#ÜsküdarBelediyesi önünde yurttaşların isyanı:
"Sinem Dedetaş haksız yere Çorlu'da yatarken Melih Gökçek denen şahıs ağzında sakızla mesaj veriyor... Köprüler satılıyor.. meclis üyeleri parayla satın alınıyor... tehdit ediliyor"
Üsküdar'da tutuklama ve transferler üzerine değişen meclis üyesi dağılımı sonrasında Cumhur İttifakı'nın adayı 4. turda seçildi.
4 yıldır sabırla Türk adaletine saygıyla davanın karara çıkmasını bekliyoruz, suçlu bizmiş gibi konuştuklarımıza bile dikkat ediyoruz . Firarilere ceza indirimini, suçlulara infaz indirimini kabul etmiyoruz . Üç beş yıl yatıp çıkmasınlar , bunca hayatın bedeli üç beş yıl olmamalı
#İBBDavası'nda 2.Celse 14.gün
Geçirdiği rahatsızlıklar nedeniyle dün duruşmada bayılan #FatoşPınarTürker bugün salonda.
İzleyilerin sorusuna "iyiyim şimdi" cevabını verdi.
#SONDAKİKA | "HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLAYARAK..."
🔴 Üsküdar AKP'ye nasıl geçti?
Özgür Çelik:
🗣️ "Bunu ilk kez açıklıyoruz.. Transfer edilen 3. üye, Ayhan Aydın.. Rozeti taktıktan sonra bir telefon açıldı kendisine, hüngür hüngür ağlayarak, ben ve vekilimiz Suat Özçağdaş'ın duyacağı şekilde 'Savcı beni tehdit etti, engelli oğlum var, onlara kim bakacak, engelli eşim var, onlara kim bakacak. Beni tehdit ettiler ben bunlara teslim oldum dedi, Ağlayarak telefonu kapattı..."
https://t.co/CbYKrGJHFo
Bugün verilen tutuklama kararıyla 4 yaşındaki bir çocuğu annesinden kopardınız.
Amine Cansu Çelik tutuklandı.
Bu zulmü hangi vicdana sığdırıyorsunuz? Bir çocuğun annesinden koparılmasını, bir ailenin parçalanmasını hangi adalet anlayışı ile açıklayabiliyorsunuz?
“Bu kadarı da olmaz” dediğimiz ne varsa birer birer gözlerimizin önünde gerçekleşiyor. Yazıktır, günahtır.
Tutuklama bir ceza değil, istisnai bir koruma tedbiriyken nasıl bu kadar kolay başvurulan bir yönteme dönüştürebiliyorsunuz?
Daha kaç aile parçalanacak?
Daha kaç çocuk annesinden, babasından koparılacak?
Vazgeçin artık. Bu ülkeye, bu millete daha fazla acı yaşatmayın.
Yerle bir edilen hukuk, bir gün herkese lazım olacak. Adalet de öyle.
Makamlar da koltuklar da geçicidir. Ama bugün verdiğiniz kararların insanların hayatında bıraktığı izler kalıcıdır.
Amine Cansu Çelik serbest bırakılsın.
14 yaşındaki kızımın ve iki oğlumun babası, sevgili eşim Ekrem İmamoğlu tam 18 aydır siyasi bir rehine olarak özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır.
Bu gerçeği görüp, bildiği halde; kirli oyunların peşinden giderek hakikati çarpıtmaya çalışan, üstelik toplumun karşısına çıkıp gerçek dışı sözler söyleme cüretini gösterenleri Allah’a havale ediyorum.
1.98 boyunda ve 27 yaşında da olsan, bütün dünyanın seni alkışladığı bir şampiyonluk kutlamasında,
başarını göstermek için telaşla annenin gözlerini, kollarını ve kucağını ararken böyle minicik bir kız çocuğu hâl dilindesin işte.
Muhteşem bir an.
(Yengeç modum aktif yine🥹🩷)
"Başörtülü kızlarımızı üniversitelere almadılar" diyerek iktidara geldiler.
Şimdi mezun ettiklerini haksız hukuksuz yere tutukluyorlar.
Çünkü mesele hiçbir zaman türban değildi. Türban; ülkenin bugünkü duruma getirilmesi için bir perdeydi.
Türkiye Cumhuriyeti İstanbul İli Fatih İlçe Sağlık Müdürlüğü personel listesi.
Şu fotoğraf içinizi acıtmıyorsa, sizde zerre kadar vatan sevgisi yoktur.
Ne uğruna bu zulmü yapıyorsunuz?
Amine Cansu Çelik, Üsküdar'ın Belediye Başkan yardımcısı, meclis üyesi. Üsküdar halkının tertemiz oylarıyla seçilmiş, görevini yapıyordu.
Babasının beynine pıhtı atmış hastanede, 4 yaşındaki evladı evde Amine'yi bekliyor, ancak Amine tutuklu, hapiste. Ne için? AKP Üsküdar Belediyesi'ne çöksün diye!
Hak etmediğiniz koltuklar için, gözü doymayan hırsınızla insanların hakkına giriyorsunuz, büyük veballer alıyorsunuz. Halk gerçek yüzünüzü görüyor, büyük bir ibret ile olan biteni izliyor.
Amine yalnızca bir arkadaşımız. Onlarca yol arkadaşımız, tertemiz insanlar ve aileleri, tüm bu eziyetlerin bedelini ödüyor.
Herkes emin olsun ki, bu iş böyle gitmeyecek.
Tarihte dönmeyen devran da, bitmeyen zulüm de yok.
Biz kazanacağız, halk kazanacak, vicdan kazanacak!
Üsküdar belediye başkanı tutuklanıyorsa, yerine gelen başkan vekilinin seçimi mahkeme kararıyla iptal ediliyorsa, yenilenecek olan seçime üç gün kala belediye meclis üyeleri tutuklanıyorsa ve bu hadiseler bir ay içinde gerçekleşiyorsa, burada hayatın olağan akışına aykırı bir durum vardır. Burada çok net bir siyasi operasyon vardır.
Melih Gökçek adliyeye ağzında sakızla gelirken, işten çıkarılan ve hakkını aradığı için kelepçelenerek gözaltına alınan Gülabi Aksu emniyete böyle götürülmüştü.
Türkiye’de buna adalet diyorlar.