@newisalwaysbe@MTrzaskowska_ Ya uffff bu kafayla biz bi yere varamayız. He kardeşim gel birbirimizi yiyelim burada. Gel sen mutlu ol onlar da olsun bunu mu istiyorsun ya amaaan haklısın işte he tamam.
@protanonse@MTrzaskowska_ Doğru da herkes merak etmek zorunda değil ki bizi, açsın baksın yahu acaba Türkiye türk mü Arap mı diye.. büyük devletler kendilerini her şekilde en iyi yönüyle herkese empoze etmeye çalışır. Şimdi yalan mı bizimkiler dizilere varıncaya kadar bi Arap düşkünü değiller mi abi ya
Muharrem İnce cb adayı olduğu zamanlardaki tavırlarından kripto Kemal olduğunu anlamıştım zaten de işte partiden aforoz edilmen gerekiyordu zamanında. Hainsin ve hiçbir saygıyı haketmiyorsun düşkün Kemal.
Deprem oluyor, insanlar ölüyor siyaset konusu yapmayın. Madende kaza yaşanıyor işçiler ölüyor şimdi siyasetin zamanı değil. Kadınlar öldürülüyor siyaset malzemesi yapmayın. Okullarda silahlı saldırıda insanlar ölüyor, siyaset konusu yapmayın! Bu siyasetin konusu tam olarak ne?
Çocukların elllerindeki telefondan başka bir ortamları var da sanki, konuşuyor. Sanata ve spora tü kaka de, varsa yoksa tarikatlaşmayı güzelle, ha üstüne bi de ekonomik sıkıntılardan ötürü yok olan sosyal aktiviteleri de görme... İnterneti de al da ellerinden iyice delirsinler.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin: "Oyunlar ve ailelerin kontrol edemediği sosyal mecralar, onları (çocukları) gerçek olmayan sanal bir dünyada yaşar hale getiriyor."
Dizilerde, medya ve sosyal medyada bütün gün şiddet seyreden bu çocuklar, şiddet ve vahşeti uygulayanlar oldular.
Vahimdir bugün Maraş’daki okulda yaşanan.
Bir trajedidir.
Toplumsal bir buhranı ve cehaleti simgeleyen bir şuursuz katliamdır…
Eksiklerini , hatalarını, geç kaldığı tüm güvenlik konularını kendisiyle tartışıp, hatasını kabul edip istifasını veren bakanlar, yetkililer olmalıydı bugün.
Hatta devletin onlara dava açması gerekirdi…
Hani?
İsyan eden öğretmenleri polis zoruyla engellemek yerine, hayatlarında bir kere aynaya baksalardı, sorsalardı kendilerine;
Yarın hangi anne baba, yavrusunu okula yollayacak?
Ve ne uğruna?
@umitozdag Kamera, dedektör ve güvenlik görevlisi elbette tartışılabilir; ancak bunlar meselenin kendisi değil, ortaya çıkmış halidir. Çünkü sorun sadece okul kapısındaki açık değil, yıllardır büyüyen toplumsal güvensizlik, kurumsal zayıflık ve şiddetin giderek sıradanlaşmış olmasıdır.
Yıllardır uygulanan kutuplaştırıcı siyaset, liyakatsizlik, ekonomik sıkışma ve kurumsal çürüme toplumun güven duygusunu, saygı sınırlarını ve birlikte yaşama kültürünü yok etti. Bu yüzden yaşanan şiddet, nefret, tahammülsüzlük ve yöntemsizlik tesadüf değil; tam bir çöküş.
@eczozgurozel Bugün birçok kişi çözümü daha fazla kamera, daha fazla giriş kontrolü, daha fazla güvenlik personelinde arıyor. Oysa mesele sadece okulu korumak değil. Mesele, bir toplumun neden çocuklarını okula giderken bile kuşatma mantığıyla korumak zorunda kaldığını görmek.
Tarama cihazı koyarak bunu düzeltemezsin. Çünkü problem kapıda değil. Problem toplumun içinde, kurumların içinde, yönetim anlayışının içinde.
Ve bu çürümüşlük artık saklanamıyor.
Asıl korkutucu olan, bu ülkede çürümenin artık istisna değil, düzen haline gelmiş olması.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş okul saldırılarına bakınca bunu sadece “bir güvenlik sorunu” gibi konuşmak artık çok yetersiz. Çünkü mesele yalnızca birilerinin okula silahla girmesi değil. Mesele, bu ülkenin uzun süredir her olayda aynı çürümüşlüğü üretmesi.
O yüzden Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırıları ile Gülistan, Narin, Rojin dosyaları bence aynı yere çıkıyor. Hepsi bu ülkede kurumların ağırlığını, ciddiyetini, yöntemini ve güven duygusunu kaybettiğini gösteriyor.