GÜNDEME DAİR
“Devletimizin içinde bir grubun Fenerbahçe’yi şampiyon yapacağı” şeklindeki dedikoduya vakıf olduğunu iddia edenler, bu iddialarıyla aslında son dört yıldır üst üste kazanılan şampiyonlukların kendilerine hediye edildiğini kabul etmiş ve bunu kamuoyuna duyurmuş olmuyorlar mı?
Her sezon her türlü usulsüzlüğe imza atıp, her türlü skandala karıştıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam eden ve üstüne bir de “iyilik” taslayanların tutumu, günümüz Galatasaraylılığının klasik bir özetidir.
On iki yıldır şampiyon yapılmayan Fenerbahçemiz hakkında, her sezon olduğu gibi bu sezon da daha lig başlamadan oluşturulmaya çalışılan bu ucuz algı operasyonlarına, kumpaslara, yalan ve dolana karnımız tok; sabrımız da tükenmiştir.
Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu ne bir makam verir, ne bir grup belirler, ne de birilerinin lütfuna ihtiyacı vardır.
Fenerbahçe varsa umut vardır.
Fenerbahçe varsa mücadele vardır.
Fenerbahçe varsa hesap sorulacaksa da sahada sorulur.
Birlik ve beraberlik içinde başladığımız bu sezonda fitne ve nifak tohumlarına geçit vermeyeceğiz. Tek yürek olup, sahada da tribünlerde de hep birlikte hedefe yürüyüşümüze kararlılıkla devam edeceğiz.
🟡🔵 Genç Fenerbahçeliler, Salı günü saat 18.00’de Sturm Graz maçı öncesinde takıma moral vermek için Samandıra’ya gidecek. GFB, tüm Fenerbahçelileri 'Hep Birlikte Samandıra’ya' sloganıyla organizasyona davet etti. @gencfborg
Dünyanın dört bir yanında aynı sevdaya gönül vermiş, sarı ve laciverti yan yana görünce kalbi heyecanla atan milyonların günü…
19 Temmuz Dünya Fenerbahçeliler Günümüz kutlu olsun. 💛💙
Her yıl olduğu gibi bu sezon da yeni dönemin ilk buluşmasını gerçekleştiriyoruz.
Okul Açık Tribününde bizimle birlikte mücadele etmek, tribünde sesiyle, pankartta emeğiyle ve tüm sezon yüreğiyle katkı sağlamak isteyen herkesi bekliyoruz
📅 19.07 Pazar
🕖 19.07
📍 Yoğurtçu Parkı
15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümünde;
Aziz milletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve öncülüğünde; devletimizin bağımsızlığına, vatanımızın bölünmez bütünlüğüne, demokrasimize ve millî iradeye sahip çıkarak hain darbe girişimini eşsiz bir birlik, beraberlik ve kararlılıkla bertaraf etmiş, tüm dünyaya unutulmayacak bir demokrasi destanı yazmıştır.
Bu kutlu mücadelede canı pahasına vatanına sahip çıkan milletimizin her bir ferdini, güvenlik güçlerimizi ve devletimizin tüm kurumlarını saygı ve minnetle anıyoruz.
Hain terör örgütü, 3 Temmuz 2011 tarihinde Türk futbolunu ve Fenerbahçemizi hedef alan kumpasta olduğu gibi, 15 Temmuz’da da devletimizi, milletimizi ve millî iradeyi hedef almış; ancak aziz milletimizin dirayeti ve devletimizin kararlı duruşu karşısında emellerine ulaşamamıştır.
Fenerbahçe Spor Kulübü olarak; dün olduğu gibi bugün de Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine, devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, demokrasimize ve millî iradeye sahip çıkmaya; FETÖ ve benzeri tüm hain yapılanmalara karşı aynı inanç ve kararlılıkla durmaya devam edeceğiz.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yıl dönümünde; vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
Fenerbahçe Spor Kulübü
Değerli Fenerbahçe Ailemiz,
Bugün 3 Temmuz. Alın terimizi, emeğimizi, onurumuzu ve haklılığımızı savunduğumuz büyük mücadelemizin 15. yıl dönümündeyiz.
Bu mücadele yalnızca birkaç kişinin değil Fenerbahçe’nin mücadelesidir. Maça çıkmadan önce mahkeme koridorlarından gelecek haberleri beklemek zorunda kalan futbolcularımızın, Aykut Hocamızın, kazandıkları kupayı mahkeme salonuna götürmek zorunda bırakılan voleybolcularımızın ve 12 Mayıs’ta, ülkemizin varlığına kasteden bir terör örgütünün devlet içine sızmış militanlarına karşı canı pahasına direnen büyük Fenerbahçe taraftarının mücadelesidir.
Özellikle 3 Temmuz sonrasında Fenerbahçe’yi itilmek istendiği uçurumun eşiğinden döndüren hocamız Aykut Kocaman’a; kaptanlarımız Alex de Souza, Volkan Demirel ve Emre Belözoğlu şahsında o dönemin tüm sporcu evlatlarımıza; kulübümüzün o dönem Asbaşkanı olan önceki başkanımız Sayın Ali Koç’a ve bu büyük direnişe omuz veren herkese bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. O karanlık dönemde baskıya rağmen hakikatin ve haklının yanında durmayı tercih eden bir avuç şerefli gazeteciye, büyük cesaret ve fedakârlıkla mücadele eden efsanelerimiz rahmetli Ogün Altıparmak ile Rıdvan Dilmen’e de ayrıca teşekkür etmek isterim. Tarih, zor zamanlarda sessiz kalmayı değil, dik durmayı seçenleri hatırlayacaktır.
Mazisi şan ve şerefle dolu Fenerbahçemizin 2010-2011 sezonunda alın teriyle kazanılmış şampiyonluğu, tarihimizin kocaman gururudur. 2010-2011 şampiyonluğumuz özeldir ve daima çok özel kalacaktır.
Geçtiğimiz 15 yıl boyunca Fenerbahçe; yöneticileriyle, sporcularıyla, çalışanlarıyla ve milyonlarca taraftarıyla stadyumlarda, sokaklarda ve adliye koridorlarında büyük bir mücadele verdi. Önceki Başkanlarımızdan Sayın Ali Koç’un da isabetle ifade ettiği gibi, organize kötülüğün farklı yüzleriyle tanıştık. Her geçen sezon kumpasın değişen yöntemleriyle karşı karşıya kaldık. Ancak Fenerbahçe hiçbir zaman zulme boyun eğmez, hiçbir bedbahta teslim olmaz. Biz birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece karşımızda durabilecek hiçbir güç yoktur.
Bugün 3 Temmuz mücadelesi, tamamlanmayı bekleyen büyük bir zaferdir. Bu kumpası planlayanlar ve uygulayanlar ya cezaevindedir ya da firar ettikleri yerlerde sığınmacı bir hayat sürmektedir. Kulübümüzün uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesine ilişkin hukuki süreçler ise kararlılıkla devam etmekte; son 15 yılda görev yapan tüm yönetimler tarafından büyük bir titizlikle takip edilmektedir.
Bu vesileyle, Sayın Başkan Aziz Yıldırım’a, değerli kardeşim İlhan Ekşioğlu’na, çocukluk kahramanım Cemil Turan’a, Tamer Yelkovan’a ve bu zorlu süreçte büyük fedakârlık gösteren ailelerine bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Sayın Başkan Aziz Yıldırım, Silivri’de süren yargılamalarda “Ne şikesi, memleket elden gidiyor” derken, terör örgütünün yarattığı tehlike potansiyelini açıkça tespit etmiş; kulübümüze yönelen saldırının esasen ülkemize yönelik hain planların bir parçası olduğunu ortaya koymuştur. Bu kumpas, örgütün yargı kanadının diğer eylemlerinden ayrı okunamaz. Bu kumpası terör örgütünün bir eylemi olmaktan farklı bir bağlama çekenler, örgütün suçlarına ortaktır.
Fenerbahçe, 15 yıldır olduğu gibi bugün de haklı mücadelesinden asla vazgeçmeyecektir, vazgecersek kimlerin bizlere hakkını helal etmeyeceğini çok iyi bilmekteyiz. Canımız Fenerbahçemize kurulan kumpas için adalet yerini bulana kadar yürüyüşümüz kararlılıkla devam edecektir.
SEVDAN DAVAMIZDI, DAVAN DA SEVDAMIZ OLDU!
Alın terimizle yazdığımız şanlı tarihimize uzanan hiçbir kirli eli kabul etmedik, etmeyeceğiz.
3 TEMMUZ KUMPASINI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!
#FenerbahçeYıkılmaz