✍️ Murat Sabuncu yazdı:
🕊️ 2007’den 2026’ya, Yaşar Kemal’den Burhan Sönmez’e, barışa 'pênc-rê’ açmak: Ya gerçek demokrasi ya da hiç
📌 2007 yılı. Yaşar Kemal, ‘Türkün Türkten başka dostu vardır, Kürtlerdir’ diye başladığı konuşmasını ‘ya gerçek demokrasi ya da hiç’ diye bitiriyor. 2026 yılı. Bu kez Burhan Sönmez konuşuyor: Bir pencere çizdiğimizde, dört yanı vardır, çizgiler ilerler, birleşerek bir kafes yaratır ve bizi bir kafes gibi içine alır. Bu dört çizginin tam ortasına baktığımızdaysa, aslında beşinci yolu, Kürtlerin pênc-rê dediği imkanı görürüz. Orada yeni bir ufuk vardır bizim için. Bugün, kalın çizgilerle etrafımıza çizilen çerçevelerin içindeki bu ufuk, barıştır, barışa açılan yoldur
https://t.co/zJlIkRdRAf
@muratsabuncum
"Barışın yalnızca çatışmasızlık değil; özgürlük, demokrasi ve eşitlikle örülmesi gerektiğini yaşayarak öğrendik."
Konferansımıza gönderdiği görüntülü mesajda Uluslararası PEN Başkanı Burhan Sönmez, Kürt meselesinin demokratik çözümü ile Türkiye'nin demokratikleşmesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.
Sönmez, kalıcı barışın, Kürt meselesinin çözümünün ve Türkiye'nin demokratikleşmesinin önümüzde duran ortak görevler olduğunu ifade ederek, şu sözlerle konuşmasını tamamladı:
"Bugün kalın çizgilerle etrafımıza çizilen çerçevelerin içindeki ufuk barıştır. Barışa açılan yoldur. Bu yüzden barışta ısrar ediyoruz."
#CumhuriyetinDemokratikDönüşümü
#İkinciYüzyıldaOrtakGelecek
T24’de değerli basın emekçilerinin konuğu olarak gündeme ilişkin soruları yanıtlamaya, tutumumuzu ifade etmeye çalıştım. Karşı karşıya olduğumuz medya ambargosu koşullarında bu imkanı veren gazeteci dostlara teşekkür ediyorum.
Bu vesileyle, röportajda düşüncelerimi tam olarak aktaramamış olduğum bir kısmı da düzeltmek isterim.
Anadil konusundaki hassasiyeti kamuoyunca malum bir devrimci olarak şöyle başlayayım:
“Birîndar birîna xwe dizane.”
Belki sözümün maksadını yeterince anlatamamışımdır, bu nedenle varsa incinen Kürt emekçi kardeşlerime üzüntümü ifade etmek isterim. Ancak bu memlekette herkesin şahidi olduğu; birlikte yaşam, barış ve özgürlük mücadelesindeki ısrar ve kararlılığımızı uzun uzun anlatmayı da zul sayıyorum. O nedenle kastımı açmakla yetineceğim.
DEM Parti ile alakalı soruya verdiğim cevapta söylemek istediğim şudur: Kürt hareketi, önümüzdeki seçimlerde özel olarak kendi özgün siyasal perspektifini ve programını temsil eden bir aday çıkarma tercihinde bulunabilir. Bu az veya çok bir olasılıktır ve elbette meşrudur.
Bununla birlikte; pek çok başlıkta dayanışma içinde olduğumuz DEM Parti’den siyasal program ve hedefler yönüyle farklı bir konumda bulunan partimizin de gerekli gördüğünde kendi perspektifiyle daha uyumlu bir seçeneği araması veya yaratması da en az o kadar meşrudur.
Sözlerimin kastı bundan ibarettir.
Ülkemizin sorunlarına bütünlüklü yaklaşan, tüm yurttaşlarımızı kucaklayan ortak bir adayın inancının, etnik kökeninin veya anadilinin partimiz açısından en ufak bir önemi yoktur, olamaz.
Bu söyleşiyi vesile olarak görüp, Türk ve Kürt emekçilerinin mücadele birliğini bozmaya çalışanlara ise söyleyecek tek sözüm var:
Denizler’in “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi” dediği yerdeyiz, bir milim sapmayız.
ikinci yüzyılında cumhuriyetin demokratik dönüşümü konferansı yarın başlıyor. bakırköy cem karaca kültür merkezinde.
“Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” İstanbul’da toplanıyor https://t.co/d0VeE02DXY
📌Demokratik dönüşüm hepimiz için
▪️İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı’nın çağrıcılarına amaç ve beklentilerini sorduk
🎙️Nezahat Doğan
https://t.co/d6YW7vWBfX
Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden İbrahim Kaypakkaya ile Kürt hareketinin öncü kadrolarından Haki Karer ve Dörtler şahsında; özgürlük, eşitlik ve sosyalizm mücadelesinde yaşamını yitiren tüm devrim şehitlerini saygı ve minnetle anıyoruz.
Onların direnişi, halkların ortak geleceğine tutulan bir ışık; bıraktıkları miras ise yolumuzu aydınlatan iradedir.
Bu topraklarda barışın, adaletin ve özgürlüğün sesi yükseldikçe onların mücadeleleri yaşamaya devam edecektir. Anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.
‘Kemal Kurkut, Kürtlerin masumiyetiydi’
“Bizler için hayat bir şekilde sürüyor, Kemalsiz(!) ama annem orda, o günde, Newroz’da kaldı… Bu coğrafyada ölen herkes için acıyı hep hissediyorduk ama artık yas evimizdeydi. Bu bir yara ve her Newroz kanıyor….”
https://t.co/ZBqsXBX1ai
Bi yekîtiyê agirê Newrozê geş dibe
Bi yewbîyayîşî adirê Newroze gur beno
بە یەکڕیزی ئاگری نەورۆز گەشە دەکات
Özgürlük ve Demokrasi için Newroz ateşini harlıyoruz
#Newroz2026
16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi önünde kontrgerilla ve sivil faşistlerce gerçekleştirilen bombalı saldırıda 7 öğrenci hayatını kaybetti, 41 öğrenci yaralandı. Yıllarca süren hukuk mücadelelerine rağmen dava dosyası kapatıldı, bu katliam da benzerleri gibi karanlıkta bırakıldı.
16 Mart Beyazıt Katliamında yitirdiğimiz gençleri saygıyla anıyor; Türkiye’nin karanlık sayfalarının aydınlatılması için demokratik mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
Yaşamını yitiren PYD Eşbaşkanlık Konseyi Üyesi Salih Müslim'i son yolculuğuna uğurladık.
Oxir be Bavê Welat. Têkoşîn û şoreşgeriya te dê her tim rêbertiya me bike.