Size bir bilmecem var dostlar
🏡2+1 dairenin kirasını ödeyemiyordu.
💰5 ayda 2 milyar 170 milyon lira götürdü.
🚚Tam 2 kamyon para!
❓Nasıl aldı, nasıl sattı?
🤔aca kim kim ?
@selimyusuf960 Senin ayarlarmış bozulmuş farkında değilsin. Zaman la! yaptığını örtemezsin. Hak uyur sanma. Ayarı bozulan kantar bir gün seni de tartar.
Genel Başkanımız Sn. Yavuz Ağıralioğlu’nun ifade ettiği gibi: Bu milletin 1 kuruşunu dahi kim yediyse hesabını verecek!
Para kulelerini dizenler de, bin kamyon parayı gözümüzün önünde götürenler de yargı önünde hesap vermeli. Parti ayrımı gözetmeksizin adalet ve şeffaflık şart! 🔑
Anahtar Parti lideri Yavuz Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP’nin para kuleleriyle ilgili “Hesabını versinler.” açıklamasını eleştirdi:
“Bin kamyon para gözümüzün önünde gitti. Cumhurbaşkanımız diyor ki: ‘CHP’ye o para kulelerinin hesabını vereceksiniz.’
Herkes hesabını versin! Kuleleri dizenler de versin, bin kamyon parayı cebine indiren de versin.”
Yoksa mafyaları barıştırma gayeniz ve adaletin topunuzu kendinize çevirmeniz ile korku pompalayarak mu düzelteceksiniz. Yoksa yoksullaşmış halkı yardım fonlarına muhtaç bırakıp sonra bu fonların kesilmesi ile mi saltanatınızı devam ettirebilme mi niyetindesiniz?
Unutmayın ki sizin bir hesabınız varda Allah’ında bir hesabı vardır. Sizin gücünüz mazlumun ahının karşısında zerre kadardır.
#anahtarparti
Yavuz Ağıralioğlu:
“Bütün memleketin belediyelerini alsanız, bütün milletvekillerini transfer etseniz, herkesin yakasına AK Parti rozeti taksanız mesela; enflasyon düşecek mi?
Emeklinin durumu düzelecek mi?
Satın alma durumumuz yükselecek mi?”
Yaşar Yıldırım beye soruyorum :
Omurgasını menfaat tezgahında bırakanlar ülkücülüğün asil yükünü anlayamazlar. 1990 yıllarda MÇP den lider merkezli vesayet, tek adamlaşma ve siyasi anlayışın ilkelerden uzaklaşması ve savunulan değerlerin siyasi pazarlıklara kurban edilmesi gibi eleştirilerle yollarını ayırıp Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) kuruluş saflarında yer aldın da bugün MHP’nin tamamen lider odaklı, tek bir sözün sorgulanamadığı bir biat yapısına bürünmesine sessiz kalıp , aynı zamanda bu düzenin en hırslı savunuculuğunu üstlenmektedesin.
AK Parti ile kurulan Cumhur İttifakı çerçevesinde dün "hırsızlık, yolsuzluk, saray rejimi" denilen unsurlarla bugün tam bir teslimiyetle ortaklık yapılması, bölücü terör örgütü elebaşısına methiyeler gerekse devletin ve partinin vizyonunun günlük siyasal pragmatizme kurban edilmesi; 90’lı yıllardaki kopuş gerekçelerinden fersah fersah daha vahim durumda değil mi? Ülkücüyü ülkücü yapan değerlerin yok olması hiç mi kanına dokunmuyor?
Buna rağmen ülküsüne sahip çıkan dize biat etmeyen Ülkücülere "dava adamlığı", "sadakat" ya da "hainlik" üzerinden ders vermeye kalkışmasınız büyük bir mantık ve ahlak çelişkisidir.
1. Ayrılış Nedeni Dün Yanlış mıydı, Bugün mü?
Eğer 90'lı yıllardaki eleştirilerinizde ve BBP'ye gidişinizde haklı idiyseniz; bugün MHP'de çok daha katı bir lider vesayeti ve ilkesel tavizlerle örülü ittifaklar varken hangi akıl ve vicdanla bu yapının en ateşli muhafızı olabiliyorsunuz?
2. Söylemler Hangi Menfaat Tezgahında Unutuldu?
Ülkücü hareketin değerlerini ve Taşmedreseli geçmişi dillerinden düşürmeyenler, koltuk ve iktidar nimetleri karşılığında geçmişte verdikleri mücadeleyi tecrübe değil, bir pazarlık unsuru haline mi getirmiştir?
3. Diğer Ülkücülere Söz Söyleme Hakkı Nereden Geliyor?
Hayatı boyunca savrulmamış, çizgisini bozmamış, ilkelerinden taviz vermediği için kenarda kalmayı göze almış samimi milliyetçilere ve muhalif Ülkücülere laf yetiştirmek; dün başka partide, bugün bu koltukta olan bir siyasetçinin hakkı mıdır?
Siyasette güç ve iktidar dengelerine göre pozisyon almak şüphesiz mümkündür; ancak bunu yaparken geçmişteki çelişkileri yok sayıp, ilkeli duran insanlara parmak sallamak "dava adamlığı" ile açıklanamaz
Bizler BBP nin kurduğumuz taşrada neferi olarak siyaset yaptığımız o günkü inancı hala kararlılıkla muhafaza ediyor. Gram şaşmadan fırıldaklık yapmadan Muhsin başkanın yolundan gidiyoruz. Ya siz
Cumhurbaşkanına esnaf üzerinden zor soru.
Yavuz Ağıralioğlu, esnaf ziyareti sırasında.
Sayın Cumhurbaşkanına soruyorum: Bir çiftçi, taksici ya da esnaf olsaydınız ve bu şartlarda yaşasaydınız, kendinize oy verir miydiniz?
#SONDAKİKA#pazar Türk Dünyası Gençlik Buluşması #StopajlarHavuza
“Kimsesizlerin Kimi” Olmaktan “Çaresizliği Sömürmeye”
“Kimsesizlerin kimsesi olmak” iddiasıyla yola çıkan anlayış, bugün milletin çaresizliğini sermayeye dönüştüren bir noktaya gelmiştir.
Milleti zenginleştirme vaadi; iktidar çevresine sirayet eden hırs, şatafat, israf ve denetimsizliğe yenik düşmüştür.
“Türkiye Yüzyılı” gibi büyük iddialar; hesabın verilemediği, adaletsizliğin kanıksandığı bir zeminde yükseltilemez. Kendiniz yüzlerce yıl yetecek servetler biriktirirken milleti hayali kazanç kapılarına muhtaç etmek ahlaki bir çöküştür.
Şeffaflık ve adalet; süslü laflarla değil, usulsüzlüklere bulaşan herkesten hesap sorarak ve listeleri kamuoyuna açıkça ilan ederek sağlanır. Garibanın çaresizliğini kullanmaya ve milletin bahtını karartmaya kimsenin hakkı yoktur.
#anahtarparti #anahtarpartiserdivan
Siyaset ikliminde herkes söylediğini unutup dediklerini yemiş olabilir… Ama dediklerini yemeyen, inandıklarının bedelini ödeyen dimdik bir duruş var: Anahtar Parti!
Dün ne dediysek bugün de aynı idealizmle arkasındayız. Yavuz Başkanımızın izinde, ilkeyle ve omurga ile yola devam! 🔑
#AnahtarParti
Siyaset birbirine her şeyi söyledi sonra söylediklerini unuttu.
Anahtar Parti ise başka bir yerde duruyor.
Dediklerini yutmayan, inandıklarının bedelini ödeyen bir siyasi irade var; Anahtar Parti var.
Milletin aklıyla alay eden iktidar icraatlarına gıkını çıkaramayıp; geçmişi temiz, duruşu ve söylemi dün neyse bugün de aynı olan bir siyasetçiye asılsız iftiralarla çamur atmak acizliktir. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun adını kirli hesaplarınıza alet edemezsini”. Neyi biliyon ki neyi konuşuyorsun. Muhsin başkanla biz siyaset yaptık hariçten martaval okuma
Şimdi söyle: Bu yalanları ortaya atma gayen zifiri bilgisizliğinizden mi, dürüst siyaset yürüten Yavuz Başkan’ın önünü kesme telaşından mı , yoksa mızrağın çuvala sığmadığı gerçeklerin ortaya çıkmasından duyduğun korkudan mı?
Masa başı iftiralarla ve hayal ürünü etiketlerle neyi hayal ediyorsun.
Komik olmaktan öteye geçmezsin
Milletimiz "Devletimiz varsa güvenlidir" der, devletine sırtını yaslar.
Ancak denetimsizlik ve liyakatsizlik yüzünden halkımızın bu halis güveni istismar ediliyor; fonlarda ve borsada milyonlarca küçük yatırımcımız mağdur ediliyor.
Genel Başkanımız Sn. Yavuz Ağıralıoğlu’nun da ifade ettiği gibi; bu sorumsuzluğun bedelini devletine güvenen masum vatandaşımız ödeyemez!
Milletin güveni kimsenin olta yemi değildir. Takipçisi olacağız! 🇹🇷
#anahtarparti
Milletimiz devletine güvenir. Devletin yakınındaki isimleri görünce yatırımının da güvende olduğunu düşünür.
Peki bu güven, küçük yatırımcıyı mağdur eden bir mekanizmanın parçası hâline geldiyse kim hesap verecek?
Fonlarda yaşananların ardından borsada da milyonlarca yatırımcının mağduriyetini konuşuyoruz.
Milletin devlete duyduğu güven kimsenin istismar edebileceği bir araç değildir.
"Bunun Adı Adalet Değil, Vicdan Yıkımıdır!"
DEM Parti’nin TBMM’ye sunduğu kanun teklifiyle; 1986-2026 yılları arasında zorunlu göçe maruz kaldığı iddia edilen kişilere ve yakınlarına devlet bütçesinden milyonlarca liralık tazminat ödenmesi ve Meclis bünyesinde bir "Hakikat Komisyonu" kurulması talep ediliyor.
Sunulan teklifte;
• Hayatını kaybedenlerin ailelerine 2,3 Milyon TL,
• Sakat kalanlara 1,1 Milyon TL’ye varan,
• Yaralananlara ise 140 Bin TL ödeme yapılması isteniyor.
Peki bu tablonun gerçekte anlamı ne?
Ekonomik zorlukların tavan yaptığı, milletin bütçeyi denk getirmekte zorlandığı bir dönemde; kamu kaynaklarının ve tüyü bitmemiş yetimin hakkının bu şekilde dağıtılması kabul edilemez! 2004 yılında çıkarılan 5233 sayılı kanunla zaten terörden zarar gören vatandaşların zararları devlet tarafından hukuki süreçlerle karşılanırken, bu tarz tekliflerle konunun bambaşka boyutlara çekilmesi ve terör örgütü elebaşının yıllardır dile getirdiği "komisyon" taleplerinin Meclis gündemine taşınması vicdanları derinden yaralamaktadır.
Bu vatan uğruna canını veren aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin hatırası bu kadar ucuz değildir! Onların döktüğü kanın, çile çeken milletin parasının bu şekilde feda edilmesine göz yummak ya da buna onay vermek milletin vicdanında asla karşılık bulmayacaktır. Şehidin kanı üzerinden pazarlık da yapılmaz, prim de verilmeyez.
Milletin parasını ve şehitlerin aziz hatırasını korumak bu ülkeye olan en temel borcumuzdur!
#anahtarparti #apartiserdivan
@TurkinformMedya Kimse bu şahsı dikkate alacak gündem kabul edilecek akış zafiyetinde değil. Kendi söyler kendi dinler. Yaptıkları ve söyledikleri çoğu kez madara olmuş komik duruma düşmüş birdir. Önemsenmeye değmez önemsiz şahsiyet
Kardeş burda söylediğini ispat etmek demek mevzu değil. Mesele şu ki böyle bir şeyi söylerken neyi amaç edindiğindir. Mesele vatan sevdasıyla ölümüne koşan ülkücülerin ikbal sevdasıyla kemiklerin sızlatacak ideoloji fırıldaklığa girenlerin ekmeğine yağ sürmek mi ?
yoksa yaptıklarını onaylamak mı?
Herhalde bu durumdan rahatsız olmamandan bellidir ki iktidar cenahı içinde düşünce paralelindesin .
Bizde Muhsin başkanla siyaset yaptık tüm gayemiz onun yolundan durduğu ahlaki dimdik siyaset anlayışından ilerleyenlerdeniz.
3 filtre anlayışında söylediklerimizi analiz edersek sevinirim zira bu memleketin anahtar partiye ve Yavuz AĞIRALİOĞLU gibi bir lidere ihtiyacı var yoksa ülke gerçekten kötüye gidiyor