TÜRKİYE DÜŞMANI NATO
ANKARA'DAN DEFOL!
7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne karşı 4 Temmuz'da Başkentimizi savunacağız.
Başkentimiz Ankara’ya NATO yıldızının karanlık gölgesi düşmesin diye Ay-Yıldız’ın altında birleşelim.🇹🇷 #NATODefol
🔗https://t.co/CbEefQSCv1
25 ÜLKEDEN DÜNYA GENÇLİĞİ 19 MAYIS'TA İSTANBUL'DA BULUŞUYOR!
Soykırımcı ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizminin, NATO kuşatmasının dünyada estirdiği teröre karşı ayağa kalkıyoruz!
19 Mayıs’ın 107. yılında dünya gençliğiyle İstanbul’da buluşuyoruz!
🗓️ 19 Mayıs 2026 Salı
📍 Süleyman Seba Kültür Merkezi
🕚 11.00
📞 0507 052 73 18
🔗 https://t.co/0m26vhjg0T
#DünyaGençliği19Mayıstaİstanbulda
25 ÜLKEDEN DÜNYA GENÇLİĞİ 19 MAYIS'TA İSTANBUL'DA BULUŞUYOR!
Soykırımcı ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizminin, NATO kuşatmasının dünyada estirdiği teröre karşı ayağa kalkıyoruz!
19 Mayıs’ın 107. yılında dünya gençliğiyle İstanbul’da buluşuyoruz!
🗓️ 19 Mayıs 2026 Salı
📍 Süleyman Seba Kültür Merkezi
🕚 11.00
📞 0507 052 73 18
🔗 https://t.co/0m26vhjg0T
#DünyaGençliği19Mayıstaİstanbulda
Türkiyemizin ABD ve İsrail tehdidiyle karşı karşıya olduğu bir süreçte vatan toprağına ayak basan bütün öncüler elbette görüşecek, ülkemizin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve üretim ekonomisi için görüş alışverişi yapacaktır.
Fitnecilere ve fesatçılara düşen görev ise, ABD hesabına kışkırtmalarda bulunmaktır. Herkes bulunduğu mevziden görevini yapıyor ve yapacak. Ancak fitne ve fesatçıların bu süreçten alınları ak ve başarıyla çıkma şansları bulunmuyor.
Prof. Dr. Yalçın Küçük hocamızdan bize kalan en önemli parola: Emekçi ve aydın Cumhuriyet.
ABD'nin Atlantik sistemine bağlanarak yarım bırakılan Kemalist Devrim'i emekçi ve üretici sınıfların önderliğinde tamamlamak. İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış topluma ilerlemek.
Dünyaya ve topluma "İstanbul'da yaşayıp denizi hiç görmemiş 13-14 yaşındaki tekstil işçilerinin" gözünden bakmak.
Yalçın Küçük açtığı tüm tartışmalarda, doğrularında, yanlışlarında, mücadelelerinde safı hep emekçilerin davasından yana olan bir aydındı.
"Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir" şiarını benimseyen gençlik, emekçi cumhuriyeti kavgasını da yaşatacaktır.
HÜKÜMET ABD-İSRAİL TEHDİDİNİ GİZLİYOR
Millî Savunma Bakanlığı’nın bugünkü açıklamasını okuduk. Millî Savunma Bakanlığı bir Hükümet kurumudur. Bizim muhatabımız Türk Silahlı Kuvvetleri değil, AK Parti iktidarıdır.
Konu, Türkiye’yi hedef alan ABD-İsrail tehdidinin gizlenmesidir. NATO’ya iflas etmiş olan sadakat ABD-İsrail tehdidini gizlemeye hizmet etmektedir ve Türkiye’nin güvenliğini sağlayamaz.
AK Parti iktidarı, Türkiye’yi ABD ve İsrail mevziisinden savunamaz. Çünkü ülkemize tehdit, ABD ve İsrail’den geliyor.
NATO’ya bağlılık üzerinden ABD ve İsrail stratejisine sadakat, Türkiye için artık olağanüstü bir tehdit haline gelmiştir. Çünkü ABD-İsrail savaşta yeniliyor. NATO dağılmaktadır.
11 Kasım 2025 günü Azerbaycan-Gürcistan sınırında C-130 uçağımızın düşürülmesine ilişkin raporun beş aydır hala açıklanmaması ABD-İsrail tehdidini gizleme gayretinin bir parçasıdır.
Bu konularda önümüzdeki birkaç gün içinde kamuoyunu aydınlatacağız.
28 Mart 2026 Cumartesi günü, Rusya’nın antiemperyalist Partisi Rodina, Partimizle bir görüşme talep etmiştir.
Rodina Partisi’nin Genel Başkan Yardımcısı Sayın Svetlana Goteva, beraberinde Sayın Errol Graham Musk ve Musk’ın danışmanı Sayın Nathan Browne, İstanbul’da bizi ziyaret ettiler. Kendilerini, MKK Üyemiz Sayın Okan Özkan ve Parti heyetimizle ağırladık.
Errol Musk, Türkiye’ye çok önemli dört bilimsel araştırma projesiyle geldi. Türkiye’nin bilim ve araştırma çevrelerinin de çok ilgileneceği konuları gündemimize aldık. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin de bu bilimsel projelerle ilgileneceğini ümit ediyoruz.
Atomik 💥 silahta kullanacaklar.
O gün tek kutuplu dünya yıkımı başlamış olacak ❗️
Dünyaya meydan okuyarak savaşı başlatanları,
konuşup toplanarak “seyredenler durduramaz!”
Çuvala çuval, füzeye füze!
Bak böyle konuşacaksın !
Meydanın ortasında, bana ne olur hesabı yapmadan.
Daha 11 olmadı…
https://t.co/oBypNN3g8C @YouTube
İlber Ortaylı Tarihi akademiden halka indirdi
Prof. Dr. İlber Ortaylı, 85 milyonun tarihçisi, 85 milyonun kahve arkadaşı, 85 milyonun özlediği aydındı.
Tarih merâkını akademinin amfilerinden halkın sohbet meclislerine getirdi. En derin bilimsel konuları üniversite kürsüsünden değil, mahalle kahvesinin peykesinde anlatan bir edâsı vardı. O sevimli haliyle gönüllere konuk oldu.
Televizyon ekranlarında, en ciddî konuları bir allâme kibriyle değil, havlusunu omuzuna atmış, elinde değneğiyle bir meddah gibi anlattı. Halk O’nun içtenliğini anladı. Milletin yabancılaştığı değil, özlediği aydın karakteriydi.
Mahalle kahvesinde memleket meselesi muhabbeti yapan haliyle bizlerden biriydi. Nükteleriyle, şakalarıyla, gülüşüyle, paylaşılan hükümleriyle halkın sevgilisi oldu.
Her zaman Türkiye cephesindeydi. Geçmişe, bugüne, yarına dair görüşleriyle bu toprakların aydını ve bilim adamıydı. Atlantik dünyası, O’nu ele geçiremedi. Yukardan baktı bu tür girişimlere. Çünkü satın alınamayacak bir namusu vardı.
Havalıydı, ama kibirden ve azametten uzak durdu. Bilimsel gerçeğe bağlıydı. Bilimsel konularda doğru gösterilince, yanlışını bırakır, doğrunun yanında yer alırdı. Bilimsel gerçeklik karşısında, herkesle eşitti.
“Modernite”nin şovmenlerine benzeyen mâlûmat satıcılardan değildi. Çok araştırmıştı. Şüphe etmiş ve kurcalamıştı. Arşivlerin tozlarını yuta yuta, büyük emekle eriştiği bilgisine güvenirdi ve cehaleti küçümserdi. Ancak bilimsel birikimini bir sopa gibi kullanmadı.
İlber Ortaylı kardeşimle arkadaşlığımızın tarihi 1960’lı yıllarda başlar. 60 yıldır kardeşleriyle Ortaylı ailesini tanıdım. Ancak asıl tanışlık tarih sevdasındadır. Bir başka meraktır tarih çalışması. İlber ile arkadaşlığımızın tarihi, tarihin yaşı kadar uzar gider. Bilim aşkı, kişiyi kendisine odaklanmaktan kurtarır, gerçeğe yoğunlaşmayı getirir. İlber’in tarihsel gerçeğe bağlılığı böyle bir merâktı.
En son Ulusal Strateji Merkezi’nin 17-19 Kasım 2023 günü toplanan Asya’da Devlet Birikimiçalıştayında ve 25 Aralık 2025 günü Türkiye Gençlik Birliği’nin Türk Devrimi Sempozyumu’nda birlikte olduk. O gün ilk kez O’nun ölümle haberleştiğine tanık oldum. “Cüneyt Akalın Hoca da gitti, bir bir gidiyoruz” dedi. “Gelene bakalım, devrim geliyor. Gidenlerin gözü arkada kalmayacak” dedim. “Güldü, haklısın” dedi. Türkiye’nin tarihine olan güveni, aynı zamanda geleceğe olan güvendi.
Son görüşmemizde son vurgusu, Türkçe idi. Türk dili, devlet ve millet varlığımızın eşsiz hazinesiydi ve siper olacağımız yıkılmayan kaleydi.
İlber Ortaylı, tarih yazdı, şimdi tarih çalışanlar O’nu yazacak.
Ömrünü tarih çalışmasına verdi. Artık birikimi ve eserleri tarihin konusudur.
Doğu Perinçek
Vatan Partisi Genel Başkanı
Hatemül Enbiya (İran Ordusu ve Devrim Muhafızları Ortak Karargâhı), Vatan Partisi aracılığıyla Türk Milletine bildirdi:
"İran Silahlı Kuvvetlerinden komşumuz ve kardeşimiz Türkiye’ye hiçbir saldırı yapılmamıştır ve yapılmayacaktır."
İran'a saldırı Türkiye'ye saldırıdır.
İran'ın ABD emperyalizmine ve İsrail'e karşı direnci, bölge ülkeleri ve bütün insanlık içindir.
ABD emperyalizmi çıkmazdadır.
Saldırganlığının hem dünyada hem iç cephede dayandığı duvarlar vardır.
Saldırganlık ABD emperyalizmini çöküşten kurtaramayacaktır.
Türk Milleti İran'ın yanındadır. Türkiye, ABD ve İsrail'in saldırganlığına hizmet eden İncirlik ve Kürecik Üslerini derhal kontrol altına almalıdır.
Hükümetin tarihi sorumluluğu İran'la dayanışma içinde olmaktır.
Ümit Özdağ yine Emre Uslu’yla aynı yerde!
Doğu Perinçek'in ömrü emperyalizme ve FETÖ’ye karşı mücadeleyle geçerken; Ümit Özdağ, 7'si gizli olmak üzere 13 kez rotasını İsrail'e kırmış, MOSSAD’la görüşmeler yapıyordu.
Doğu Perinçek; Silivri duvarlarını yıkıp FETÖ kumpaslarını yerle bir ederken, Ümit Özdağ, firari FETÖ'cü Emre Uslu’ya dergisinde köşe açıyor, "hocalık" yapıyordu.
Vatan Partisi’nin FETÖ tabanına yönelik çağrısı bir "af" değil, örgütün insan kaynağını kurutma, insanlarımızı kurtarma ve ABD/CIA aparatını felç etme stratejisidir. Ümit Özdağ, FETÖ tabanı çözülecek diye mi korkuyor?
Ümit Özdağ gibi NATO milliyetçileri Türkiye’nin bütünleştiği yarınlarda tarihin tozlu raflarından öteye gidemeyecek.
Vatan Partisi’nden Sendikamıza Ziyaret
Vatan Partisi Genel Sekreteri Sn. Özgür BURSALI, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara İl Başkanı Sn. Utku REYHAN ile Genel Sekreter Yardımcısı ve Sendika Büro Başkanı Sn. Hüseyin KARANLIK, sendikamızın genel merkezinde Genel Başkanımız Ömer ÇAĞIRICI'yı makamında ziyaret etti.
Ziyaret kapsamında çalışma hayatındaki güncel gelişmeler ile özel güvenlik emekçilerinin karşı karşıya bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunlar ele alınarak istişare gerçekleştirildi. Ayrıca gençliğimizi ve toplumumuzu tehdit eden sanal bahis ve kumar bağımlılığına karşı alınabilecek önlemler ve bu konuda üstlenilmesi gereken sorumluluklar değerlendirildi.
Genel Başkanımız Ömer ÇAĞIRICI, Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür BURSALI, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara İl Başkanı Utku REYHAN ile Genel Sekreter Yardımcısı ve Sendika Büro Başkanı Hüseyin KARANLIK’a nazik ziyaretleri dolayısıyla teşekkür etti.
👇👇👇
https://t.co/KOzFXHUGOk
@Vatan_Partisi
Vatan Partisi’nden Sendikamıza Ziyaret
Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür BURSALI, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara İl Başkanı Utku REYHAN ile Genel Sekreter Yardımcısı ve Sendika Büro Başkanı Hüseyin KARANLIK, Genel Başkanımız İrfan KABALOĞLU’nu makamında ziyaret etti.
Ziyarette çalışma yaşamının gündeminde yer alan konular ve emekçilerin karşı karşıya olduğu ekonomik ve sosyal gelişmelere dair görüş alışverişinde bulunuldu.
Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ederiz.
Meclis'teki manzara: CHP Yönetimi dağa çıktı.
Bakanların Yeminini yumrukla önlemenin hiçbir gerekçesi olamaz.
Türkiye'yi kamplaşmaya götürüyorlar. Var olan kamplaşmayı derinleştiriyorlar.
CHP'nin Özgür Özel-İmamoğlu Yönetimi ne yazık ki sağına PKK'yı soluna FETÖ'yü aldı.
Meclis'te de fikirle değil yumrukla görev yapıyor.
17 yaşındaki Atlas kardeşimizi hayattan koparan da 15 yaşındaki çocuğu caniye dönüştüren de bu vahşileşmiş sistemdir. Neden❓
➡️ Erdemli insan olmayı değil, "güç sahibi" olmayı yücelten,
➡️ Ekranlarda "vicdanı" değil; şiddeti, intikamı, zorbalığı başrol yapan bu sistem;
Çocukların, kendisine "yan bakanı" öldürmesi için sebep yaratıyor; suçu meşrulaştırıyor(!)
Atlasların, Ahmetlerin katledilmediği bir Türkiye için devlet ve toplum olarak bu vahşi, çürümüş sistemin kökünü kurutmak için mücadele edelim.
‼️ En ağır cezayı, Atlasları Türkiye'nin geleceğinden koparan ve çocukları birer katile dönüştüren bu sisteme keselim.
Chavez'in anıt mezarında hâlâ Filistin bayrağı dalgalanıyor.
Karakas sokaklarının her köşesinde mazlum milletlerle dayanışma, şehitlerin devasa resimleri, emperyalizme ve siyonizme karşı mücadele ruhu var.
Yoksul mahallelerinde vatanını savunan insanları var.
Venezuela, ABD-İsrail'e karşı her zaman ön cephede oldu.
Sınır tanımayan ABD eşkıyalığına karşı Venezuela devletini ve halkını savunmak, Türkiye'yi savunmaktır. İnsanlığı savunmaktır. Vefadır.
(Fotoğraflar Vatan Partisi heyetinin Venezuela ziyaretinden, Eylül-2024)
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek:
TRUMP, HİTLER’İN ÇİZMELERİNİ GİYDİ
SONU HİTLER GİBİ OLACAK
EŞKIYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLAMAZ
ABD emperyalizminin şefi Trump, şu anda dört cephede Hitler’in çizmelerini giymiş bulunuyor:
Ukrayna, Filistin, Venezuela ve İran cepheleri…
Ve yeni cepheler, her an gündeme gelebilecektir: Doğu Akdeniz ve Tayvan…
Bir de Trump’ın iç cephesi var. Hem Avrupa’daki müttefikleriyle karşı karşıya geldi hem de ABD’nin iç cephesinde kendi halkıyla derin çelişmeler içinde ve çatışmaya gidiyor.
Trump, Avrupa çöken bir medeniyettir dedi. Avrupa küreselcileri ise, “Pax Americana” bitmiştir diyorlar.
Dahası ABD iç cephesinde de çelişmeler keskinleşiyor ve silahlar bileniyor.
ABD ekonomisi artık dünyanın en büyük ekonomisi değil. 1950’de dünyanın yarısını üreten ABD, bugün ancak dünya üretiminde %16 gibi bir paya sahip. Çin Halk Cumhuriyeti, ABD ekonomisini arkada bıraktı ve mucizelerine devam ediyor.
GELECEĞİ GÖRMEK İÇİN STRATEJİK BAKIŞ
Trump’ın saldırganlığına günlük dalgalanmalar içinden değil, stratejik süreçten bakalım.
Trump’ı bekleyen başarılar ve zaferler yok.
Eşkıya dünyaya hükümdar olamaz. Trump’ı Hitler’in sonu bekliyor.
TÜRKİYE ÖN CEPHE ÜLKESİ
Trump’ın haydutluğuna Türkiye’den bakıyoruz.
Türkiye bugün ABD emperyalizmine ve İsrail siyonizmine karşı mücadelede ön cephe ülkesidir. O nedenle Trump’ın eşkıyalığı ile dünya devletleri ve halkları arasındaki bütün çarpışmalarda Türkiye vardır.
Türkiye, Venezuela ve İran’daki gelişmeleri seyredemez.
Türkiye, ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizmiyle her mücadelede taraftır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ön cephe ülkesi sorumluluğu üstlenmiştir.
Direnen Venezuela’nın can yoldaşıyız.
İran’a ambargoları tanımıyoruz. Türkiye komşusu İran’la özgür ekonomik ilişkilere derhal geçmelidir. İran bizim enerji güvenliğimizdir aynı zamanda vatan güvenliğimizdir.
TRUMP HİTLER’İN KANLI YOLUNA GİRDİ
YOLUN SONU BELLİDİR
Venezuela ve İran’ı parlak bir gelecek bekliyor.
Trump’ın geleceği ise karanlıktır.
Hitler de dünya sahnesine eşkıyalık eylemleriyle çıktı. Ama dünya devletleri ve halklarının kahramanca mücadelesi sonucu tozu bile kalmadı.
Trump, Hitler’in kanlı yoluna girmiştir. Yolun sonu bellidir.
Bölgemizde savaşı önleyecek ve savaşın dünya savaşına doğru evrilmesine engel olacak biricik çözüm, Türkiye, Rusya, İran, Çin ittifakıdır.