Aşk ve dans kadar birbirine ne çok benziyor ikisinde de atman gereken adımları belki biliyorsundur ama ayak uydurabilmen için duyguların ve müziğin akışına kendini bırakman gerek
Ofisi yokken ve bağlı çalışıyorken ofisin nerede sorusuna bağlı çalıştığı yerleri sayan avukat ezikliği. Bağlı çalışmak kötü bir şey değil kardeşim bağlı çalışıyorum de geç niye yalan söylüyorsun. Bir de ortak gibiyiz birlikte çalışıyoruz diye toparlamaya çalışıyor aslında o kadar dosyam var ki ayrı olarak diyor. Sen maaşlı çalışansın bu kadar. Bu bir değil iki değil sürekli denk geliyorum.
Yaşasaydı 27 yaşında olacaktı.
İyi ki doğdun küçüğüm.
Sadece gezi direnişçileri değil, tüm dünyanın yoksul halk çocukları seninle yaşıyor. #BerkinElvan
Sınır koymak sınırın dışında bıraktıkların kadar sınırın içine alman gerekenlerle de ilgili bir şey. Hastalıklı bir sınır koyma dili türedi. Tuhaf bir ermişlik ve kendini kapama dili. Oysa uzun vadede kendinde boğulmaya yol açan yeni bir tecrit bu, kendinden azad oluş değil.
Kamuoyuna duyurulur.
Müvekkil Ekrem İmamoğlu’nun haksız tutukluluğuna ilişkin yapmış olduğumuz AİHM başvurusunun öncelikli olarak inceleneceği kararı tarafımıza resmi olarak bildirilmiştir.
AİHM’nin vermiş olduğu bu öncelikli inceleme kararı, bugüne kadar Türkiye’den yapılan başvurularda nadir olarak verilen bir karardır.
Tutuklu Avukat
Mehmet Pehlivan
Attığım tweetler sonrası evime polisler gelmiş. Galiba hakkımda gözaltı kararı verildi. Sırf yaşadığım işkenceyi anlattığım için tekrar gözaltına alınma tehlikesiyle karşı karşıyayım.
32 yıl müzik yaptı bunun 23 yılını toplumun her kesimine baskı yapan güçlü bir iktidar döneminde yaptı. Biat edip çok paralar kazanabilir,simge olabilirdi ama mücadeleyi seçti. 1 milim eğemediniz Volkan Konak’ı. Götünüzün zoru o yüzden. Yangınınızı çok iyi anlıyorum.
Bir kitap alacaksam, müzik dinleyeceksem, tiyatroya sinemaya, stand up'a gideceksem yazarının, icracısının, sahne alanların, oyuncuların 19 Mart sonrasına dair tepkilerine bakacağım. Bu da benim bireysel boykotum.
Çağlayan Adliyesinde, gözaltındaki kişilerin kelepçeli tutulmasına müdahale eden avukatlarla güvenlik görevlileri arasında yaşanan arbedede bir avukatın boğazı sıkılırken bir meslektaşımıza da tokat atıldı.
Olayla ilgili tutanak tutulurken; gözaltılar, tutuklamaya sevk ve sorgularının yoğunluğu, şüpheliler ve savunmaya yönelen hukuksuzluklarla devam ediyor.
Çağlayan Adliyesinde genç kıyımı gaz kesmeden devam ediyor.
Pazar alınan da var yargılananlar arasında, pazartesi evden alınan da, salı çarşamba alınıp dün yetişmeyen de. Dün Cevahir’den alınan gençler ise henüz adliyeye bile getirilmedi.
Savcılar ifade alma zahmetine girmeden dosya üzerinden mahkemeye yolluyor herkesi.
Bir sulh ceza hakimi mesela içeri doldurdu karar bekleyen 10 genci. İsimlerini okuma zahmetine bile girmeden “hepsinin tutuklanmasına” diyip çıktı gitti salondan.
İstanbul’a daha 5 ay önce gelmiş dosyasında HİÇBİR ŞEY olmayan 18 yaşında bir genci tutukladılar az önce. Ağlıyordu.
Yaşlar zaten böyle.
18-20-21 yaşında insanlar. Çalışan da var aralarında, okuyan da. Ne işte ne okulda olacak kadar şanslı olmayan milyonlarca gençten bazıları da burada. Tanıştığım en “yaşlı” sanık 32 yaşında. Dosyalar dosya falan değil. %90’ı çer çöp. Dosyasındaki tek fotoğrafı gözaltına alındıktan sonra(!) olan bir genci de tutuklamışlar mesela.
Dün tutuklananların tutukluğa itirazı da bugün görülemesin diye özel bir gayret sarf edildi. Avukatlar sabah 8.30’dan akşam 17’ye kadar savcılığın dosyaları mahkemeye sevkini (BİR ALT KAT) tam 8 SAAT beklediler.
Olağanüstü bir rejimin olağanüstü zulmünü iliklerimize kadar hissettiğimiz bugünlerde artık KORKMAMA VE SUSMAMA borcumuz sadece bu memlekete değil bu memleket için korku duvarını aşan bu gençleredir!