237 BİN ÜYEMİZE MİNNET VE ŞÜKRANLA..
Bir yetki dönemini daha geride bıraktık.
Öncelikle üye olarak sendikamıza güç veren 236.619 meslektaşımıza teşekkür ediyorum.
Her türlü fedakarlık ve büyük bir adanmışlıkla gecesini gündüzüne katarak ihlasla Türk Eğitim-Sen’e hizmet eden işyeri temsilcimizden ilçe, üniversite ve şube yöneticilerimize kadar bütün yol arkadaşlarıma minnet ve şükranlarımı sunuyorum.
Gayret ve başarı, tamamıyla, Türk Eğitim-Sen’in ve eğitim çalışanlarının yararını her zaman şahsi beklenti ve isteklerinin önüne koymuş olan tüm yönetici ve temsilcilerimizindir.
Onlar ki; türlü zorlukları ve sıkıntıları aşarak, çok yönlü fitne ve saldırıları bertaraf ederek, “Bir elime ayı, bir elime güneşi verseniz yine de dönmem davamdan” adanmışlığıyla mücadele ederek Türk Eğitim-Sen’i en etkili eğitim sendikası ve mensubu olmaktan şeref duyduğumuz büyük milletimizin milli kalesi kılan kahramanlardır.
O kahramanların onurlu ve kararlı iradesiyle Türk Eğitim-Sen; eğitim çalışanlarının güven kapısı, genç meslektaşlarımızın umudu, aziz milletimizin ve kutlu devletimizin teminatı olan milli iradenin taşıyıcı kolonu olmuştur.
Rabbim her birinden razı olsun.
Türk Eğitim-Sen olarak, eğitim çalışanlarına ve milletimize karşı her daim dürüst olduk. Eğitim çalışanlarının hak ve kazanımları yolunda meydanlarda ne dediysek kapalı kapılar arkasında da aynı iradeyi ortaya koyduk. Her durum ve koşulda safımız çalışanın tarafı oldu.
Hiç yalan söylemedik, samimiyetimizden asla taviz vermedik. Ankara’da farklı Hakkari’de farklı konuşmadık, Ağrı’da dile getirdiğimizi İzmir’de tevil etmedik. “Kınayanların kınamasından korkmadan” devletimizin bekası ve milletimizin selameti yolunda inandığımız doğruları cesaretle dile getirdik. Çünkü biz, “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız” şiarıyla, ekmek kavgasının önüne memleket sevdasını koymuş inanmışlar ordusuyuz. Günü birlik menfaatler ve konjonktürel hesaplar uğruna inandığımız değerlerden, Türkiye sevdamızdan ve ilkelerimizden asla taviz vermedik. Bizi başkalarından farklı kılan temel özelliğimiz de işte bu imanımızdır.
Türk Eğitim Sen olarak; ilkeli, mücadeleci, kararlı ve ahlaklı sendikacılığın adresiyiz. Bu vasfımızla da gurur duyuyoruz.
Yürekten inanıyorum ki, bu sendikal anlayış, eğitim çalışanlarının desteği ve teşkilatımızın inanmış emektarlarının yılmaz gayretiyle hedefe ulaşacaktır.
Değerli Meslektaşlarıma da çağrıda bulunmak istiyorum;
Eğitim sendikacılığı, bir hak arama mücadelesi olduğu kadar, ‘değerler’ etrafında yol yürüme mücadelesidir.
Eğitim sendikacılığında kurduğunuz cümleler, asıl servetinizdir. Bizim sendikal tarifimiz, lekesiz geçmişin gururuyla temeli atılan uzun süreli hak arama mücadelesiyle ve eğitim çalışanlarının nezaketiyle kurulmuş cümlelerdedir.
Türk Eğitim-Sen, eğitim çalışanlarının nezaketini, duruluğunu ve güvenini temsil eder. 34 yıllık emek, bu güven temasıyla oluşmuştur.
Türk Eğitim-Sen, günlük olaylar, akışlar ve suni gündemler üzerinden söylem geliştirmeyenlerin, durumdan boş vazife çıkarmayanların adresidir.
Türk Eğitim-Sen, tüm eğitim çalışanlarının ulu çınarıdır, tüm zor zamanlarda gölgesinde toplanacağımız ulu bir çınardır. Bu çınar kucaklaşmaların, buluşmaların, gönül dili ve hal diliyle bir araya gelmelerinin adresidir.
Türk Eğitim-Sen, eğitimci tevazusunun, nezaketinin, samimi yol arkadaşlığının ve bu arkadaşlığın gururuyla memleket gülümsemesinin ocağıdır.
Şimdi tam zamanı değil mi?
Her birinizi, gölgesi “Önce ülkem” diyenlerin buluşma yerine, evinize, tertemiz ocağımıza davet ediyorum. Kem sözden uzak, ucuz ve kirli hesaplaşmalara mesafeli, ahlaklı ve onurlu sendikal mücadelemizde birlikte olmaya davet ediyorum.
Bu vesileyle tüm üyelerimizin, bütün meslektaşlarımın, büyük milletimizin, Türk Dünyası’nın ve gönül coğrafyamızın mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Türk Eğitim-Sen Teşkilatımız, üstün gayret, fedakârlık ve ahlaklı sendikal çalışmalarıyla bu zorlu yetki dönemini de alnının akıyla tamamlamıştır.
Her şartta sorumluluk bilinciyle hareket eden teşkilat yöneticilerimiz,”Bizim İlkemiz önce Ülkemiz”ve “Türkiye Sevdanız Ekmek İçin Kavgamız”çizgisinde önemli bir duruş sergilemiştir.
Zor zamanlar, birlik ve teşkilat olmanın değerini bir kez daha göstermiş; ortak akıl, güçlü irade ve ahlaklı mücadele sendikamızın duruşu olmuştur.Bu mücadelemizde emeği olan herkese teşekkür ediyor, aynı azim ve kararlılıkla sendikal çalışmalarımızımı sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
Saman alevi gibi,ilk anda büyük bir heyecanla, gürültüyle veya iddiayla ortaya çıkan ama kalıcı olmayacak olanları da hep birlikte göreceğiz.
Saman nasıl bir anda parlasa da hemen sönerse; düşünmeden yapılan çıkışlar, temeli olmayan hevesler ve geçici coşkular da uzun sürmez. Asıl önemli olan, bir anda parlamak değil; sabırla, kararlılıkla ve istikrarlı şekilde yol almaktır.
Türk Eğitim-Sen olarak kurulduğumuz ilk günkü çizgimizde,aynı heyecan ve kararlılıkla mücadelemize devam edeceğiz.
1️⃣
DEVLET-İ EBED MÜDDET!
“Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar”
Sözde yetkili sendikanın başkanı “Yiğit düştüğü yerden kalkar, derler. Anadolu, 100 yıllık narkozdan çıkıyor. Yeni bir diriliş, yeni bir uyanış hamlesi yaşıyoruz. İradesi örselenmiş, tarihiyle bağı kesilmiş eski..⤵️
Ömrünü bilime, Türk tarihine ve kültürüne adamış olan Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim.
Kıymetli hocamız, tarih bilimine adadığı ömrü, engin birikimi ve milletimizin hafızasına yaptığı kıymetli katkılarla her zaman saygıyla anılacaktır.
Ülkemizin yetiştirdiği müstesna bir ilim insanını olan Prof. Dr. İlber Ortaylı’ya yüce Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.
Devleti ve vatanı için her türlü fedakarlığı göze alan kahraman bir neslin üyesiydi. O ve arkadaşları olmasa bugün çok farklı bir ülkede yaşıyor olabilirdik. Ruhunuz hala milli direnişin sembolü olarak aramızda dolaşıyor.
Tanıdığım en dürüst, Türkçü ve son derece mütevazı bir tarihçimizi kaybettik.
Geçen yıl bir toplantıda yan yana oturmuş ve toplantı boyunca elini tutmuştum.
Bir TV progrmında da Çin’in bilimde Amerika’yı geçtiğini benden öğrendiğini söylemişti.
Allah’a şükür ki onu tanıma ve sohbet etme fırsatım oldu.
Allah rahmet etsin, mekanı cennet olsun. Nur içinde yatsın.
Bugün eşimin katledildiği olay için ilk mahkememiz vardı.
Henüz duruşma başlamadan kapalı duruşma kuralları uygulanacak denildi ve devletin Adalet Sarayı binasının bahçesine eşim Ümran için gelenleri almayarak barikatın gerisinde bıraktılar.
Mahkemede katilin 65 km hızla gidiyordum arabanın frenleri tutmadı diyerek suçu arabaya atması kendisinin hiç bir suçu yokmuş gibi konuşması
Anahtarı gizlice almış haberim yoktu diyen amca
Arabayı nasıl temin etti o benim sorumluluğumda değil diyen öğretmen
Adaletin bu topraklara gelmesi gerektiğini başka canların da yanmaması gerektiğinin şahidi olduk bugün
Mahkemede onlar haklı biz kaldırımda yürüyüş yaptık diye suçlu çıkarmaya çalıştılar. Bilir kişi raporlarında kamera kayıtlarında söylediklerinin aksine her şey ispatlanmıştı.
30 Aralık 2025 tarihinde Saat 10:00 da Karar Duruşmasında Başka #yuvalar yıkılmasın başka #anneler ölmesin başka #yağızlar annesiz kalmasın diye
Erciş 1. Ağır Ceza Mahkemesinde daha gür bir sesle haykıracağız #ÜmranİçinAdalet diye
NE GÜNLERE KALDIK: 'ŞEHİDLİK, MEHMEDÇİK, VATAN VE TÜRK ORDUSU' HAKKINDAKİ HUTBEDEN RAHATSIZ OLANLAR VAR
Türkiye vatan uğruna hizmet ederken şehid düşen 20 kahraman evladına ağlıyor. Dün Cuma Namazı'nı müteakip ülkemizin dört bir tarafında şehidlerimizin cenaze namazlarını kıldık. Diyanet İşleri Başkanlığımız da Türk milletinin hislerine tercüman olarak hutbeyi 'Mehmedçik, Şehidlik ve Vatan' kavramlarına ayırmıştı. Ancak anlayamadığım birşey oldu. Sosyal medyada dünkü hutbeyi küçümseyeyip, manasızca eleştirenlere rastladım. Vatan, Mehmedçik ve şehadet konulu hutbeden niye rahatsız olurlar bir türlü anlayamadım!
Birkaç kişi ise Yahya Kemal'in
'Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi!
Senin uğrunda ölen ordu budur yâ Rabbi!
Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın,
Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm'ın mısralarından rahatsız olmuş.
1000 yıldır Haçlı seferlerinden, Rus, Fransız, İngiliz emperyalizmine göğsünü siper edip, milyonlarca şehid veren Türk ordusu değil mi? Günümüzde de kahraman ordumuz Türkiye'nin istikbali ve istiklali için kahramanca mücadele etmiyor mu? Türk ordusunun adını anmak için müsaade mi alacağız?
Bu hafta okunan hutbe, dinlediğim en samimi ve en güzel hutbelerden biriydi. Hazırlayanların eline sağlık.
Trabzon, Hemşehrisi Ümran İçin Tek Yürek
Van’da ehliyetsiz sürücünün çarpması sonucu yaşamını yitiren hemşehrimiz Ümran Öksüzoğlu'nun;
📌 İmza kampanyasına destek olmak için: https://t.co/JYBsd5SPwh veya aşağıdaki görselde ki QR kodunu telefonunuzla okutunuz.
#ÜmranİçinAdalet
Van'da Uzman Çavuş Erhan Öksüzoğlu'nun eşi Ümran Öksüzoğlu, ehliyetsiz 16 yaşındaki bir sürücünün, şehir içinde 113 km hızla çarpması sonucu hayatını kaybetti.
5 aylık Yağız öksüz kaldı. Sürücü ise 4 ay sonra serbest bırakıldı. (DHA)
Adalet için ses verin!
#ÜmranİçinAdalet