“Her şey enerjidir ve her şey yalnızca bundan ibarettir. Sahip olmak istediğiniz gerçekliğin frekansına uyumlandığınızda artık yapacak bir şey yoktur. O gerçeklik artık size ait olur. Bundan başka bir yol yoktur. Bu felsefe değildir. Bu fiziktir.’’
- Einstein
John Steinbeck’in Gazap Üzümleri’nde geçen “İnsan alıştığı gürültüyü bile arar.” cümlesi, insanın kendine bile itiraf edemediği bir gerçeği yüzüne vurur: Bazen bizi yoran şeylerden değil, onlarsız kalmaktan korkarız. Çünkü alıştığımız kaos, bilmediğimiz huzurdan daha tanıdıktır.
Aldığım en büyük ders hiçbir koşulda ve hiçbir sebeple taviz vermemem gerektiği. Zor zamanmış, iyi değilmiş, yanlışlıkla olmuş, öyle olacağını düşünememiş. Ben kimsenin alttan alındığı durumları bir daha yapmadığına şahit olmadım. Alttan aldığınız her durum kendinizden tavizdir.
virginia woolf büyümenin hüznünü çok güzel anlatıyor; ‘insan yaş aldıkça dünyayı daha iyi tanıyor. bazı şeylerin göründüğü kadar güzel, bazı insanların sanıldığı kadar iyi olmadığını öğreniyor. belki de hüzün, bilmekten çok artık eskisi gibi inanamamaktan doğuyor.’
hamlet'te şöyle bir cümle geçiyor; "serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin. şimdi olacak bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa, bugün olmaz. bütün mesele hazır olmakta."
o kadar iyi geldi ki bu cümle.
Çalışkan, dürüst ve iyi ailelerde yetişen insanların en büyük sorunu, dış dünyayı da kendileri gibi adil ve şeffaf ilişkilerden oluşan bir yer olarak düşünmeleri ve her konuda bu saf inanca göre hareket etmeleridir. Oysa herkes sizin gibi değil. Herkesin ailesi sizin gibi ilkeli ya da terbiyeli değil. Herkes sizin gibi emeği, uzun süren çalışmaları, başkalarına anlayışlı bir yerden yaklaşmayı sevmiyor. Herkes özgürlüğe, insan onuruna ve bireysel alana da saygılı değil. Birçok insan kısa yoldan güç, avantaj ve menfaat peşinde. Siz en güzel duygularınızı bile dürüstlükle sunarken; birçok insan küçük bir tebriğin, artı bir kuruşun ya da ufak bir iyiliğin hesabını yapıyor. Bu yüzden çok dikkatli olmalısınız. İyiler kendi değerlerine sadık kalacak kadar iyi, başkalarına karşı kendilerini koruyacak kadar da zeki ve cesur olmalılar.
günümüzde devrimci eylemler: kitap okuyabilmek, kesintisiz bir film izleyebilmek, bağlamı kaybetmeden iki paragraf yazabilmek, zamanın doğuştan sakat ilişkilenme biçimlerine kapılmadan duygusal bir bağ kurabilmek. yani hâlâ insan kalabilmek, en büyük direniş.
Ahmet Hamdi Tanpınar: "Başka mevsimlerde belki biz şair oluruz fakat sonbahar, kendisi şairdir." demiş. Çünkü sararan her yaprak, biraz hüzün; esen her rüzgâr, biraz hatıradır.