Öncesinden sakince düşünüp aldığım kararların hepsi; sıkıcı, zevksiz, tatsız, tutsuz.. Zaman, basit doğrular arasına küçük hataları serpiştirme zamanı artık.
Sadece yılın bazı zamanları Türklüğünüzü, dininizi, annenizi, babanızı, sevgilinizi-eşinizi hatırlıyorsunuz ve dile getiriyorsunuz. Ya istikrarsız ya fanatik.
Gerçekten haklı olduğum davamda sırf karşıdaki insan kırılmasın, bu ikili ilişki zedelenmesin vs diye özür dilemeyi bırakalı çok oldu.Zaten karşıdaki insan yeteri kadar akla ve kalbe sahipse bu özrü diletmiyor bile.
Hiçbir şeyi hesaplamadan, sonunu düşünmeden, dünya üzerinde akıl sahibi tek insan sizmişiniz gibi üç kuruşluk yalanlar söylüyorsunuz ya komik oluyor. Yalan söyleyebilmek büyük bir zeka işi, bırakın dürüst olun en azından karakterinize zeval gelmesin.
Arkanızdan bol bol atılıp tutuluyorsa, sürekli taşların en büyüklerini yiyorsanız, ama akşam vicdan rahatlığıyla uyuyabiliyorsanız; tebrikler o işi başarmışsınız.
İyi oluyoruz “vay efendim caner bu kadar iyi olma”, kötü oluyoruz “sen ne p*ç adam oldun çıktın”. Kusura bakmayın da, ya ayranınıza sahip çıkın ya da başka yerlerinize.