"Yıldız Kenter şöyle demiş;
"Görmezden gelmek saflık değil, zekadır. Her şeye karşılık verirsen, tükenirsin. Her sesi dikkate alırsan, aklını kaybedersin. Bazı şeyleri bilerek yok saymak "Ruhunu Korumaktır.""
Tera’nın bugün ki şaheser hissesi herkesi şaşkına çevirdi, yine hiç beklenmedik bir sektörden takas’ın %92’si toplayarak kendi portföyüne çeken bu kurumun hedefi 35x, diğer üstadlar bunuda yazmadı biz yazalım herkes faydalansın.
Yıllardır hep merak ederim ve birazda kızdığım bir konudur.
Hem LGS ,hem de YKS'de çocukların sınava girecegi okullar hep uzakta oluyor ve sınav günü trafik nedeniyle evlatlar yol stresi yaşıyor.
Mesela Ege urla'da oturup,taaa Buca Tınaztepe kampüsüne gidiyordu kaç defa...Mesafe 50 km.
Oysa herkesin oturduğu evine en yakın okulda sınava girmesi güzel olmaz mıydı ? Cevap hayırsa neden ? Gerekçe ?
Bu kadar zor olmamalı bazı şeyler.
Günde 20 km yürüyorsun
Hiçbir katkı içeren urun tuketmiyorsun
Alkol almıyor, sigara içmiyorsun.
Birden nefes darlığı yaşıyorsun
Nezle ,girip sanıyorsun.
Arkadaşın gidip bor film çekelim diyor.
Gidiyorsun.
İlerlemiş akciğer kanseri olduğunu öğreniyorsun.
Yaşanan farklı bir hayatin kısa özeti..
Hayat kimseye eşit davranmıyor
3 telekom şirketinin aralarında anlaşmış gibi sürekli zam yapmaları,asla bir alt tarifeye geçememe gibi garabetler ve yoğun müşteri şikâyetleri ,tekel olmaları nedeniyle bizim asla bunlarla başedememiz yeterli gerekçe değil mi ?
O zaman niye bunlara da kayyum atanmıyor ?
Türk Telekom , Türkcell , Vodafone .. Bunlar da fahiş fiyat ve anlaşmalı fiyatları yukarı çekme yok değil mi. İnternet paketlerini kötüye kullanma, müşteri sorunlarını çözmeme, oldu bitti ile sürekli geçirme.. Tavukçulardan 10 kat daha kötü.
Introducing Language1!
Play Taboo against LLMs. Get ranked based on attempts, tokens and time. Prove you can explain concepts efficiently to AI models of different sizes.
Test yourself on today's daily challenge (for free) here: https://t.co/nR8ny6pi6a
Rahmi Koç hadisesi üzerine üç farklı lokasyonda intikam eylemi düzenlenmesi ve azmettirici olarak etnik bölücü bir çete liderinin ismi geçmesi...
Bu eylemler, "daha neler yaparız" mesajı veriyor. Bu bir meydan okuma...
Türk oğlu Türk. Hacı Bayram-ı Veli torunu. Soy ağacı belgelenmiş, 1352.
Rahmi Koç. 95 yaşında. Yakasında her zaman bir karanfil.
Türkiye'de toplanan verginin %8'i ondan.
2016'da oğlu Mustafa'yı kaybetti. 55 yaşında. Devlet hastanesine teşekkür mektubu yazdı. Bu kadar naif bir insan.
Çocukken Çankaya'da top oynarken Atatürk geçti, selamlaştılar. Hayatta onu görmüş son kuşak.
Kariyerine Otokoç'ta başladı. Dünden beri saldırılan.
Milletlerarası Ticaret Odası Başkanı. Dünya ticaretinin zirvesine oturan ilk ve tek Türk.
50.000+ öğrenciye karşılıksız burs. 18 okul. Eğitim, sağlık ve kültüre 2009 itibarıyla 600 milyon dolar.
Carnegie Hayırseverlik Madalyası. 6 ülkeden devlet nişanı.
Biz senden razıyız.
ben bı bok yapmadım . etım ne budum ne
#takeover5#idgyo aylıkta 630 hıssede sadece 5.
haftalıkta 7. halka arz hısselerı sayması
nerde mq #tera#pusula#atlasportfoy hisselerı
ben kım ıcraat kım. daha ne gostereyım olmayan beynını ziktigim serkan
#AGgrup
kardeşlerım uyardı
#AGgrup dengin olmayan spaceslere. dengımın kım oldugunu anlattım. dengım dolandırıcıar degıl
dengım #tera#pusula#atlasportfoy
ve bız #AGgrup onlar mı buyuk biz mi gorecegız HAZİRAN da.haftalık ve aylık asagıda
asagıda 25 sn kımse anlamadı
#takeover5
Ece Üner'den müthiş kapak:
"Atatürk'ün, kadınlara seçme ve seçilme hakkı getirmesi sayesinde belediye meclis üyesi olup ona hakaret edebilmek için cahil, vicdansız ve nankör olunması;
Bu kadar pişkin olmak için de bir yerlerden cesaret alması lazım"
Yazıklar olsun ya.!!!
Rusya’nın ücra bir köyünde, rayların vidalarını sökerken yakalanan bir köylü sorgu odasındaydı.
Müfettiş: "Binlerce insanın canına kastettiğinin farkında mısın?
Neden söküyorsun o vidaları?"
Köylü:"Sadece bir vida beyim...
Oltama ağırlık yapması için lazım.
Ben kimseye zarar vermem.
Hem tüm köy böyle yapar; bir vidayı sökeriz, birini bırakırız. Fizik dersinde öğrendik, yük dağılır, tren devrilmez."
Müfettiş:
"Delilik bu !
Muhtar görmüyor mu bunu?"
Köylü: "Görmez olur mu?
Karakolun ve kendi evinin kilitlerini bile bu vidalardan yaptırdı. Bedava sonuçta..."
Müfettiş: "Peki ya maaşınızı artırsak?
Vazgeçer misiniz bu hırsızlıktan?"
Köylü: "Mesele para değil beyim, mesele alışkanlık.
Adaleti ve ahlakı çocukken öğretmezseniz; büyüdüğümüzde cebimiz para görse de biz o vidaları sökmeye devam ederiz."
Müfettiş, bu cehaletten dehşete düşerek raporunu yazmak üzere başkente giden trene bindi.
Camdan dışarıyı izlerken kendi kendine mırıldandı:
"Bu sefalet bir gün felakete yol açacak..."
Tam o sırada ray kenarında elinde iki tane vida tutan küçük bir çocuk gördü. Çocuk gülümseyerek el sallıyordu.
Müfettiş dehşetle bağırdı:
"Treni durdurun.!"
Ama çok geçti. Kulakları sağır eden o metal çatırtısı duyuldu.
Çocuk ne fizik biliyordu ne de "bir söküp bir bırakma" kuralını. O sadece büyüklerinden gördüğünü yapmıştı; ama yan yana iki vidayı birden sökmüştü. Tren devrildi. Cehaletin ektiği tohum, adaletsizliğin suladığı toprakta dev bir felaket olarak biçilmişti.
Suç veya suçlu kim?
Asıl suçlu kim mi ?
Cehaleti normalleştiren toplum,
Çıkarı ahlakın önüne koyan düzen,
“Bir şey olmaz” kültürü,
Ve yanlışa sessiz kalan herkes.
Çünkü bazı toplumlar bir anda çökmez.
Önce vidaları gevşer.
Anton Çehov