Tüm sanıkların tahliye edildiği Ezgi Apartmanı davasında adaleti arayan Nurgül Göksu anlattı:
-Bana hep ‘onların arkası sağlam’ dediler. Demek ki haklılarmış!
-12 gün delil nöbeti tuttum.
-Davaya hiçbir siyasi katılmadı.
-Üç buçuk yılda üç defa mahkeme heyeti değişti.
-2021’de 'bu insanlar bizi öldürecekler, yaşamak istiyoruz' demişler.
-Asude sizi Allah’a şikâyet edecek. Asude’nin ahı iki yakanızda!
-Sanıklar firariyken benim hakkımda soruşturmalar açıldı. Onlar firariyken ben sorgulandım.
-Hayatını kaybeden gelinimin diplomasını çaldılar.
-Sanıklar yargılanırken kamudan ihaleler aldı.
-Bizim Maraş’ta çam dalı gibi derler. Çam dalı gibi evladımı torbaya koydular.
-Çocuklarımı toprağa verdiğim gün mezarlarının başında ‘Adalet sağlanana kadar mücadele edeceğim’ diye söz verdim
-Beni yıldırmak için atmadıkları iftira kalmadı.
-Bu dosyada adalet sağlandı mı?
-Zannediyorlar ki Nurgül duracak, susacak...
@nurgul22
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’den şok iddia: Eski bakan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya fon vurgununda Özata Denizcilik hisselerini 250 bin adet 255 liradan alıp 4 bin 882 liradan sattı. Bu iddia doğruysa skandalın siyasi ayağı görünmeye başladı.
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre:
“AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya.
8 Nisan’da başlıyor. Özat hissesinden 250.000 adet almış, eylül ayına gelindiğinde 4.482 TL’den satmış.
63.359.000 TL para yatırmış, 1.344.000.000 TL çekmiş.
İlyas Kaya, hanımefendinin eşi. 255 TL’den 155.000 adet hisse almış, 4.482 TL’den satmış. 99.687.000 TL yatırmış, 826 milyon TL çekmiş.”
Çok yazık. Oğlu, gelini ve torunu için adalet mücadelesi verdi Nurgül Göksu. Başka insanlar bu açgözlülerin kurbanı olmasın diye çok mücadele etti. Yalnız kaldı pes etmedi. Şimdi Nurgül Göksu’yu adaletsizliğe mahkum ettiler. Yazıklar olsun hepimize.
CHP’li belediye kalmayana kadar operasyonlar devam edecek. CHP’li başkanlara ya AKP ya Kılıçdaroğlu ya da cezaevi deniliyor. Bu tehdide boyun eğenlerle CHP yok edilmek isteniyor. Hiçbir AKP’li belediyeye operasyon yapılmazken CHP’li belediyelerin hepsine operasyon yapılması artık tartışılmıyor bile. Meselenin yolsuzluk olmadığı halkın kendisini yönetecekleri seçme hakkının elinden alındığını herkes biliyor.
Bu ülkenin 15,5 milyon insanının oy verdiği, 25,5 milyon insanının imzası ile destek olduğu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sevgili eşim Ekrem İmamoğlu, bir buçuk yılı aşkın süredir özgürlüğünden mahrum bırakılıyor.
Hakkında 142 ayrı suçlama bulunan, 2.352 yıl hapis istemiyle yargılanan bir kişinin savunmasının tek bir güne sığdırılmak istenmesi hangi hukuk anlayışının ürünüdür?
Suçlamalar sınırsız, iddialar sayfalar dolusu; peki savunma neden süreyle sınırlandırılıyor?
Bu acele neden? Bu ısrar neden?
Adalet, yalnızca iddiaları dinlemekle değil, savunmaya da tam ve eşit söz hakkı tanımakla mümkündür.
Savunma hakkı bir lütuf değil, anayasal bir haktır.
Savunma susturulursa adalet susar.
142 suçlama bir güne sığıyorsa, mesele adalet değil; savunmayı susturma çabasıdır.
#SavunmaHakkıEngellenemez
Zerda Şahin, 13 yaşında..
Gülseren Şahin, 15 yaşında..
Mevsimlik gezici tarım işçileri..
Sivas Gemerek Burhan Köyü'nde çamaşır yıkamak için girdikleri Kızılırmak'ta akıntıya kapılıp hayatlarını kaybettiler..
Gülseren'in cansız bedenine beş gün sonra ulaşıldı..
Kahramanmaraş Andırınlılar..
Ailenin her yıl konakladıkları bölgede bu yıl kaymakamlık emri ile izin verilmediği için Kızılırmak kıyısında konaklamak zorunda kaldıkları, çocukların ölümleri sonrası ailenin geçtiğimiz yıllarda konakladıkları bölgeye geçişlerine izin verildiği belirtiliyor..
#ÇocukİşçiliğiİleMücadeleye
Komedyen Deniz Göktaş, gösterisinde yaptığı şakalar nedeniyle 1 gündür tutuklu.
- Peki o sırada kim tutuklu değil?
Fatmanur Çelik’e t*cavüz edip öz kızını *stismar eden Kuran’a Hizmet Vakfı Yöneticisi Ayhan Şengüler SERBEST!
Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan da Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde.
Mahkemedeki beyanında ‘kuyu tipi hapishane’yi şöyle anlatmıştı:
“‘Kuyu tipi hapishane' deniyor ya hiç duydunuz mu kuyu tipi hapishaneyi Sayın Başkan? Beş metrekare avlusunu 13 metre çevreleyen yükseklikte duvarlar var. Yani güneş en dik zamanda, temmuz ayında bile avluda zemine düşmüyor, sadece duvara yaslanıyor. Etrafındaki o uzun duvarlar nedeniyle kendinizi hep kuyunun dibinde hissediyorsunuz. Akşam olduğunda da o kuyunun kapağı kapatılmış gibi hissediyorsunuz. Yani güneşten yararlanma imkanınız, güneşin en çok ve en dik açıyla geldiği yerde bile yalnızca duvardan nasiplenerek günde sadece bir saat Sayın Başkan. O etki size kuyu hissiyatı verdiği için oraya da kuyu tipi hapishane deniyor. Ben orada kalıyorum. Bu salonda orada kalan, kuyu tipi hapishanede kalan dört tutukluyuz, ben, Murat Ongun, Elçin Karaloğlu ve Hüseyin Köksal. Ben öyle bir yerden geliyorum”
Şimdi Deniz Göktaş da orada!
#DenizGöktaşYalnızDeğildir
#MizahıHapsedemezsiniz
1-Bakın Deniz Göktaş’ı nasıl tutukladılar. Deniz gösterisinde oruç tutmayan ve oruç tutan canlı bombalar ile ilgili bir espri yapıyor. Aşağıda çözümlemesi olan esprinin hiçbir yerinde oruç tutanların canlı bomba olamaya daha müsait olduğuna dair bir ibare yok. Ama sulh ceza hakimi hiçbir dayanağı olmadan karara şöyle yazıyor: …oruç ibadetini gerçekleştiren kişilerin canlı bomba olmaya daha müsait olduğunu…’ işte muhakeme yeteneğinden tamamen yoksun böyle keyfi ve yanlış yorumla Deniz Göktaş’ı hapse attılar.
İBB Davası’da Fatoş Pınar Türker, savcı tarafından küçük çocuklarının velayetinin alınmasıyla tehdit edildiğini, çıplak aramaya maruz bırakıldığını gözyaşları içinde anlatıyor. Bu sırada Kılıçdaroğlu ve ekibi İBB Davası’nın savunuculuğunu CHP Genel Merkezi’nde yapıyor. İBB Davası üzerinden kendilerine koltuk devşirenlerde, bu operasyonları savunanlarda, bu insanlık suçuna ortak olanlarda hiçbir insanı değer, nebze vicdan, ahlak yok. Yazıklar olsun.