Türkiye siyasetinde emeklilik olmadığından insanların onlarca yıl boyunca aynı koltuklarda oturduklarını, koltuksuz var olamadıklarını gözlemliyoruz.
Bu da bizi Kronos’un mitine getiriyor. Kronos’un hikayesi, muktedirlerin en eski ve en derin korkusunu anlatır. Bir gün kendi çocuklarından birinin de onu devireceğinden korkan Kronos vahşi bir ��ekilde bütün çocuklarını yer.
Ve Kronos’un hikayesi bugün de çarpıcı biçimde güncel. Ülkemizde de sembolik baba liderler şu anda büyük bir iştah ve acele ile sembolik çocuklarının başlarını yerken tüm ülkenin de başını yiyorlar. Peki bunu neden yapıyorlar? Bu kadar mı kötüler?
Hazır Babalar Gününü de yeni kutladık, iktidarı bırakamamak ve ülkemizdeki Kronoslar üzerine yazdım:
Evet ve artık dönüp dönüp ara sıra çıkarılan, durup durup söylenen yeteri kadar direnmiyor, o şarkıyı çaldı, direnişi söndürdü lafları da bitmeli. Niyeti de belli, söylemleri de açık, davranışları da tutarlı… Artık şunu görelim, daha çoğunu yapsa kan dökülecek, meşru sınırlar içinde her düzlemde direniyor. Yalnız bırakırsak bize yazıklar olsun. Yanındayız @eczozgurozel
Bakın mesele yanlış anlaşılmasın. Mevcut iktidar Türkiye’nin sorunlarını çözemiyor değil, ÇÖZMÜYOR.
Aşağıdaki paylaşıma ek olarak, iktidarın bu ülkenin en temel sorunlarını çözmemek için BİLEREK ve İSTEYEREK yapmadıklarının ''kısa'' bir listesi:
- Kışın milyonlarca vatandaşın karanlıkta evden çıkıp karanlıkta eve dönmesine sebep olan kalıcı yaz saati uygulamasını kaldırmak.
- Gıda denetimlerini artırarak vatandaşların içinde ne olduğu belirsiz ürünler tüketmesinin önüne geçmek.
- Tekelleşen ve vatandaşa diğer ülkelerdekinin çok üzerinde fiyatlandırmalar sunan GSM operatörlerini sıkı denetim altına almak.
- Okullarda çocukların ve öğretmenlerin can güvenliğini sağlamak yerine, her saldırıdan sonra yayın yasağı, erişim engeli ve “provokasyon” söylemiyle meseleyi bastırmaya çalışmamak.
- Cumhurbaşkanlığına bağlı VIP uçak filosuna her sene yeni uçaklar eklemek yerine ihtiyacımız olan yangın uçaklarını temin etmek.
- Çocuklara, diğer birçok ülkede olduğu gibi okullarda günde bir öğün ücretsiz yemek vererek yabancı yaşıtlarına kıyasla bilişsel ve fiziksel gelişimde geri kalmalarının önüne geçmek.
- Verilen mide bulandırıcı yemekleriyle, 6-7 kişinin kalmak zorunda kaldığı daracık odalarıyla, her yıl düşen asansörleriyle, ortak yaşam alanının dahi olmadığı rezil haldeki KYK yurtlarına el atıp yaşanabilir yurtlar inşa etmek.
- Toplumu derinden etkileyen her olayda suçu bilgisayar oyunlarında aramak yerine, 23 yılın sonunda içine sürüklendiğimiz sosyal çürümeyi kabul etmek.
- T.C. vatandaşlarının yanı başımızdaki Avrupa ülkelerinde seyahat özgürlüğü elde etmesi adına adımlar atmak.
- Günlük 133 TL gibi saçmalık derecesindeki öğrenci bursunu insani seviyelere çekmek.
- Çok basit düzenlemelerle farklı sosyo-ekonomik seviyedeki vatandaşlar arasında vergi adaletini sağlamak.
- Kadın cinayetlerini “münferit olay” diye geçiştirmemek ve İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmemek.
- Kamuda mülakatı kaldırarak torpilin önüne geçmek.
- Temu, Uber, PayPal, Apple Pay, Google Pay, Booking, Roblox, Airbnb, Wattpad, Starlink, Discord, Samsung Pay, Threads, Amazon Global gibi global platformları yasaklamak yerine dijital erişim özgürlüğünü güvence altına alan düzenlemeler yapmak.
- Kamu kurumlarında çalışıyor gözüken ama vatandaşı tersleyip hiçbir işe yaramayan bankamatik memurlarının iş akdine son vermek.
- 174 MİLYAR TL ile 8 bakanlığın ödeneğini geride bırakan Diyanet'in akıl almaz bütçesini mantıklı seviyelere çekmek.
- Her mahalleye ihtiyacının dışında onlarca cami inşa etmek yerine; hiçbir sosyal alanı bulunmayan, sınıflarında 30-40 öğrencinin bulunduğu, iç karartıcı devlet okullarını yenilemek, fiziki kapasitelerini artırmak.
- Gençlik festivallerini, konserleri, kültürel etkinlikleri yasaklamayarak zaten umutsuzluk içinde olan gençleri daha da karamsarlığa sürüklememek.
- Devlet okullarına TUVALET KAĞIDI ve SABUN temin etmek.
- Özel sektörde torpilin, adam kayırmanın önüne geçmek için caydırıcı cezalar getirmek.
- Her felakette aynı kaosu yaşamak ve ''KADER PLANI'' demek yerine bu felaketleri yaşamadan önce doğru kriz yönetim planları geliştirmek.
- ''Her yere üniversite açacağız, herkes üniversite mezunu olacak'' gibi salak saçma bir anlayış yerine, yeterli sayıda ama eğitim kalitesi yüksek, dünya ile yarışır üniversiteler hayata geçirmek.
- İktidara yönelik eleştirilerini dile getiren gençleri, muhalif siyasetçileri, hakkını arayan işçileri-emekçileri yaka paça gözaltına almak yerine, sokakta elini kolunu sallayarak dolaşan 32327812 sabıkalı gerçek suçluları hapse tıkmak.
- Kendi partisinin iki bin nüfuslu kıytırık ilçe teşkilatı başkanının dahi onlarca koruma ve mersoyla gezmesinin önüne geçerek kamuda tasarruf sağlamak.
- İmar aflarıyla şehirleri mezarlığa çevirmek yerine, riskli yapıları gerçekten denetlemek ve dönüştürmek.
- CB kararıyla eski iktidar vekillerini üniversitelere rektör olarak atamak yerine, üniversitelerin bağımsız yönetimlere sahip olmasını sağlayarak bu eğitim kurumlarını siyasileştirmemek.
- Halihazırda çarpık kentleşmenin pençesindeki şehirleri Hindistan’dan farksız hale getiren çirkin ve devasa tabelaları tek bir düzenlemeyle ortadan kaldırmak.
- Anayasa ile tüm vatandaşların ortak malı haline getirilmiş olan sahillerimizi mafyaya, rantçılara teslim etmeyerek üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde vatandaşın denizle arasına engel koymamak.
- Yeterli öğretmen ataması yaparak bir öğretmene 40 öğrenci düşmesinin önüne geçmek.
- Kendine muhalif siyasetçilere ağzına geleni söylemek ve kaybedeceğini anlayınca onları hapse atmak yerine devlet adamı olmanın ilk şartı olan ''siyasi etik'' bilmek.
- Tarımı bitirip çiftçiyi ithal ürüne mahkûm etmek yerine, üreticiyi destekleyerek gıda fiyatlarını kontrol altına almak.
- Kendi destekçilerine gül dağıtırken muhalif vatandaşları düşmanlaştırmamak ve böylece aynı topraklarda yaşayan insanları kutuplaştırmamak.
- Daracık sokakların, birbirinden alakasız çirkin binaların ve çarpık kentleşmenin hâkim olduğu şehirleri; geniş sokakları, sıkı yapı denetimi ve birbiriyle uyumlu yapıları olan düzenli şehirlere dönüştürmek.
- Koca bir ülkede yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek bir kişinin talimatına bağlamak yerine, yönetim mekanizmasının liyakat ve kurumsal akılla işlemesini sağlamak.
- Kamu ihalelerini yandaş ve sürekli aynı şirketlere dağıtmak yerine, şeffaf ve denetlenebilir ihale sistemi kurmak.
- Yargının siyasallaşmasının önüne geçerek bağımsızlığını sağlamak ve vatandaşın adalete duyduğu güveni yeniden tesis etmek.
- Kendi cenahında yetişen gençleri TÜGVA etkinliklerinde ağırlayıp “TEKNOFEST gençliği” olarak tanımlarken, kendisi gibi düşünmeyen gençleri düşman görmemek.
- Bu ülkede doğmuş, bu ülkede yetişmiş ve zaten birçok zorlukla mücadele etmek zorunda kalan sağlık çalışanları için “giderlerse gitsinler” dememek ve bu şekilde ortadoğulu sağlıkçı ithal etmek zorunda kalmamak.
- Bir skandal, ihmal ya da felaket yaşandığında hatayı başka yerlerde arayıp sorumluluktan kaçmak yerine, bir kez olsun adam gibi İSTİFA edebilmek.
@pgturkiye Ariel Hepsi1Arada Pods ürünü çamaşırlarda kalıntı bırakıyor. Daha önce de olmuştu fakat o zaman deterjan yüzünden olabileceğini düşünmemiştim, neden erimeyen ve çamaşırları rezil eden bir deterjan yaptınız?
Tarihin gördüğü en büyük Yobazsavarı, yaşayan din tüccarlarının kabusu, üç kuruşa gözünü kırpmadan vatanı satan yabancı sevdalılarının adını duyduklarında titrediği büyük önder MUSTAFA KEMAL ATATÜRK”ü soysuz alçakların anırmasına aldırış etmeden minnetle anıyoruz.
#10Kasim
ADAYIMI YANIMDA, SANDIĞI ÖNÜMDE İSTİYORUM!
https://t.co/gYYH1NY7BA yayında!
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na özgürlük için, erken seçim için: Şimdi imzanı at!
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
#Benimİmzam
Dün paylaştığım 2024 tarihli haber. Şimdi bu haberde geçen maden alanlarıyla dünden beri yanan yerleri haritada üstüste koyun bakalım ne çıkıyor 😡
Ben söyleyeyim mi? Madenlere verilen o bölgelerin hepsi ve çok daha fazlası yandı, halen de yanmakta. Direnecek köyler boşaltıldı.
Rejim, toplumu yolsuzluk operasyonlarına ikna etmek gibi bir derdinin kalmadığını ilan ediyor. Halka ‘Benim dışımda bir iktidarı seçemezsin. Esirimsin’ diyor. Halk ya bu baskıya boyun eğerek rejimin kölesi olacak, daha da yoksullaşacak ya da özgürlüğünü, haklarını, ülkesini savunacak.
Saat gece 3 olmuş. Koca şehrin birçok yerinde yangın var. Hiçbir şey yokmuş gibi siyasi programlar yapıyorsunuz. Tebrik ederim, bu şekilde devam edin siz. Ara sıra 5 dakika izmir’e bağlanırsınız sonra kaldığınız yerden devam. Ne zamandır bu kadar duyarsızız?
@cnnturk@Haberturk
AK Parti’den dev kampanya!
Araba fiyatına helikopter!
AK Parti dönemi İstanbul Büyükşehir Belediyesindeki kayıp helikopterin izini bulduk.
İBB’nin, 6 Aralık 2017 tarihinde, Bell 206 Jet Ranger marka helikopteri kelepir bir fiyata sattığını tespit ettik.
Helikopterin satış fiyatı: 510.000 TL+KDV
Güya ihalesi yapılmış helikopterin, bu satışında büyük bir gariplik var⬇️
Helikopter adeta araba fiyatına satılmış!
Pes!
Ülkenin dört bir yanı cayır cayır yanarken Türk Hava Kurumu’nun toplam 15 ton su taşıyabilen üç söndürme uçağı kullanılmıyor. Çünkü kayyumlar uçakları satışa çıkardı.
Uçakları kaldırın artık❗️
türkiye devleti diye bir şey kalmadı. 3-5 elit ve 85 milyon halk var. devletsiziz artık. yangında depremde eğitimde sokakta adliyede yapayalnız vatandaşlar topluluğuyuz.
İzmir’deki belediye başkanları, gönüllüler ayrı ayrı videolar çekerek yardım istemek zorundalar!
Kimi su tankeri çağrısı yayınlıyor, kimi yurttaşları uyarıyor, kimi gönüllü çağrısı yapıyor, kimiyse hava desteği diye adeta yalvarıyor artık!
ÇÜNKÜ BU ÜLKEDE BÖYLESİ BİR FELAKETTE ÇIKIP KRİZ YÖNETECEK, OTURDUĞU KOLTUĞA DONANIMIYLA, BİLEĞİNİN HAKKIYLA GELMİŞ TEK BİR İKTİDAR MENSUBU YOK!
Bölgedeki kamuya ya da özel şahıslara ait tüm gerekli araçlara, tankerlere el koyup bölgeye gönderecek yetkileri var, (depremde de vardı!) ama o yetkileri halk yararına kullanmayı canı isteyen bir irade yok!
Bir karikatür dergisini linç ettirmek için gece vakti ortalığı ayağa kaldıran sözde bakanlar, mesele bu memleketin gerçek bir felaketi olunca anca horul horul uyuyor!
Yok etmek için canla başla uğraştıkları Türk Hava Kurumu’nun yangın uçaklarını ya satıp ya çürümeye terk eden, sonra da aynı uçakları kiralamayı bile beceremeyen bir rejim, bu vatanın ciğerinin yanmasını da elbette bu kadar umursuyor!
#İzmirYanıyor
izmirdeki yangın için gördüğüm bütün yardım ve destek ilanlarını bu tweetin altına toplayacağım. rica ediyorum elinizden geldiğinde yayın asıl postları. ne kadar çok insan görürse o kadar iyi olur
görseldeki uçak cl-215 türkiye gibi ülkeler için en iyi yangın söndürme uçaklarından birisi, ne tozlu jetler, ne sepetli helikopterler bu işi göremiyor, thk envaneterinde vardı, bakımlarını yapan teknisyenleri uçuran pilotlarını da kayyum eliyle bitirdiler, uçakları da satışa çıkardılar