ÖĞRETMEN.İstanbul Türk Eğitim Sen 11 nolu şube Bşk yrdm.Silivri Beyaz Melekler Spor Kulübü Başkanı.Türkiye Özel Sporcular Federasyonu Disiplin Kurulu Üyesi.
“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Canı, cânânı, bütün varımı alsın da Hûda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.”
ŞEHİTLERİMİZE MİNNET VE ŞÜKRANLA…
Dernekler, vakıflar,sendikalar…
Son günlerde bazı vakıf, dernek ve sendikalar hakkında kamuoyuna yansıyan iddialar, toplumda haklı olarak soru işaretleri oluşturmaktadır. İddiaların doğruluğu elbette yargı ve ilgili kurumlar tarafından ortaya konulacaktır. Ancak şu bir gerçektir ki; sivil toplum kuruluşlarının en büyük sermayesi güvendir.
Türk Milletinin duygularıyla oynayıp cebini dolduranlar mı?
Eğitim çalışanlarını algıyla
yalanla dolanla etkileyip üye devşirenler,sendika bütçelerini şahsi hesapları gibi kullananlar mı?
Vakıfçılık,cemiyetçilik,düşünce kulübü gibi çeşitli adlar altında kasalarını dolduran,kamuda yöneticilik kapma derdinde olan ,makam mafyaları mı?
Uzarda giderrr..
Devlet için,millet için,
çalışanlar için,insanlık için,
dürüst, ahlaklı bir şekilde çalışma yapan kaç sivil toplum örgütü kaldı.
Halep oradaysa arşın burada.
Biz Türk Eğitim-Sen’iz..
Selahattin Dolgun
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri
Türk Eğitim-Sen bir gerçektir.
Marka olmak; güven, emek, istikrar ve güçlü bir kurumsal yapıyla mümkündür. Bu da kısa sürede değil, yılların birikimiyle kazanılır.
Türk Eğitim-Sen, 34 yıllık tecrübesiyle eğitim çalışanlarının güvenini kazanmış, ilkelerinden ödün vermeyen duruşu ve güçlü vizyonuyla sendikal mücadelenin öncü kuruluşlarından biri olmuştur.
Bugün diğer sendikalarda yaşanan gelişmeler karşısında,Türk Eğitim-Sen’in sergilediği kararlı duruş ve sendikal anlayış herkes tarafından görülmektedir. Güvenin, emeğin ve ilkeli sendikacılığın adresi olmaya devam etmektedir.
Bulunduğu sendikada huzursuzluk ve belirsizlik yaşayan, geleceğine güvenle bakmak isteyen tüm eğitim çalışanlarını Büyük Türk Eğitim-Sen ailesinde omuz omuza mücadele etmeye davet ediyoruz.
Selahattin Dolgun
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri
Acımız büyük!
Zonguldak şube başkanımız Şahin Ören’i kaybettik.
Başımız sağolsun.
Şahin başkanımız, geçirdiği kalp krizi neticesinde hastaneki tüm müdahalelere rağmen maalesef kurtarılamayarak rahmete kavuştu.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Rabbim ailesine ve camiamıza sabırlar versin.
Türk Eğitim-Sen 34 yaşında…
18 Haziran 1992-18 Haziran 2026
Şanla şerefle geçen 34 yıl…
18 Haziran 1992 tarihinde Türk Memur Sendikacılığının kutup yıldızı
Türk Eğitim-Sen kuruldu.
O tarihten bu yana,eğitim çalışanlarının yanında,çalışanlarımızın ekonomik,özlük ve sosyal haklarının iyileştirilmesi için,mücadelesini,ilkeli,ahlaklı bir şekilde sürdürmektedir.Toplumsal ve sosyal olaylara, “Bizim İlkemiz Önce Ülkemiz” ve “Türkiye Sevdamız Ekmek İçin Kavgamız” anlayışıyla yaklaşan kutlu ocağımız,sendikamızın kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.
18 Haziran 1992’den bugüne emin ve kararlı adımlarla,istikametini bozmadan büyümeye devam eden sendikamız Türk Memurunun güven kapısı olmuştur.Kamu İdaresi,çalışanlar ve toplum tarafından kabul gören,görüşleri ve fikirlerine değer verilen sendikamızın üyesi ve yöneticisi olmaktan onur ve gurur duyuyorum.Bu gurur hepimizin.
Bu gurur 240 bin üyemizin,selam olsun
Daha nice 34 senelere inşallah...
#TürkEğitimSen34yaşında
“Ben, ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.”diyen Peygamber Efendimizin yolunda..
“Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.”sözüyle bizlere Türkiye Cumhuriyetini emanet eden Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde,sendikal mücadelemizi sürdüreceğiz.
Her ne olursa olsun ahlaklı sendikacılık yapacağız.Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını,Türkiye sevdamızı ekmek kavgamızın önünde tutacağız.
Elbette çalışacağız,eğitim çalışanlarının hakkını almak için tuttuğumuzu koparacağız.
Eğitim çalışanlarımız umudunuzu kaybetmeyin,Türk Eğitim-Sen varsa muhakkak çözüm vardır,haksızlık karşısında duruş vardır.
237 BİN ÜYEMİZE MİNNET VE ŞÜKRANLA..
Bir yetki dönemini daha geride bıraktık.
Öncelikle üye olarak sendikamıza güç veren 236.619 meslektaşımıza teşekkür ediyorum.
Her türlü fedakarlık ve büyük bir adanmışlıkla gecesini gündüzüne katarak ihlasla Türk Eğitim-Sen’e hizmet eden işyeri temsilcimizden ilçe, üniversite ve şube yöneticilerimize kadar bütün yol arkadaşlarıma minnet ve şükranlarımı sunuyorum.
Gayret ve başarı, tamamıyla, Türk Eğitim-Sen’in ve eğitim çalışanlarının yararını her zaman şahsi beklenti ve isteklerinin önüne koymuş olan tüm yönetici ve temsilcilerimizindir.
Onlar ki; türlü zorlukları ve sıkıntıları aşarak, çok yönlü fitne ve saldırıları bertaraf ederek, “Bir elime ayı, bir elime güneşi verseniz yine de dönmem davamdan” adanmışlığıyla mücadele ederek Türk Eğitim-Sen’i en etkili eğitim sendikası ve mensubu olmaktan şeref duyduğumuz büyük milletimizin milli kalesi kılan kahramanlardır.
O kahramanların onurlu ve kararlı iradesiyle Türk Eğitim-Sen; eğitim çalışanlarının güven kapısı, genç meslektaşlarımızın umudu, aziz milletimizin ve kutlu devletimizin teminatı olan milli iradenin taşıyıcı kolonu olmuştur.
Rabbim her birinden razı olsun.
Türk Eğitim-Sen olarak, eğitim çalışanlarına ve milletimize karşı her daim dürüst olduk. Eğitim çalışanlarının hak ve kazanımları yolunda meydanlarda ne dediysek kapalı kapılar arkasında da aynı iradeyi ortaya koyduk. Her durum ve koşulda safımız çalışanın tarafı oldu.
Hiç yalan söylemedik, samimiyetimizden asla taviz vermedik. Ankara’da farklı Hakkari’de farklı konuşmadık, Ağrı’da dile getirdiğimizi İzmir’de tevil etmedik. “Kınayanların kınamasından korkmadan” devletimizin bekası ve milletimizin selameti yolunda inandığımız doğruları cesaretle dile getirdik. Çünkü biz, “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız” şiarıyla, ekmek kavgasının önüne memleket sevdasını koymuş inanmışlar ordusuyuz. Günü birlik menfaatler ve konjonktürel hesaplar uğruna inandığımız değerlerden, Türkiye sevdamızdan ve ilkelerimizden asla taviz vermedik. Bizi başkalarından farklı kılan temel özelliğimiz de işte bu imanımızdır.
Türk Eğitim Sen olarak; ilkeli, mücadeleci, kararlı ve ahlaklı sendikacılığın adresiyiz. Bu vasfımızla da gurur duyuyoruz.
Yürekten inanıyorum ki, bu sendikal anlayış, eğitim çalışanlarının desteği ve teşkilatımızın inanmış emektarlarının yılmaz gayretiyle hedefe ulaşacaktır.
Değerli Meslektaşlarıma da çağrıda bulunmak istiyorum;
Eğitim sendikacılığı, bir hak arama mücadelesi olduğu kadar, ‘değerler’ etrafında yol yürüme mücadelesidir.
Eğitim sendikacılığında kurduğunuz cümleler, asıl servetinizdir. Bizim sendikal tarifimiz, lekesiz geçmişin gururuyla temeli atılan uzun süreli hak arama mücadelesiyle ve eğitim çalışanlarının nezaketiyle kurulmuş cümlelerdedir.
Türk Eğitim-Sen, eğitim çalışanlarının nezaketini, duruluğunu ve güvenini temsil eder. 34 yıllık emek, bu güven temasıyla oluşmuştur.
Türk Eğitim-Sen, günlük olaylar, akışlar ve suni gündemler üzerinden söylem geliştirmeyenlerin, durumdan boş vazife çıkarmayanların adresidir.
Türk Eğitim-Sen, tüm eğitim çalışanlarının ulu çınarıdır, tüm zor zamanlarda gölgesinde toplanacağımız ulu bir çınardır. Bu çınar kucaklaşmaların, buluşmaların, gönül dili ve hal diliyle bir araya gelmelerinin adresidir.
Türk Eğitim-Sen, eğitimci tevazusunun, nezaketinin, samimi yol arkadaşlığının ve bu arkadaşlığın gururuyla memleket gülümsemesinin ocağıdır.
Şimdi tam zamanı değil mi?
Her birinizi, gölgesi “Önce ülkem” diyenlerin buluşma yerine, evinize, tertemiz ocağımıza davet ediyorum. Kem sözden uzak, ucuz ve kirli hesaplaşmalara mesafeli, ahlaklı ve onurlu sendikal mücadelemizde birlikte olmaya davet ediyorum.
Bu vesileyle tüm üyelerimizin, bütün meslektaşlarımın, büyük milletimizin, Türk Dünyası’nın ve gönül coğrafyamızın mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Talip Geylan
Genel Başkan
Türk Eğitim-Sen Teşkilatımız, üstün gayret, fedakârlık ve ahlaklı sendikal çalışmalarıyla bu zorlu yetki dönemini de alnının akıyla tamamlamıştır.
Her şartta sorumluluk bilinciyle hareket eden teşkilat yöneticilerimiz,”Bizim İlkemiz önce Ülkemiz”ve “Türkiye Sevdanız Ekmek İçin Kavgamız”çizgisinde önemli bir duruş sergilemiştir.
Zor zamanlar, birlik ve teşkilat olmanın değerini bir kez daha göstermiş; ortak akıl, güçlü irade ve ahlaklı mücadele sendikamızın duruşu olmuştur.Bu mücadelemizde emeği olan herkese teşekkür ediyor, aynı azim ve kararlılıkla sendikal çalışmalarımızımı sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
Saman alevi gibi,ilk anda büyük bir heyecanla, gürültüyle veya iddiayla ortaya çıkan ama kalıcı olmayacak olanları da hep birlikte göreceğiz.
Saman nasıl bir anda parlasa da hemen sönerse; düşünmeden yapılan çıkışlar, temeli olmayan hevesler ve geçici coşkular da uzun sürmez. Asıl önemli olan, bir anda parlamak değil; sabırla, kararlılıkla ve istikrarlı şekilde yol almaktır.
Türk Eğitim-Sen olarak kurulduğumuz ilk günkü çizgimizde,aynı heyecan ve kararlılıkla mücadelemize devam edeceğiz.
Türk Eğitim-Sen;
Hüseyin Nihat Atsız’ın
Türklerin Türküsünde..
Tunç Yürekli Türkleridir.
Arif Nihat Asya’nın
Bayrak Şiirinde..
Mavi göklerin beyaz ve kızıl süsüdür.
Mustafa Kemal Atatürk’ün
Gençliğe Hitabesinde..
“Birinci vazifemiz, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.”Sözünü harfiyen yerine getirmeye çalışmaktır.
“Ben, ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” Diyen Peygamber Efendimizin yolunda Ahlaklı sendikacılık yapmaktır.
Türk Eğitim-Sen’in kuruluş ilkeleriyle,anayasamızın ilk 4 maddesi,anayasamızın 42. ve 66. maddeleriyle sorunu olmayan eğitim çalışanlarımızı şeffaf,ulaşılabilir,duruşuyla eğitim çalışanlarının güven kapısı olan Türk Eğitim-Sen ailemize davet ediyoruz.
Selahattin Dolgun
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri
Eğitim dili Türkçedir..
Anayasamızın 42. Maddesinde ifade edildiği şekliyle Türkçeden başka dil kullanılamayacağını Türk Eğitim-Sen olarak kurulduğumuz günden bugüne söylüyoruz, söylemeye devam edeceğiz, duruşumuz nettir.
Diğer sendikaların genel
merkez düzeyinde,bu konuda bir açıklamaları var mı?
Eğitim çalışanlarını bu bağlamda aydınlatmak gerekir diye düşünüyorum.
Kimse kaçak güreşmesin,er meydanında hodri meydan.
Selahattin Dolgun
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri