“Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.”
İdarenin böyle bir hataya düşeceğini sanmam ama yine de söyleyeyim: Kredi kartı limitinden de kullanılan krediden de vergi alınamaz. Kredi borçtur. Vergi, borçludan değil krediyi veren alacaklıdan alınır. Bilimden uzaklaştıkça feci bir kavram kargaşasının içine giriyoruz.
90 küsur sene önce, tenis maçı izlerken fotoğrafı var. Yüzerken fotoğrafı var, sahilde kumda otururken, kürek çekerken, at binerken, konser izlerken, zeybek oynarken, dans ederken, heykel incelerken fotoğrafı var.
Salıncakta çocuk gibi gülerek sallanırken bile foto��rafı var. ++
Namus bekçileri bir kız öğrencinin yurda giriş saatini kontrol ederler ama sağlığı, hatta canı kimsenin umurunda olmaz. Allah belanızı versin, asansör düşmesi nedir ya
Sadece Eylül ayında 129,2 milyar lira, yılın ilk dokuz ayında ise 512,6 milyar lira bütçe açığının verildiği bir ortamda bizler tasarruf beklerken, “Baskı ve Cilt Giderleri” Eylül ayında 1,7 milyar liraya, ilk dokuz ayda ise 5 milyar liraya ulaşmıştır!
Ayrıca ne mutlu bize ki şeffaf bir bütçemiz var(!) ve bu bütçeden son iki aydır KKM’ye ödenen tutar sıfır olarak gözüküyor…
Olay şu:
Çiğdem İlgün diye uyanık bir kadın,
Uçaklarda türbülansı önleyen çip icat ettiğini belirterek, yatırım yapana yüzde 30 kar payı vaadinde bulunuyor.
Bizim yandaş medya bunu bir Akp sanayi hamlesi diye yerlere göklere çıkarıyorlar.
Bu haberlerden etkilenen gariban halk kar payı hayaliyle Çiğdem'e 20 milyon kaptırıyor.
Sonuç: Böyle bir çip olmadığı ortaya çıkıyor
Para nerede ? yandı bitti kül oldu...
Bu kadar vergi artışı, bu kadar zam neden yapılıyor diye soruyorsanız. Bütçede;
-Kur Korumalı Mevduata,
-Garanti verilen köprü, yol ve hastanelere,
-Görev zararlarına,
-Makam aracı kiralarına,
-Faiz ödemelerine,
-İSRAFA bakınca bu artışların sebebi de gayet net anlaşılıyor…
Toparlanan ittifakın ilk yapması gereken şey, depremin ilk haftalarında da yapmadıklarını hemen yapıp beraberce deprem bölgesine gitmek ve gündemin odağını artık olması gerekene çevirmek.
Prof. Dr. Naci Görür: "Bingöl-Elazığ-Malatya-Adıyaman-Maraş için kocaman bir proje hazırladık. DPT'ye sunduk, reddedildi. TÜBİTAK'a sunduk, reddedildi. TV'lerde söyledik, her yerde söyledik, çırpındık."
Deprem bölgesinden şu an büyük gereksinim battaniye, ayakyolu(WC). Herkes ivedi olarak araçlarını kurtulan ile yaralıların sığınması için açsın. Isıtıcıları çalıştırın. Akaryakıt istasyonları araçlara ısınma için ücretsiz akaryakıt verin.
99 yıkımını yaşamış, acının en büyüğünü tatmış bir milletin canına, üç kuruş fazla kazanmak için çürük binalarla kastedenler! Katiller! Hesap vereceksiniz! Bunu da atlatacağız ve siz HESAP VERECEKSİNİZ!
Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu...
Charles Dickens