Yatırım dahil bu hayatın temel kuralı kalabalıklardan uzak durmaktır.
-Bir mesleği herkes seçiyorsa iş bulamazsınız, bulsanız bile geliri düşük olur.
-Herkesin açtığı dükkanı açarsanız batarsınız.
-Herkesin yaptığı yatırımı yaparsanız, bir süre sonra size malı kitlerler.
-Herkesin yaşamak istediği şehirde yaşarsanız, otobüste oturacak yer bulamaz, çarşıda yürümekte zorlanırsınız.
Nerede çokluk orada bokluk diye boşuna dememiş irfan sahipleri.
İşte bu yüzden düşünme biçiminizde dahi kalabalıklardan uzak durun, etkilenmeyin, kendi mantığınızı yaratın.
Herkes her şeyi biliyordu benim anladığım, saadet zinciri yetkililerin gözü önünde kurulmuş! Piyasa profesyonelleri uyarmaya çalışmış ama korka korka, zaten dinleyen de olmamış
Değerli arkadaşlar, dün akşam Merkez Bankası'nın haftalık repo ihalelerini yeniden başlattığını yazmıştım. Bugün ilk ihale yapıldı ve rakam belli oldu: Yüzde 37. Şimdi bu rakamın ne anlattığını, cebimize nasıl yansıyacağını ve 10 Eylül'deki faiz kararı öncesinde bunun ne anlama geldiğini tek tek açacağım.
Merkez Bankası'nın aslında tek bir faizi yok, 3 tane var. Bunu bilmeden bu kararı anlamak mümkün değil.
Birincisi politika faizi, yani haftalık repo ihale faizi: Yüzde 37. Bu, manşetlerde gördüğünüz, "Merkez Bankası faizi" denen rakamdır.
İkincisi gecelik borç verme faizi: Yüzde 40. Bankalar acil TL ihtiyacında buradan borçlanır ve bu, koridorun tavanıdır.
Üçüncüsü gecelik borçlanma faizi: Yüzde 35,5. Koridorun tabanı.
Şimdi kritik soru: Bankalar hangisinden fonlanıyor? Cevap, her şeyi değiştiriyor.
MART'TAN BU YANA NE OLUYORDU?
1 Mart'ta Merkez Bankası haftalık repo ihalelerine ARA VERDİ. Yani bankaların yüzde 37'lik ucuz kanaldan düzenli fonlanmasının önünü kapattı. Ne oldu? Bankalar TL ihtiyacını karşılamak için yüzde 40'lık pahalı gecelik pencereye mecbur kaldı.
Sonuç şuydu: Politika faizi kağıt üzerinde yüzde 37 yazıyordu, ama bankaların GERÇEKTE ödediği maliyet yüzde 40'a dayanmıştı. Kimse "faiz artırdık" demedi, kurul toplanmadı, karar metni yazılmadı; ama piyasa 3 puanlık bir sıkılaşmayı iliklerinde hissetti. Ticari kredi faizleri o dönemde yaklaşık 4 puan yükseldi. Ben buna örtülü sıkılaşma demiştim: Zam yapmadan zam.
BUGÜN NE OLDU?
Film tersinden oynatıldı. Merkez Bankası musluğu yeniden açtı ve bugünkü ihaleyle bankalara yüzde 37'den TL fonlaması sağladı.
Yani bankaların fonlama maliyeti, yüzde 40'lık gecelik pencereden yüzde 37'lik haftalık repo seviyesine çekildi. Sade bir dille: FİİLEN 3 PUANLIK BİR İNDİRİM YAPILDI.
Ama dikkat, çok önemli bir teknik nokta var: Politika faizi değişmedi. Gecelik borç verme yüzde 40'ta, borçlanma yüzde 35,5'te, politika faizi yüzde 37'de duruyor. Yani teknik olarak "Merkez Bankası faiz indirdi" demek DOĞRU DEĞİL. Yapılan şey, likidite kanalını değiştirmek. Ama pratikte sonuç aynı kapıya çıkıyor: Para ucuzladı.
İşte buna örtülü faiz indirimi diyoruz. Kurul toplanmadan, manşete "indirim" düşmeden yapılan indirim.
PEKİ BU 3 PUAN GERÇEKTEN CEBE YANSIR MI?
İşte burada kimsenin söylemediği bir inceliği söyleyeceğim, çünkü bu yazının en değerli kısmı burası.
Fonlama maliyetinin gerçekten yüzde 37'ye inip inmeyeceği, Merkez Bankası'nın bu kanaldan NE KADAR likidite verdiğine bağlı. Eğer ihalelerde bankaların ihtiyacının tamamını karşılarsa, ortalama maliyet yüzde 37'ye yaklaşır. Ama sınırlı miktarda verirse, bankalar kalan ihtiyacı için yine yüzde 40'lık pencereye gitmek zorunda kalır ve ortalama maliyet ikisinin arasında bir yerde, mesela yüzde 38-39'da oluşur.
Yani asıl bakılacak rakam manşetteki yüzde 37 değil; Merkez Bankası'nın her gün yayınladığı AĞIRLIKLI ORTALAMA FONLAMA MALİYETİ. Bu rakam önümüzdeki günlerde yüzde 40'tan aşağı ne kadar inerse, gevşeme o kadar gerçektir. Herkes manşete bakarken siz bu rakama bakın.
Beklenti şu yönde: Bu gerilemenin önümüzdeki günlerde önce mevduat, ardından kredi faizlerine yansıması bekleniyor. Reel sektörden ve sanayiciden gelen yüksek faiz şikayetleri düşünülürse, bu nefes ciddi bir ihtiyaçtı.
ŞİMDİ ASIL SORU: 10 EYLÜL'DE NE OLUR?
Merkez Bankası'nın bir sonraki Para Politikası Kurulu toplantısı 10 Eylül'de. Bu adımın hemen öncesinde atılması tesadüf değil ve bence 3 şeyi birden anlatıyor.
Birincisi: Merkez Bankası acele ediyor. Düşünün; politika faizini değiştirmek için kurul kararı gerekiyor ve o karara 2,5 hafta var. Ama Merkez Bankası beklemedi, likidite kanalını kullanarak gevşemeyi hemen başlattı. Bu, "gevşeme yönünde bir irade var ve o irade takvim beklemiyor" demektir.
İkincisi: Zemin yoklanıyor. Merkez Bankası bu adımla piyasanın tepkisini ölçüyor. Kur nasıl tepki verecek, mevduattan dövize kaçış olacak mı, enflasyon beklentileri bozulacak mı? Eğer 2,5 hafta boyunca kur sakin kalır ve tablo bozulmazsa, 10 Eylül'de resmi indirimin önü açılır. Yani bu bir prova.
Üçüncüsü: Kademeli gidiliyor. Merkez Bankası, tek hamlede sert indirim yapıp güveni sarsmak yerine, önce fiili maliyeti düşürüp sonucu görmeyi tercih ediyor. Ekonomistlerin "kontrollü gevşeme" dediği tam olarak bu.
Peki 10 Eylül'de ne bekleyelim? Ben size 3 senaryo bırakayım, kesin tahmin vermeyeceğim.
Senaryo 1 Ölçülü indirim. Kur sakin kalır, enflasyon verileri bozulmazsa politika faizinde ölçülü bir indirim gelebilir. Bu, en olası senaryolardan biri ve piyasanın da beklentisi bu yönde şekilleniyor. JP Morgan da geçen hafta enflasyon görünümündeki iyileşmenin Merkez Bankası'na eylülden itibaren indirim için alan açtığını yazmıştı.
Senaryo 2 Faiz sabit, gevşeme likiditeden devam. Merkez Bankası politika faizini yine yüzde 37'de tutup, fiili gevşemeyi likidite üzerinden sürdürebilir. Yani "resmi indirim" görmeden de faizler fiilen inmeye devam eder. Bunu da göz ardı etmeyin.
Senaryo 3 Ara verilir. Kur oynar, enflasyon momentumu bozulur ya da jeopolitik bir şok gelirse, Merkez Bankası bu adımı yavaşlatabilir. Hatırlatayım: Enflasyon Raporu'nda yıl sonu tahmini yüzde 26'dan yüzde 28'e YÜKSELTİLDİ ve sıkı duruşun süreceği vurgulandı. Yani her şey güllük gülistanlık değil.
10 EYLÜL'E KADAR NE İZLEYECEĞİZ?
Somut takip listesi bırakıyorum, kaydedin:
Ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti; yüzde 40'tan yüzde 37'ye doğru iniyor mu? Gevşemenin gerçek olup olmadığını burada göreceksiniz.
Mevduat faizleri; bankalar mevduata verdikleri faizi düşürmeye başladı mı? Bu, indirimin tabana yayıldığının ilk işaretidir.
Kur; en kritik gösterge bu. Kur sakin kalırsa 10 Eylül'de indirimin önü açılır, kur oynarsa süreç yavaşlar.
Sektör ayrışmaları; bankacılık, GYO, inşaat ve borçlu şirketler endeksten pozitif ayrışıyor mu? Dün yazmıştım, tekrar edeyim: Piyasa indirime gerçekten inanıyorsa bu sektörler laftan önce hareket eder.
Bknz : #ekgyo #Akbnk
Gösterge tahvil faizi; 2 yıllık faiz düşüyorsa tahvil piyasası indirimi fiyatlıyor demektir. Tahvilciler genelde hisseciden önce doğru tahmin eder.
Bugünkü adım küçük görünebilir ama yönü çok büyük. Aylardır sıkılaştırma tarafında duran Merkez Bankası, ilk kez gevşeme tarafına doğru bir adım attı. Ve bu tür dönüş noktaları, borsada en büyük fırsatların doğduğu yerlerdir.
Ama sakin olun. Hiçbir merkez bankası düz bir çizgide gitmez; veriler bozulursa geri adım atar. O yüzden bu haberle koşup tepeden mal kapmayın. Beklentiler alınır, gerçekler satılır dersini hatırlayın: Bu adımı fiyatlayacak olan para zaten hareket etmeye başladı bile.
Bizim işimiz tahmin etmek değil, hazır olmak. Takip listemiz belli, sektörlerimiz belli, tarihimiz belli: 10 Eylül.
Faydalı bulduysanız RT ve kaydet yapmayı unutmayın. Paylaşın ki herkesin haberi olsun.
#tcmb #faiz #repo #bist100 #borsa #enflasyon #YatırımTavsiyesiDeğildir
✈️ Türk Hava Yolları (#THYAO)
Türk Hava Yolları'nı çok beğeniyorum. Zaten seninle daha önce de konuşmuştuk... Şu anda bütün mal varlıklarını satsalar, piyasa defter değeri diyoruz ya, ederinin neredeyse yarısında. Yani buradan muazzam bir yükseliş potansiyeli var.
📱 Turkcell (#TCELL)
Turkcell'i çok beğeniyorum. Özellikle bu Rusya-Ukrayna tarafında da bir normalleşmenin arkasından orada bir konsorsiyum alabilirler.
📦 Çelebi (#CLEBI) ve Reysaş (#RYSAS)
Lojistik tarafını, işte depo, antrepo tarafını çok beğeniyorum. Çelebi, Reysaş demiştim. Bunları beğenmeye devam ederim.
🛢️ Tüpraş (#TUPRS) (Irak ve Suriye petrollerinin çıkarılıp işlenmesi senaryosu üzerine)
Burada hadi bir tanesi Tüpraş olabilir onu söyleyeyim. Bir tanesi daha ufak bir şirket, onu da yatırımcılar arayıp bulsun...
🌍 Yabancı Hisseler (ABD, Teknoloji ve Emtia Cümleleri)
💻 Intel ($INTC )
İntel'i seninle 20 dolardan konuştuk, ben 105'te sattım... Intel Trump dönemi sonuna kadar bence 250 dolara da gidecek. Yani Amerika açık açık şunu söylüyor; 'Ben bu çip üretiminde ve paketlemede Tayvan Semiconductor'a bağlı kalmak istemiyorum. Bu üretimi içeri çekeceğim, Intel de benim gözbebeğim ve bir kısmına da ortak oldum' diyor zaten.
🤖 Tesla ($TSLA )
Tesla'yı çok beğeniyorum. Robot, otonom sürüş tarafıyla 2026 sonu itibariyle bu humanoid robotlar ve otonom sürüş yavaş yavaş devreye girmeye başlayacak... Amerika'nın robotlarını yapacak olan şirket Tesla." (⏱️ 22:36 - 22:54)
☢️ Uranyum Şirketleri (UUUU, CCJ, KAP)
Sürdürülebilir enerji, yani nükleer enerjinin yerini kolay kolay hiçbir şey tutmaz. Kazatomprom'a bakabilirsiniz, Energy Fuels'e bakabilirsiniz, Cameco'ya bakabilirsiniz... Bana dersen ki 'Bunların içinde şu an sende hangisi var?', sadece Energy Fuels var.
🔗 Kripto/Blockchain Şirketleri ($COIN , SQ)
Blockchain'in bir ucundan tutmak için aldım. Ama alternatif olarak işte Coinbase, Block şirketlerine bakabilirsiniz, onlar da iyi şirketlerdir.
Kaynak: Berk Dinçtürk - Dikkat Boğa Çıkabilir
#bist100
@BinkleyHoops SGA,Edwards,Cade,Donavan,Luka,Devin,Tyrese...
That’s the guard talent you have to beat. How are you supposed to compete?
You’re not surviving that with “maybe the offense clicks.
Get a real PG/SG and the whole team changes.
@BradeauxNBA After the “baby Capela” nonsense and LeBron soft trash, Alpi is 100% coming back with a chip on his shoulder. He’s 23. Not 33 .Add the new pieces, build the chemistry, stay healthy — and this team is going to look different.
@BradeauxNBA Some of y’all need to stop crying and rewatch that OKC opener. This team was HOOPING even without FVV. Sheppard got better all year, Bari has more reps now, and Alpi didn’t even get a real shooting summer because of EuroBasket.++