⚠️ Gazeteci İsmail Arı; kendi babası tarafından cinsel istismara uğrayan kız çocuğu ile adalet arayışındaki annesini yıllar önce haber yapmıştı.
Bugün anne ve kızın cansız bedeni bulundu. İşte o haberin detayları…
Kuran’a Hizmet Vakfı’nın önemli isimlerinden 30 yaşındaki Ayhan Şengüler’in, 4 yaşındaki kızını istismara maruz bıraktığı iddia edildi.
Anne şikayetçi oldu. Emniyette verdiği ifadede olayı şöyle anlattı:
Ayhan Şengüler ile 2017 yılında resmi olarak evlendik. Evliliğimizden 4 yaşında bir kızımız var. Ancak şu an eşimle boşanma aşamasındayız ve mahkeme devam ediyor.
Evlenmeden önce eşim, Kuran’a Hizmet Vakfı’nın Ümraniye Ihlamurkuyu’daki adresinde bana tecavüz etti ve sonrasında ailemin zoruyla evlenmek zorunda bırakıldım.
Evlendikten sonra sürekli olarak ben ve çocuğum psikolojik, fiziksel şiddete maruz bırakıldık.
Sürekli ‘Sana yaptıklarımı birine anlatırsan aynısını kızına da yaparım’ diye tehdit ediyordu.
Tüm bunları bir yıl önce savcılığa giderek anlattım ve bu olayların tümü şu an soruşturma aşamasında.
Kızım bir süre önce babasının vücuduna dokunduğunu söyledi. Ben ihtimal vermemiştim.
Kızım küçük olduğundan söylediklerinin gerçek olmayacağını düşünmüştüm. Kızım Sosyal Hizmetler bünyesinde takip altındadır. Bu yüzden bugün gittiğim devlet hastanesinin sosyal hizmetler birimde kızımla görüşme yapan görevli uzman hekim, ‘kızımın istismar konusunu kendisine anlattığını’ söyledi.
Kızımın, ‘babasının vücudunun özel bölgelerini ellediğini ve dövdüğünü’ söylediğini anlattı ve beni Çocuk Büro Amirliği’ne yönlendirdi.
Kızıma cinsel istismarda bulunan Ayhan Şengüler’den davacı ve de şikâyetçiyim.
Küçük kız ile görüşen uzmanlar ve pedagoglar hazırladıkları raporda, “D.Ş., babasının kendisini dövdüğünü, kafasına vurduğunu söyledi. Babasını kıyafetlerini çıkartarak özel bölgelerine dokunduğunu, canının acıdığını, babasına ‘bırak’ demesine rağmen babasının bırakmadığını anlattı” ifadeleri ile çocuğun istismara ve şiddete maruz kaldığı belirtildi.
Raporda, çocuğun ifadelerinin tutarlı olduğu, çocuğun fiziksel-bilişsel gelişiminin yaşı ile uyumlu olduğu da vurgulandı.
22 Şubat’ta ise Cumhuriyet Savcısı Fatmagül Yörük, Ayhan Şengüler’in “Çocuğun cinsel istismarı” suçundan tutuklanmasını talep etti.
İstismar suçunu işlediğine dair kuvvetli deliller olduğunu da belirtti. Ancak, savcı Yörük’ün “kuvvetli deliller var” demesine rağmen, dosyaya sanki “gizli bir el müdahale etti” ve Şengüler dikkatleri çeken bir şekilde tutuklanmadı.
İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Mahkemesi ise savcının talebine karşın, Ayhan Şengüler’in “Sabit ikametgahı olduğu ve çekişmeli boşanma davası” olduğu gerekçesiyle tutuklama talebini reddetti.
Şengüler, yurtdışı çıkış yasağı ve bir aylık ev hapsi ile salındı. Yaklaşık bir ay sonra, 28 Mart’ta Şengüler’in adli kontrol kararı da kaldırıldı. 5 Nisan’da ise kamera kaydı ve görgü tanığı bulunmadığı, Şengüler’in suçlamaları kabul etmediği gibi gerekçeler ile “yeterli delil olmadığı” öne sürülerek kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Ardından anne H.Ş., “Kovuşturmaya yer yok kararı” ile dosyanın kapatılmasına itiraz etti. H.Ş. itirazında soruşturmanın kapatıldığının kendisine bildirilmediğini ve hatta tesadüfen öğrendiğini belirterek şunları sıraladı:
• Ayhan Şengüler sadece kızıma değil bana da defalarca kez nitelikli cinsel saldırıda bulunmuştur. Ben bu sebeple evlendirilmek zorunda bırakıldım. Evliliğimiz boyunca nitelikli cinsel saldırı, kasten öldürmeye teşebbüs, intihara azmettirme ve eziyet etme suçlarını tarafıma karşı işlemeye devam etmiştir.
• Yine evliliğimiz sırasında başka bir 15 yaşında çocukla birliktelik yaşamıştır, bu çocuğun da fotoğrafı ve telefon numarası elimde mevcuttur.
• Kızımın istismara uğradığına ilişkin beyanları uzman ve pedagogların da raporlarıyla desteklenmektedir. Belirttiğim üzere adli görüşme raporunda da kızımın verdiği ifadelerin tutarlı olduğu saptanmıştır. Bütün bunlara itibar edilmeden karar verilmiş olması hukuka aykırıdır.
Sonradan takılan beyaz farlarla ilgili şikayetler artarak devam ediyor.
Bir vatandaş, yol kenarına geçerek yaşanan sorunu uygulamalı olarak gösterdi:
“Şuna bir ‘dur’ diyecek yok mu? Karşıdan gelen arabaları seçemiyorum bile.”
Sayın Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi bir gece ansızın İsrail'e giremeyiz çünkü ‘Kürecik Radar Üssü’ oraya gireceğimizi İsrail’e haber verir.
- Dr. Fatih Erbakan
❗️Good question @ycberat105 . There were two critical magnetometer stations positioned on the north and south sides of the fault line. One was Istanbul (Station ISK) on the North and Iznik (Station IZN) on the South. We need both stations to compare signals from the fault line. In an unfortunate decision, Kandilli Observatory, @Kandilli_info , decided to close the Istanbul station. With just one station now, we cannot know if signals are coming from inside the Sea of Marmara. I am hoping that someone of authority can convince Kandilli to reopen the Istanbul Station.
Bugün bu konuyu gündem yapalım.
Dişe dokunur bir şey yapmadan, yaklaşık 4000₺ para alıyorlar.
Hep beraber söyleyelim:
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
SGK nadir görülen nörofibromatosiz tip 1 tedavisi için kullanılan #KOSELUGO ilacını kestiği için yaşam mücadelesi veren #TuğbaTanık bugün Anayasa Mahkemesi önünde AYM Başkanlığı’na ve Adalet Bakanlığı’na seslendi:
“#Yaşamakİstiyorum”
Tuğba Tanık’ın sesine kulak verin.
23 yaşında bu genç kız ilaca ulaşamadığı için yaşamını yitirirse iktidarda bulunanların ve ona ilacı sağlamayanların sorumluluğu olmayacak mı?
Kararı verin,
Tuğba Tanık yaşasın.
İstanbul Ümraniye’de bir sitede asansöre asılı bulunan Atatürk portresinin yerinde olmadığı fark edildi. Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen site sakinleri, binaya giren bir kuryenin önce portreye tükürdüğü, ardından portreyi alarak cebine koyduğu ve bina dışına çıkarken çöpe attığının iddia edildiğini belirtti.
Kızını parka götürdüğünde çocuk kaçırma çetesinin tuzağına düşürülmek istenen anne, doğru hamlelerle kurtulmayı başarıp yaşadıklarını hâlâ korku içinde o anları tekrar yaşıyormuş gibi anlatıyor.