Bir bilgi "Kadınlar Orkid kullanır!"
Orkid demek, periyot, ped, regl,adet demektir! Köydeki de,şehirdeki de, amerika'da ki de kullanır.Annende kullandı mal! Regl evrenseldir. Ayıp değildir.Senin gibilerin varlığı ayıp! inşallah şikayette bulunmuştur emekçi arkadaşım. #orkid#a101
2000'den günümüze her yılın en iyi yerli filmi listem;
2023: Kuru Otlar Üstüne (şimdilik)
2022: Kurak Günler
2021: Birlikte Öleceğiz
2020: Gölgeler İçinde
2019: Kronoloji
2018: Kelebekler
2017: İşe Yarar Bir Şey
2016: Tereddüt
2015: Sarmaşık
2014: Kış Uykusu
2013: Sen Aydınlatırsın Geceyi
2012: Yeraltı
2011: Bir Zamanlar Anadolu'da
2010: Çoğunluk
2009: Kosmos
2008: Sonbahar
2007: Yumurta
2006: Kader
2005: Pardon
2004: Duvara Karşı
2003: Bir Tuğra Kaftancıoğlu Filmi
2002: Uzak
2001: Vizontele
2000: Dar Alanda Kısa Paslaşmalar
Yeter artık!
Ben artık Dilan Polat duymak istemiyorum!
Ben artık Sıla Doğu duymak istemiyorum!
Ben artık Şeyma Subaşı duymak istemiyorum!
Dünyanın en gereksiz gündemine sahip ülkesiyiz!
Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!
Kıbrıs Türk toplumu Adıyaman Isias Hotel’de yitirdiğimiz evlatlarımız için #isiasgizliliğikaldırılsın diyor. Lütfen siz de bu çağrıya destek olun. Suçlular gizlenemesin, hesap sorulsun. Başka canlar yanmasın. Kıbrıslı kardeşlerimize adalet borcumuz var!
İsmim Merve Özkorkmaz.
6 şubat Pazartesi sabahı deprem bölgesine ilk intikal eden ekipteki arama kurtarmacılardan biriyim.
Bölgeden paylaştığım bir takım fotoğraf ve videolardan sonra yerli ve yabancı gazete ve kanallar günlerdir devamlı röportaj vermem istiyor ancak medyanın en
Okulları açın!
Hepsi travma yaşıyor. Okul sadece öğrenme yeri değil aynı zamanda sosyal ve duygusal ihtiyaçları giderme yeridir.
Öğrencilerin arkadaşa, öğretmene, danışmana ihtiyacı var.
Çocukların aile ve ekran dışında zamana ihtiyacı var.
Güvenli yerlerde okulları açın!
Erdoğan'ın deprem bölgesindeki ziyaretini hiçbir kanalın canlı yayınlamadığı, banttan kesitler verildiği anlaşılalı birkaç dakika oldu. Riske girmemişler
Canlı Yayında enkazdan adamı çıkarıp termal örtüye sarıyorlar. Şey diyor ‘ Üstüne birşey seriyorlar , O sarı şey ney?’ Haberci olarak bugün Deprem Canlı Yayını yapan biri 3 gündür 1 kişinin bile çıkarılışını bile izlememiş olabilir mi! Olamaz mı olabilir! #AhmetHakan#cnntürk