Two thirds of Alzheimer’s patients are women. Not because women live longer, but because estrogen protects the brain. When it’s suddenly stripped away, the brain literally shrinks. Brain fog in your 40s isn’t “just stress.” It’s a red flag. But instead of addressing hormones, women are gaslight with antidepressants or told to meditate. Fast forward 20 years and she’s in a nursing home and can’t remember her own kids. This isn’t “normal aging.” It’s medical negligence. And despite most Alzheimer’s patients being women, much of the research is still done on male mice instead of female mice. That’s not science, that’s neglect.”
Mabel Matiz'in "Perperişan" şarkısı, iktidarın talebiyle ‘kamu düzeni ve genel sağlığa aykırılık’ gerekçesiyle Youtube, Spotify ve Apple Music'te erişime engellendi. Bu videoyu sakın elden ele ulaştırmayın. Aman kamu düzenimiz bozulmasın Ali Rıza Bey... https://t.co/bRrEzg0YPx
Cumayı da tatil yapacaklar.
Sonra bu sistem olmadı deyip tekrar 2 gün tatile düşürecekler ve pazar tatilini kaldıracaklar.
Al sana, Cumayı resmi tatil yapacak siyasal İslam kurnazlığı.
Tek bir istifa dahi yaşanmadan ‘sahte diploma’ krizini unutturdular. Oysa geriye dönük maaş talebi, istifalar ve sorumluların ceza alması gibi yaptırımlar her hukuk devletinin bir gerekliliği değil miydi?
Allah'ınız gözünüzü doyursun! Ülkede çoğu cematsiz 85 bin cami var, hala eksiklik mi hissediyorsunuz yani? Bırakın da bin yıllık Ani Katedrali "katedral" veya "kültür mirası" olarak kalsın!
İstanbul’da başlattığınız hukuksuzluk artık bir rejim krizine dönüştü. Önce halkı “yolsuzluk var” diyerek aldatmaya çalıştınız. Olmayınca zulmünüzü artırdınız. Kendi kendinizi ele verdiniz.
CHP’yi ilelebet muhalefette görmeyi arzuluyordunuz. Seçimi kaybetmekten korkuyordunuz. Yapıştığınız koltuğunuzdan kalkmamak için ülkeyi ateşe atmayı göze almıştınız.
Ama karşınıza bu büyük millet çıktı. Çaresiz kaldınız. Korktunuz. Korktukça saldırganlaştınız. Daha çok belediye başkanı tutukladınız, gözaltına aldınız.
Peki ne umuyorsunuz?
İtiraz eden herkesi tutuklasanız ne olacak? O sandığı nereye kadar kaçıracaksınız? Millet belediye başkanlarını değil, kendi iradesini kelepçelediğinizin farkında. Biz de farkındayız. Bu mücadele birkaç kenti veya belediye başkanlarını savunmak için değil, Türkiye’yi demokraside tutmak içindir. Siz istiyorsunuz ki biz bu işin peşini bırakalım.
Bırakmayacağız. Ne CHP ne de bu milletin asil evlatları büyük emekle kazandığı demokrasiden asla vazgeçmeyecek. Sandığı ortadan kaldırmak isteyenlerle her ne pahasına olursa olsun mücadele edecek.
Siz de biliyorsunuz ki zamanınız daralıyor. Hiçbir tehdit, hiçbir gözaltı, hiçbir iftira sizi kurtaramayacak. Sandık gelecek. İktidar değişecek. Bu kirli düzeniniz bitecek.
İzmir'de koca ormanların yok olduğu dört yangın elektrik tellerinden çıkmış, elektrik şirketi sahipleri serbest. Taksim'de "ölmeye öldürmeye geldik" diye katliam çağrısı yapanlar serbest. Güzellik merkezi paravanıyla kara para aklayanlar serbest. Adalet isteyen gençler tutuklu.
türkiye devleti diye bir şey kalmadı. 3-5 elit ve 85 milyon halk var. devletsiziz artık. yangında depremde eğitimde sokakta adliyede yapayalnız vatandaşlar topluluğuyuz.
Binlerce yıllık Türk tarihinde Türk milleti hiç bu kadar devletsiz,avare,kaderine teslim olmuş vaziyette olmamıştı. İşgal yıllarında bile bu hallere düşmemişti.
AZİZ MİLLETİM
Vicdan can çekişiyor!
Ahlak can çekişiyor!
Adalet can çekişiyor!
Buradan haykırıyorum,
Biz yargılanmıyoruz, direkt cezalandırılıyoruz!
Kadınlar, hastalar işkenceye maruz kalıyor!
Evlatlar, eşler, aileler rehin tutuluyor!
Avukatlar tutuklanıyor, tehdit ediliyor, savunma hakkımız çalınıyor!
Canımız tehdit altındadır!
Yüksek yargı mensuplarına,
Yüce Türk Yargısı’nın binlerce hakimine, savcısına;
Israrla sesleniyorum,
Bu, bir avuç insanı kollayan düzenin parçası olmayın,
Yazık oluyor adaletimize, hukukun üstünlüğüne, geleceğimize, inancımıza, maneviyatımıza, doğmamış çocukların istikbaline!
TARİHE NOT DÜŞÜYORUM
Bugün bu adaletsizliğe, hukuksuzluğa imza atanlar yakın zamanda adil yargı önünde hesap verecekler.
“Kişi kendinden bilir işi” misali evde, tarlada, orada, burada bir şeyler arayanların da buldukları tek şey kendi rezillikleri olacak.