30 yaşını geçen insanların birçoğunun bekarlığa devam etmesi, herşeyden elini ayağını çekmesi, iş ve ev arasında tek çizgi hayat sürmesi... Bir nesil birşeylerden vazgeçti...
Alkol kullanmıyorum dediğimde gerçekten hiç mi denemedin sorusunu duymaktan yorulduk.. kardeşim içmiyoruz tercih etmiyoruz hassasiyetlerimizden de vazgeçmiyoruz..
Alın size tipik bir örnek. Bundan onbinlercesi var! Her sebze ve meyve çeşidşnde! Anlıyormusun Türkiyem gıda neden pahalı! Plan yok eğitim yok öngörü yok sözleşme yok. Özünde bu tam beceriksizliğin ispatı niteliğinde bir durum!
Evlenmek için geç kaldığını düşünen yığınla insan var. Erken evlendiği ya da yanlış kişiyle evlendiği için yıllarının heba olduğunu düşünen yığınla insan olduğu gibi. Çocuk hasretiyle yananlar, çocuklu hayattan bunalıp özgür yılları düşleyenler.. Kariyer yapamadan geçen yılların yasını tutanlar, çalışma hayatından bitap düşüp evde dinlemeyi hayal eden kadınlar… Herkes sahip olmadığının hasretinde, herkes birbirinin elindekine talip. Başkasında olan cazip bir nimet gibi görünürken elindeki eziyet gibi gelir insana. Mutluluk ise elindekilerle yetinmekle ilgilidir, varolana şükretmektir.
Marul üreticisi çiftçi:
“Burada 160 bin tane marul var. Adam gelmiş bu marulun tanesine 2 TL para veriyor.
Ben şimdi bu malları süreceğim, hiç de umurumda değil. 2 TL’ye alacaksın, markette 30 TL’ye satacaksın.
Benden 2 TL’ye bunu alamazsın.”