buna göre hizalıyorlar.
Akıllara tek bir soru işareti takılmasın diye her birimi hücre hücre organize ediyorlar. Ama unuttukları bir şey var: Biz direniyoruz!
"Para Değil, Haysiyet İstiyoruz!"
Bir haftadır bizim neyimizi tartışıyorlar?
Bu benim şahsi kaderim değil, hepimizin kaderi.
Tek bir amacım var: Haysiyetli ve onurlu bir yaşam! Diğer türlüsü zaten her gün canımızdan olmak demek.
Parada pulda gözümüz yok bizim; ben her gün insan olduğumu hissetmek istiyorum!
Ben, Ayşe Abla ağlamasın istiyorum. Yetmiş yaşında yüzlerce kadın bu fabrikalarda aynı zulmü yaşıyor.
Özgür Tort gelsin de Ayşe’nin gözünün içine baksın! Gelsin, kirasını ödeyemeyen o insanın halini görsün. Mehmet Abi’nin ekmeğini nasıl zor bulduğunu ben biliyorum; biz yıllardır birlikte direniyoruz, kardeşçe yaşıyoruz.
"Bizim Aklımızla Dalga Geçmeyin!"
Bunlar zannediyor ki biz bir rolün içindeyiz. Sanıyorlar ki bu insanları biz ikna edip buraya getiriyoruz.
Ne yani; bu insanların aklı yok mu, fikri yok mu? Günde 17-18 saat çalışan bu insanlar nasıl olur da ayağa kalkar diye şaşırıyorlar.
Herkesi kendileri gibi "filmde" sanıyorlar.
Bize gelmiş, "Atılanları konuşalım" diyorlar. Hayır, konuşmuyoruz! Hak yoksa barış da yok!
Diğer depolara yüzde elli zam yapıyorsun, sonra da "41 bin lira maaş alıyorlar" diye yalan söylüyorsun.
Özgür Tort, sen bizimle dalga mı geçiyorsun? 41 bin lira nedir? Ne anlatıyorsun sen bize?
Boyun Eğmeyeceğiz!
İşçilere sesleniyorum: Tek çıkar yolumuz eylem hakkımızdır!
Ne dedikleri umurumuzda bile değil! Bu alçaklığa karşı makul bir süreç falan beklemeyeceğiz.
Hakkımız olanı alana kadar durmayacağız!"
Migros Depo İşçileri, Migros patronu Tuncay Özilhan'ın villasının önünde TERS KELEPÇEYLE GÖZALTINA ALINDI
Migros’ta binlerce depo işçisi, sendikaları (@DGDSEN) öncülüğünde 14 gündür hakları için direniyor.
#MigrosİscisindenTarafım
"abi, kimse gelmeyecek galiba" dedi, "ben ölüyorum, kimse umursamıyor"
"gideceğiz, bu açıklamayı yapacağız tuģba" dedim. aym'nin önünde 7 kişi olduk, onlarca da polis. önce yağmur başladı, sonrasında dolu. tuğba ilk cümlede ağladı. ben dayanamadım, polislerin de gözleri doldu.
6 şubat depreminden beri evin ve ailemin tüm geçimini tek başıma karşılıyorum. Haftalardır sağlık sorunlarım yüzünden satış ilanı açamadım. Bütün ürünlerim doğal, katkısız, ev yapımı. 2 aylık elektrik faturamı ve kiramı ödeyebilmek için satış yapmak zorundayım. Destek olmak isterseniz sipariş için mesaj atabilirsiniz. Almak için imkânınız yoksa, paylaşmanızın bile benim için çok faydası olur. Şimdiden teşekkür ederim 🙏
Adana'daki bahsedilen hastanenin doktoru Erçin Çıtırık, hemşiresi de Nesrin Çıtırık idi!
Nesrin Çıtırık 2004'te Haytap, 2008'de Haykonfed'i kurdu!
Gazeteci @MusSeyfKilic bunları ve daha fazlasını derlediği için gönderilerine erişim engeli getirildi!
Bugün çocuklarımız için yaptığım eylemin 776. Günüydü.
Bugün ki eylemimi Epstein isimli pedofili suçlusunun istismar ettiği çocuklar için gerçekleştirdim.
Depremde kaybolan çocuklar ve bu dosyada iki Türkiye vatandaşının isminin geçmesi büyük endişe arz ediyor.
Tüm dünya Epstein özelinde çocuk istismarını konuşuyor.
Çocukların tecavüze uğrayıp öldürülüp etlerinin yendiğini duyuyoruz.
Ve elimizden bir şey gelmiyor.
#urfa #ensarvakfi #EpsteinDosyaları #Epstine #İğrenç #İnnovia4vurgunu #Sörloth #Kocaelispor #nunotavares #rojbaş #Kante #Svanbergİstemiyoruz #ronaldo #işteokadar #çürüme #KerimcanDurmaz #Agbadou #Berkan #MuratKurum #Suudi #Selçuk #Jungkook #Messi #Dortmund #Gabar #Sterling #Lazio #Kanye #Grönland52 #Cevap22 #Mona #Benzama #StajyerÇırağaTamSigortaŞart #6Şubat #Putin #Erdoğan #ÇözümKademede #Osmaniye #ÖzgürÖzel #Aslan #Fener @mayrukcouture@fatihportakal@mkirikkanat@sabansevinc2@emrkongar@selcukktepeli
ben bir kadının tecavüze uğradığı için özür dilemesini “keşke beni öldürseydi” demesini kaldıramıyorum. tecavüzcü kızını da istismar ettiği halde tutuklanmıyor. yayını yaptığımdan beri kendime gelemiyorum. bu kadına ses olun
D.Ş. 19 yaşında kendine tecavüz eden Kuran’a hizmet vakfı yöneticisi ile zorla evlendiriliyor. Şahıs yıllar sonra 3 yaşındaki kendi öz kızına da istismarda bulunuyor. Bu kişi dışarıda aramızda dolaşırken D.Ş. tehdit ediliyor. Kamuoyuna "beni yalnız bırakmayın" diyor!
bu bir annenin tarikat karanlığında yaşadığı korkunç bir hikaye. 19 yaşındayken kuran’a hizmet vakfı yöneticisinin tecavüzüne uğradı.sonra tecavüzcüsüyle evlendirildi. kabus bitmedi ve çocuğuna da aynı şey olunca adalet için nöbete başladı. o anneyle konuştum. “çığlığımı duyun”
Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi çocuğunu istismar etti: Sanık serbest, anne 12 gündür adliye önünde nöbette
❝ Destek verileceğine dışlanıyoruz. Mahalle baskısı görüyoruz. Bugün soruyorum biz neden yalnız bırakılıyoruz? Neden kimse yok bizim duruşmalarımızda? 7 yaşındaki bir çocuğun hiç mi kıymeti yok? Yaşama hakkı yok mu benim kızımın? ❞
https://t.co/IeMABda2Hd
İstismar yapan kişi önce bu kadını istismar etmiş, sonrasında o kişiyle evlendirilmiş ve kendi kızlarını da istismar edince kadın adalet arayışına çıkmış.
Bu kadına destek verelim 👇
22 yaşında, Kadıköy Anadolu Lisesi mezunu ve mühendis bir genç.
Aileyle sorun yok daha önce ortadan yok olma hikayesi yok.
Cumartesi Acıbadem'den Alibeyköy'deki evine gitmek üzere arkadaşından ayrılıp metroya biniyor.
Bir daha haber yok!
Çok endişeliyiz.